Yeni Kosova Hükümeti ve Gündemin Meydan Okumaları*

0
99

Matematik ve Kimya ya da Şimdi, Evveliyat ve İstikbal

Esin Muzbeg

Şimdi

Kosova Parlamentosu, Kosova’nın Geleceği için İttifak partisi Genel Başkanı Ramush Haradinaj başkanlığındaki yeni koalisyon hükümetine  9 Eylül 2017 tarihinde güvenoyu verdi. Ramush Haradinaj seçim öncesi oluşturulan ve kısa adı PAN olan büyük koalisyonun (PAN, Kosova Demokratik Partisi – PDK, Kosova’nın Geleceği için İttifak AAK ve NISMA’nın yanı sıra şu küçük partilerden oluşmakta: Partia e Drejtësisë, Lëvizja për Bashkim, Partia Shqiptare Demokristiane e Kosovës, Partia Konservatore e Kosovës, Alternativa Demokratike e Kosovës, Republikanët e Kosovës, Partia e Ballit, Partia Socialdemokrate, Balli Kombëtar i Kosovës) ortanca partisiydi. 12 siyasi partiden oluşan bu büyük koalisyon, seçimlerde % 33.74 oy alabilmiş, hükümeti kurabilmek için ilave destek kuvvetlerine ihtiyaç duymuştu.

Karşı taraf da bu kadar büyük olmasa bile seçime bir ön koalisyonla girmişti. Kısa adı LAA olan bu küçük koalisyonda Kosova Demokratik Birliği LDK, Yeni Kosova İttifakı AKR ve Alternativa vardı (Yeni bir parti olan Alternativa muhtemelen seçim prosedürleri gereği, resmi olarak oy pusulalarında yer alamadı ama seçim programlarında bu koalisyonun bir parçası olarak faaliyet gösterdi). Bu koalisyon da toplamda %25,53 oranında oy alabildi.

Seçime tek başına giren Vetevendosje Hareketi ise %27.49’luk bir oy oranıyla hesapları alt üst etti.

120’lik parlamentoda dağılım şu şekile oluştu: Büyük koalisyon olan PAN 39, Vëtëvendosje Hareketi 32, küçük koalisyon olan LAA 29 milletvekili çıkardı. Diğer 20 milletvekili ise etnik topluluk partilerine  ait tam 10 parti arasında paylaşıldı. (Bunların arasında da koalisyon olan var ama zaten seçimden bağımsız olarak da bir koalisyon olarak teşekkül oldukları için bu bağlamda dikkate almıyoruz.)

Üç büyük partinin veya koalisyonun (PAN, Vëtëvendosje, LAA,)Başbakan adayı vardı. Başbakan adaylarının da şartları vardı. Bu şartlar özetle “İlla ki ben olurum” ilkesinde toplanmıştı. Seçim sonuçlarının açıklandığı tarihten, 9 Eylül 2017 tarihine kadar bu ilkenin değişmezliği ilkesi üzerine anlaşan 3 büyük, birbiriyle bir koalisyona girip hükümeti kurmayacaklarını beyan etmişlerdi.  Üç büyük tarafından etnik topluluk partilerine ‘çantada keklik’ gözüyle bakılmasına rağmen, matematik taviz vermiyordu. Matematiği ne kadar zorlarsan zorla, 39 + 20 hiçbir şekilde 61 etmiyordu. Çatlaklar yok muydu? Vardı! Ama iki taraf da çatlayacaktı. Hal böyle olunca tek çare yarma operasyonuydu. Matematikle iş tutmayınca bu sefer kimya devreye girdi. Hatırlayacağımız üzere zayıf halkadaki bir elektron kopup, öbür elementin yörüngesine girer. Bunun için vatansever bir fedakar elektrona ihtiyaç vardı. Bu elektronu çok fazla aramaya gerek kalmadan AKR lideri Behgjet Pacolli, kurumsal krizin yaşanmasına izin veremem babında açıklamalarda bulundu. Kendi partisinde de çatlaklar oluştu ama netice itibariyle AKR, LAA koalisyonundan koparak PAN tarafında geçti ve 9 Eylül 2017 tarihinde Kosova’nın en geniş koalisyonlu hükümeti 120’lik parlamentonun 61’lik desteğini aldı. Şu anda matematik ve kimyanın çözüm ürettiği Kosova hükümeti tam 23 siyasi partinin içinde olduğu büyük bir koalisyondan oluşuyor. O yüzden işler bu ülkede biraz ağır gidiyor deyip haksız eleştirilerde bulunmamak lazım. Bu büyük koalisyonun kendini yönetmesi bile başlı başına bir başarıdır.

Şimdiyi anlatan bu uzun girişten sonra kısaca evveliyata ve istikbale bakmak isterim.

Evveliyat

8 Haziran 2014’te düzenlenen erken seçimlerden sonra, 11 Haziran 2017’de  bir kez daha erken seçime gidildi. Kosova Merkez Seçim Komisyonu, 2014 yılı nihai seçim sonuçlarını 4 Temmuz 2014’te açıklamış, seçmen iradesi, hiçbir siyasi partinin kolayca bir hükümet kurmasına imkân tanımamıştı. Yaklaşık 9 ay süren siyasi bir tıkanıklık döneminin ardından, uluslararası toplumun da yoğun telkinleri sonucu, Kosova’da siyasi yelpazede iki ana akım siyasi oluşumu teşkil eden Kosova Demokratik Birliği (LDK) ve Kosova Demokratik Partisi (PDK) koalisyona zorlanmış böylece geniş tabanlı ve ‘güçlü’ bir koalisyon oluşmuştu.

Ancak bu güçlü koalisyon görev süresini tamamlayamadan, gensoru önergesiyle hükümetin düşmesi sonucu erken seçime girme zorunda kaldı. Kosova’nın Geleceği için İttifak’ın inisiyatifiyle Başbakan İsa Mustafa hükümetine verilen gensoru önergesi, hükümetin diğer ortağı PDK tarafından da desteklenince, 10 Mayın 2017 tarihli Parlamento oturumunda kabul edildi ve hükümet düştü.

Akabinde Cumhurbaşkanı Hashim Thaqi, Anayasal yetkilerine dayanarak 11 Haziran 2017 tarihinde erken parlamenter seçimlerini ilan etti. Kosova’daki siyasi partiler hızlı dönüşen bir siyasi manevrayla kendilerini sadece 10 günlük seçim kampanyası hazırlığıyla seçmenin önünde buldu.

Geçen seçim tecrübesini ve meydana gelen siyasi tıkanmaları dikkate alan siyasi partiler bu yıl seçim öncesi koalisyonlara girmeyi tercih etti.  Böylece Kosova genel siyasetinde 3 ana blok oluştu. Birinci grubu, Kosova Demokratik Partisi (PDK), Kosova’nın Geleceği için İttifak (AAK) ve NISMA Partisi (PDK-AAK-NISMA) oluşturdu. Medyada bu grup ‘savaşçılar’  olarak anıldı. İkinci grubu Kosova Demokratik Birliği (LDK), Yeni Kosova İttifakı (AKR) ve Alternativa Partisi (LDK-AKR-Alternativa) kurdu; ki bunlar da medya tarafından ‘barışçılar’ grubu olarak adlandırıldı. Sistemi eleştiren ve diğerlerine göre daha marjinal bir söylem geliştiren Vëtëvendosje Hareketi ise seçime tek başına girdi. Bu üç ana bloğun dışında neredeyse hiç Arnavut partisi kalmadı. Azınlıklar ise kendi iç rekabetleri ve siyasi alanları içinde ya tek başına veya koalisyonlar halinde seçime girdi.

Seçim öncesi kurulan ön koalisyonların yanı sıra bu seçimde ilk defa siyasi oluşumlar başbakan adaylarını da açıkladı. PDK-AAK-NISMA koalisyonu Başbakan adayı olarak AAK lideri Ramush Haradinaj’ı öne sürdü. LDK Genel Başkanı ve sabık Başbakan İsa Mustafa, gelen tepkiler sonucu bu seçimde geri durdu ve kendi hükümetinin Maliye Bakanı Avdullah Hoti’yi Başbakan adayı olarak açıkladı. Bu açıklamaların ardından Vëtëvendosje Hareketi de Başbakan adayı olarak Albin Kurti’yi gösterdi. Böylece Kosova’da ilk defa Genel Başkanlar geride durup siyasi parti içinde diğerlerini aday gösterdi. (Albin Kurti Genel Başkan olmamasına rağmen, Hareketin lideri olarak bir istisnayı teşkil ediyor.)

Diğer taraftan ana akım siyasetin dışında etnik topluluk partileri kaldı. Etnik topluluklar da kendi seçmeni ve Anayasa ile tanınmış olan pozitif ayrıcalıkları kendi aralarında bölüşme veya kapma yarışına girdi. Bu ortamda Arnavut siyasi partileri ile bir koalisyon, söylem birliği veya faaliyet birliği gerçekleşmedi. Arnavut siyasi partileri tarafından kurulan ön koalisyonların dışında ise çok az Arnavut partisi kaldı.

11 Haziran 2017 tarihli seçim sonuçları  yine bir siyasi tıkanma tablosu ortaya koydu. Çünkü ne savaşçılar grubu olarak anılan ve kısa adı PAN (PDK-AAK-NISMA) koalisyonu ne de kısa adı LAA (LDK-AKR-A) koalisyonu hükümeti kurmak için yeterli çoğunluğu elde edebildi. Vetevendosje Hareketi ise oylarını ciddi bir biçimde artırarak koalisyonlardan arındırılmış oylara bakıldığı zaman birinci sırada yer aldı. Göreli kısa süren bir siyasi tıkanmanın ardından LAA koalisyonundan Yeni Kosova İttifakı (AKR) koparak PAN kanadına geçti ve yeni hükümet 9 Eylül 2017’te AAK lideri Ramush Haradinaj başkanlığında kuruldu. Söz konusu hükümete etnik topluluk vekilleri de destek vererek koalisyonun bir parçası oldu.

sinir cizimi

İstikbal

Yeni hükümetin ilk günleri icracı olacağına dair mesajlar vererek mesaiye başladı. Başbakan, sabah saat 08.00’de olduğu gibi akşam saat 22.00’de de  toplantılar düzenledi, ziyaretler gerçekleştirdi. Ama geleceğe ilişkin bir adım atamadan ve proje üretemeden önce geçmiş dönemlerden kalan meseleler meydan okuyor. Gelecekte çözüme kavuşması gereken önemli bazı konular şöyle:

Karadağ ile sınır belirleme meselesi: Hükümetin düşmesine de sebep olan ve parlamentonun bloke edilmesine sahne olan konulardan biri Kosova ile Karadağ arasında imzalanan sınır belirleme anlaşması… Uzman ekiplerce yapılan incelemeler sonucu Kosova ile Karadağ arasında belirlenen sınır hattı Kosova’nın yaklaşık 8 bin hektarlık bir alan kaybetmesine neden olacağı iddia edildi.  İki hükümet bu anlaşmayı imzaladıktan sonra onaylanmak üzere parlamentolarına sundu.  Ancak Kosova’daki muhalif partiler, söz konusu anlaşmayı hatalı ve iktidarın toprak bağışı olarak gördü.  Muhalefetin yoğun bir direnişi sonucu Kosova Parlamentosundan söz konusu anlaşma geçemedi. Başbakan Ramush Haraninaj, kendi bölgesini doğrudan ilgilendiren bu konuda sert tavırlar sergilemişti. İcranın başına gelir gelmez ilk işi bu çalışma komisyonunu lağvetmek oldu. Atadığı yeni komisyon hataları ve noksanları telafi edecek amma uluslararası zeminde imzalanmış bir anlaşma yeniden müzakereye açılır mı bilinmez.  Avrupa Birliği’nin, Kosova için vize serbestliği konusunda,ön koşullardan biri olarak Karadağ ile söz konusu anlaşmanın kabulünü öne sürmesi ise işin cabası…

Vize serbestliği meselesi ve göç dalgaları: Vize serbestliği konusu Kosova’da uzun zamandır gündemde. Sınır anlaşması buna ilave bir şart olarak eklendi.  Avrupa Birliği’nin teknik kriterlerin yanı sıra Karadağ ile sınır hattının belirlenmesi hususunu da  öne sürmesi  konuyu daha karmaşık hale getirdi. Düşünen akıllar için “ne alaka” dedirtti; düşünmeyen akıllar ise bu meseleyi nasıl çözeriz konusunda  odaklandı. Öte yandan vize meselesi yeni bir göç dalgasının provasını yaptırdı.  Siyasi krizlerin yaşandığı dönemlerde Kosova halkının ülkeyi terk etme  isteği kabarıyor. 2014 seçimlerinin ardından hükümetin yaklaşık 9 ay boyunca kurulamamasını müteakip Avrupa’ya yoğun bir kaçak göç dalgası meydana gelmişti. Bu göç dalgası bu hükümetin kurulma arifesinde yeniden tetiklenebilir mi diye denendi. Vize serbestliğinin öngörülemez  oluşuyla  göç dalgası arasında bir korelasyon ilişkisi var.  Vize süreci çıkmaza girince, halk kaçağa sürüyor.

guvenoyu

Priştine ile Belgrat müzakereleri ve Sırp Birliği Meselesi: Avrupa Birliğinin aracılık desteği ile Priştine ile Belgrat arasında ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda müzakereler devam ediyor; edecek.  Kosova tarafı, özellikle muhalefet bu müzakerelere iki sebepten dolayı karşı çıkmakta…  Vetevendosje gibi daha marjinal kanatta duran siyasi yorumlara göre müzakerelerin iki egemen ülke arasında yapılması gerekir. Sırbistan Kosova’yı tanımadığı sürece müzakereler eşit iki egemen ülke arasında yapılamaz. İkinci karşı çıkış ise müzakerelerde özellikle Kosova tarafı lehinde olan anlaşmaların uygulanmadığı veya tam uygulanamadığı yönünde. Genel olarak müzakereler konusunun yanı sıra, gene bu müzakerelerden çıkan Kosova’da Sırp Birliğinin kurulmasına ilişkin karar oldukça tartışmalı. Sırp Birliğinin statüsünün ne olacağı ve hangi yetkilere sahip olacağı konusu muğlaklığını koruyor.

Kosova Savunma Birliklerinin Orduya Dönüşme Meselesi: Bir önceki seçim öncesi (2014 yılında) dönemin Başbakanı Hashim Thaqi, Kosova Savunma Birliklerinin, orduya dönüştürülmesi konusunda bir yasa tasarısını gündeme taşımıştı. Ancak parlamentoda ele alınamadan hükümet düştü. Geçen dönemde tekrar zikredilmesine rağmen, bu konuyu ele alabilecek siyasi bir ortam yakalanamadı. Sırp vekiller ne pahasına olursa olsun, söz konusu yasanın Kosova Parlamentosundan geçişine izin vermeyeceklerini ifade ediyor. Dolayısıyla Kosova’nın gündeminde olan en ağır meselelerden biri bu olacak.

Özel Mahkemeler Meselesi: AvrupaKonseyi Parlamenterler Meclisi 7 Ocak 2011 tarihinde  raportör Dick Marty tarafından sunulan ve UÇK’nin işlediği itham edilen savaş suçlarını kapsayan bir raporu kabul etti. Rapordaki ithamlar arasında UÇK savaşçılarının sivil halka karşı işlediği savaş suçlarının yanı sıra, bazı UÇK komutanlarının insan ve organ kaçakçılığı olaylarına da karıştığını iddia etmekteydi. Raporun yayınlanmasından sonra takip eden bir dizi süreç neticesinde UÇK’nın işlediği itham edilen savaş suçlarını sorgulamak üzere özel yetkili bir mahkemenin Hollanda’da kurulması ile neticelendi. Söz konusu Mahkemenin ilk soruşturma dosyalarınınAralık ayına yetişeceği iddiaları basında yer aldı bile…

***

Hükümet geleceğe odaklanmadan önce geçmişten devraldığı sorunlarla uğraşmaya başlarsa (ki başka seçeneği yok) gelecek için umut edici bir şeyler üretme ihtimali iyice azalacak. Geleceği inşa etmek, geçmişin paradokslarını çözmekle mümkün değil. Herkes batan gemiyi kurtarmaya odaklanmışken, dalgalara meydan okuyan gemiyi kaçırma ihtimalini dikkate almıyor. 23 partiden oluşan bir koalisyonla, ‘hatırı sayılır’ kişilere koltuk açmak için bakanlık sayısı 21’e çıkarılan hükümetle, başbakanın 5 yardımcısı olsa bile  ilerleme kaydetmesi  zor olacağa benziyor.

 

* Bu yazı ilk defa 1 Ekim 2017 tarihinde Yeni Balkan’da yayınlanmıştır. http://www.yenibalkan.com

Son Yazılar bengi (Tüm yazılar)

LEAVE A REPLY