Prizren’de Sinema

0
677

Prizren; küçük, şirin, birkaç yüz adım mesafede istediğiniz her yere ulaşabileceğiniz, Kosova’nın farklı kültürlerinin yaşadığı şehri. Şüphesiz sinema bu sanat yelpazesinin önemli kısmını oluşturuyor.

Lumbardhi sineması Prizren şehrinin ilk ve en köklü sineması. 1999 yılında Kosova’da savaş döneminde yaşanan zorluklar sebebiyle sinema kapanıyor. Gişe rekorları kıran en yeni filmlerin büyük talep görerek gösterime girdiği, bilet bulmak için kapısında kuyruk oluşan bir sinemanın kapanması Prizren’nin kültür yapıtaşlarından birinin çatlamasına neden oldu. Dolayısıyla, bu imkan yoksunluğu sebebiyle sinema perdesiyle tanışamayan ve bu kültürden uzak kalan bir nesil oluşmaya başladı. Süreç içerisinde sinemaya olan ilginin tekrardan kıvılcımlaşması adına küçük çaplı sinema haftası projeleri düzenlendi, ancak devamlı film gösterimi yapılan “Dokukino” sinema salonunun açılışı zaman adı.

Prizren’de sinema kültürü adına büyük başarılara imza atan, her yıl heyecanla beklenen, farklı ülkelerden binlerce sinema ve sanatseverin buluştuğu  “Uluslararası Kısa Film ve Belgesel Festivali”nin (DOKUFEST) kurucuları tarafından yönetilen Dokukino sinema salonu sinemaseverlere kapılarını açtı. Filmler haftalık programla belirli saat dilimlerinde Arnavutça altyazıyla gösterime giriyor. Geçtiğimiz yıl ilk defa T.C. Prizren Başkonsolosluğu ve KDTP Gençlik Kolları’nın ortak projesiyle INFERNO adlı film Türkçe altyazıyla gösterime girdi ve gösterime olan büyük ilgi bu tür projelerin Prizren’de sinema kültürünün çoğalması ve devam etmesi adına büyük önem taşıdığının göstergesi oldu.

Lumbardhi Sineması’nın kapanmasıyla çatlayan kültür yapıtaşının onarılması sadece sinema salonunun açılmasıyla olmayacaktır elbette, sinemaya geçmiş dönemlerde olan ilginin devam etmesi, genç nesillere aşılanması ve bunun sürekliliğini sağlamak en önemli faktör.

Zorlu bir süreçten geçen Lumbardhi Sineması verdikleri zorunlu aradan sonra kapılarını tekrardan sanatseverlere açtı. Yaşanan süreci ve gelişmeleri Lumbardhi Vakfı Direktörü Ares Shporta dergimize verdiği kısa bir röportajla değerlendirdi.

  • Lumbardhi Vakfı olarak zorlu bir süreçten geçtiniz. Bu süreci bizlere de anlatabilir misiniz?

Lumbardhi Vakfı 2015 Nisan’ında Lumbardhi Sinemasını Koruma İnisiyatifinin devamını getirme amacı ile kurulan tüzel bir kişilik olarak, binayı işlevlendirmeye kalkıştığı anda mülkiyet problemlerinden, sinema binasının yapısına, elektrik ve su kesintisine kadar bazı temel sıkıntıları miras olarak aldı ve esasında zorlu bir durumda buldu kendini.Sinemanın son 20 yıldaki durumu ile hoşnut olmayan ve bina ile ilişkisini yitirmiş insanlar, maddi çıkarı kamusal çıkar üzerinde gören siyasiler, politik ve finansal altyapısı zayıf bir kültürel ekoloji ile birlikte kurumsal dönüşüm ve yeniden yapılanmadaki deneyimsizlik ve farklı zorluklar göz önünde buluncunca, sancılı bir süreç için ideal şartlar zaten baştan mevcuttu. Tüm pratik zorluklar bir yana, bir kültürel ve toplumsal mirası devralırken, bugünün şartlarına yanıt vermek, mekansal ihtiyaçları karşılamak ve bugün ile yarınları düşünüp tartışacak bir platform olabilecek bir kurum oluşturmak istiyorduk, fakat bundan 2-3 yıl önce tam da ne istediğimizi bildiğimizi söyleyemem. Anahtarları hemen almıştık, ama bina ve kurumun geleceğini düşünmek için bir taraftan programsal olarak denemeler yapmak gerekiyordu, diğer yandan komşulardan eski çalışanlara, kurumlara, sanatçılara ve farklı kişilere danışıp fikirler üretmek ve onları gerçekleştirmeye çalışmak da önemliydi. Farklı modelleri takip edip onların Prizren ve Kosova çerçevesinde nasıl işleyebileceğini düşünüyorduk ve uzun soluklu bir deneme-yanılma sürecinden geçtik, yavaş yavaş da altyapıyı düzeltmeye başladık. Şimdilerde tüm bu süreci birinci etap başlığı altında kapatıp, bu süreçten çıkarttığımız dersleri ve araştırmaları toplayıp, gelecek yıllarının stratejik planlamasını yapmaktayız. Bu kültür kurumunun ne gibi bir misyona sahip olması gerektiği, aldığımız mirası nasıl koruyup sürdüreceğimizi, şehir ile etkileşimi nasıl kurgulayacağımıza, başka kurumlar ile nasıl çalışacağımıza, geçmişten neleri alıp nasıl bir gelecek için çalışacağımız gibi birçok konuya farklı açılardan bakıp, ciddi kafa yorduk.  Önümüzdeki haftalarda pratik olarak binanın tam kapasite faaliyete geçmesi, yasal sorunları aşması, program ve kullanımının planlanması ve bağımsız bir kültürel ve toplumsal kurum olarak sürdürülebilir bir gelecek kurgulayıp, 2018 itibari ile daha güçlü bir yapı ile nasıl faaliyet göstereceğini planlayıp gerekli hazırlıkları yapacağız.

  • Bu süreçte kimlerden destek aldınız? Prizren halkının bu olaylara tepkisi neydi?

Destek farklı yerlerden ve farklı şekillerden geldi. Koruma inisiyatifinden özellikle DokuFest ve EC Ma Ndryshe kurulum aşamalarında önemli katkılarda bulundular. Prizren’den ve Kosova’dan farklı sanatçı, müzisyen, akademisyen ve sivil toplum üyeleri destek verirken, maddi olarak da ilk yardımlardan biri Türkiye’de ki Arzum firmasından geldi. İlerleyen etaplarda Sivil Toplum Vakfı, Açık Toplum Vakfi, Prens Klaus Vakfi, CHwB Kosova, farklı yerel ve yabancı firmalar maddi desteklerde bulundular, KosovaIdeas platformundaki bir “crowdfunding” kampanyası ile 89 farklı birey ve kurum desteklerde bulundu. Yine Türkiye’den özellikle SALT, IKSV ve öğrencisi olduğum Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi Programı ciddi desteklerde bulundular. Tüm bu süreçte Prizren’de Lumbardhi’yi seven ve orası ile özel ilişkisi bulunan birçok insan vardı ve bu sürecin farklı kısımlarında bize destekleri oldu, ama tabi bina ve sahip olduğu mirasa karşı olan fikir ve tepkiler birbirinden farklıydı.

  • Prizren Sivil Toplum Kuruluşları’nın ilk defa bu kadar ısrarlı davranıp mücadele ettiği bir direniş oldu ve Lumbardhi Vakfı Ulusal Kültürel Miras listesinde yer aldı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadece Prizren değil, tüm Kosova çapında 58 STK toplandı ve gerçekten gözümüze her geçen gün daha değerli görünen bir çabanın sonucu olarak belki de ilk defa bir özelleştirme süreci durduruldu. Bu noktada özellikle DokuFest ekibinin ve EC Ma Ndryshe’den Hajrulla Ceku’nun olağanüstü bir çabası ve emeği var. Tüm zorluklara rağmen, oluşan ‘momentum’u zekice değerlendiren bu grup, hummalı çalışma sonrası yıkım ve özelleştirmeyi kafasına koymuş kurumları argüman ve kamusal tartışma ile kararından vazgeçirerek, öncu olabilmeyi ve akabinde diğer hareketlere örnek olmayı başarmıştır. Bu ayrıca, ilk kez kültürel miras tanımının toplum ve topluluktan geldiği bir vaka olup, Kosova kurumlarının miras olarak görmediği Yugoslavya döneminde ortaya çıkmış önemli kamusal bina ve kurumlarının toplumsal hafıza ve şehrin kimliğini oluşturmaya verdikleri katkıyı tanımalarına vesile olmuştur.

  • Lumbardhi’nin kapılarını tekrardan faaliyete açmasıyla birlikte çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Öncellik verdiğiniz kültür faaliyetleri veya mevcut tüzüğünüze göre uzak durduğunuz etkinlikler var mı ve nasıl bir yol izliyorsunuz?

Şimdiye kadarki programlama ve davet ettiğimiz etkinliklerin ana amacı binayı tekrardan kamusal bir alan olarak tanıtıp, Lumbardhi’nin ileride olabileceği kurumu test etmekti. Diğer taraftan, bu denemeler farklı programların mekanda nasıl işlediğini ve ilerideki müdahaleleri planlarken neleri göz önünde bulundurmamız gerektiğini bize gösterdi. Mekanda yapılan etkinlikleri genel olarak 3 grupa ayırabiliriz: vakfın düzenlediği ve film, konuşma, çalıştay, müzik ve farklı kamu programlarından oluşan etkinlikler; farklı toplulukların ve grupların bizimle ortaklaşa ya da bizim desteğimiz ile gerçekleştirdiği misafir programlar ve bizden tamamen bağımsız olarak gelişen ve basit bir kira karşılığında mekanı kullanan 3. kişilerin etkinlikleri. Mekansal olarak çok-amaçlı kullanımı mümkün kılmak istiyoruz, kurumsal olarak ise belli ilgi ve çizgilerimiz var ya da şu aşamada oluşmakta, fakat konu kullanımsa, şu anda bir tek siyasi parti etkinliklerine ve dini etkinliklere kapalıyız. 

  • İlk önce bir çatı onarımı vardı, ardından kapalı salonun tadilatı yapıldı ve bu yaz açılışı gerçekleşti. Tüm bunların gerçekleşmesinde resmi kurumların desteği oldu mu?

Şimdiye kadarki çalışmalara desteği bulunan ana kurumlar Prens Klaus Vakfi (cati), Cultural Heritage Without Borders (cati ve salon), idari bölge ve basit tesisleşme de Arzum sponsorluğu ve Lumbardhi Vakfı’nin özkaynakları ile gerçekleşti. Kamu kuruluşları maalesef desteklemeye sıcak bakmayıp, Kültür Bakanlığı imzaladığımız protokole rağmen bizden desteğini esirgemiştir.

  • Sinemayla tek randevu yeri olan Lumbardhi’de şimdi özel seanslarla film gösterimleri yapılıyor, devamlılığı sağlamak adına neler yapılmalı? Yeteri kadar ilgi var mı?

Filmi sinemada izleme alışkanlığının kaybedildiği bir şehir ve dönemde, film gösterimlerine büyük bir ilgi sağlamak gerçekten zor oluyor. Prizren’de sürekli film gösterimi yapan DokuKino sineması varken, bizim gösterimlerimiz distribütorlerden bağımsız, kendi tasarlayıp film haklarını alabildiğimiz programlardan oluşuyor. Temelde ufak ama nitelikli bir filmsever grubu var ve onların ilgisi oluyor film programlarına, ama bir kamu oluşturmak için çok ciddi çalışmalar yapıp, uzun soluklu bir sürekliliğin olması, gösterimden öte, etrafında farklı programların olması, fiziksel olarak gelmek istedikleri ve şartların yerinde olduğu bir mekan sunmak ve buraya gelmeyi alışkanlığa çevirmek gerekiyor, ki bu tahmin edebileceğiniz gibi uzun bir süreç. 

  • Prizren’le bütünleşmiş olan ve önemli konukların ağırlandığı “Uluslararası Kısa Film ve Belgesel Festivali Dokufest”in açılışları Lumardhi’nin açık hava bölümünde yapılıyor. Bu sene de T.C. Prizren Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen “Prizren Türk Film Festivali”nin açılışı gerçekleşti. Lumbardhi sineması festival açılışlarının vazgeçilmezi. Bu konu hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Tabii, Lumbardhi çok değerli bir konuma ve geçmişe sahip, bu yüzden çoğu festival de bu mekanın içinde gerçekleşiyor. Bahsi gecen iki önemli festival haricinde, Prizren Rock Fest, Zambaku i Prizrenit, Fluturat ve bunun gibi başka geleneksel festivaller de bu mekanda gercekleşip, Lumbardhi’nin her geçen gün daha fazla kişinin  geldiği kamusal bir alan olmasına katkı sağlıyor ve bu durumdan dolayı sevinçliyiz. Sırf son 4 ayda filmden tiyatroya, konuşma ve konferanslara, müzik konserlerine, provalara kadar 70’in üzerinde etkinlik mekanımızda gerçekleşmiş olup, yeni partnerlikler kurduk ve bu durumu da bir takım şeylerin hali hazırda iyi yolda gittiğinin bir göstergesi olarak okuyoruz. 

  • Değerli vaktiniz için teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son Yazılar bengi (Tüm yazılar)

LEAVE A REPLY