Kosova Ekonomisinin 10 Yıllık Görünümü

0
164

Sezer Hoti

17 Şubat 2008 tarihinde Kosova bağımsızlığını ilan etti. Bağımsızlığının ilanından günümüze kadar geçen sürede Kosova ekonomisi küresel ekonomik krizlerin yansıması dışında çok büyük bir ekonomik kriz ile karşı karşıya kalmadı. Ülkenin ciddi dışa bağımlılığı ve yurtdışından gelen havaleler ve hibelerle ekonomik dengeyi sağlamış olması nedeniyle içten bir krize sürüklenmesi pek olası değil. Ancak zaten sürekli bir ekonomik krizin olduğunu ileri süren yaklaşımlar olduğu gibi Kosova’nın küçük dahi olsa  istikrarlı bir ekonomiye sahip olduğunu söyleyen iktisatçılar var.  Her ikisinin de haklı tarafları olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü ekonomik kriz en başta lüks tüketimde hissedilir ve aşağıya doğru yayılır. Eğer bir ülkenin dörtte biri açlık sınırında, yarısı da fakirlik sınırında yaşıyor ise krizin daha dibe vurma ihtimali pek yoktur. Öte yandan para biriminin Avro olması ve makroekonomik dengelerin uluslararası faktörlerce yönlendirilmesi bu istikrarın da bir kaynağını teşkil etmektedir. Bu analizde, ekonomik istikrar ve kriz ilişkisinin yorumlanmasından çok nesnel veriler üzerinden Kosova ekonomisinin 10 yıllık görünümünü ortaya koymaya çalışacağız.

Kosova ekonomisi, her ne kadar olumlu göstergelere sahip olsa da halen arzu edilen büyüme hızını yakalayamamıştır. Kosova’nın daha çok ticarete dolayısıyla da ithalata dayalı bir ekonomiye sahip olması ekonomik büyümede ciddi açmazlardan birini teşkil etmektedir.

Milli Gelir – Ekonomik Büyüme

Veriler ve istatistikler mevcut bir durumu istediğiniz şekilde yorumlamak ve manipüle etmek için inanılmaz fırsatlar verir. Ama nesnel ve kapsamlı bir analiz bu verilerin doğru bir şekilde yorumlanmasını da gerektirir. Kosova ekonomisi, bağımsızlığının 10. Yıldönümünde iki kat artmıştır. Konuya 2008 yılından bakarsak Kosova ekonomisi kümülatif toplamda %100 büyümüştür; konuya 2018’den bakarsak Kosova ekonomisi %50 büyümüştür. Bunu analiz edersek ise farklı sonuçlara ulaşırız. Kosova ekonomisi yılda yaklaşık olarak %3,5 – 4 seviyelerinde bir büyüme kaydetmektedir. Tam olarak söylersek 10 yıllık ekonomik büyümenin ortalaması %3,58’dir. Bu büyüme oranı Kosova’nın makroekonomik dengeler açısından istikrarlı ve sürekli büyüyen bir ekonomiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ama ülke ekonomisinin küçüklüğü ve dinamik genç nüfusunu hesaba katarsak, ekonomik büyümedeki temel faktörlerin de kamu yatırımları ve tüketim olduğunu hesap edersek bu büyüme oranının yeterli olmadığını ifade etmemiz gerekecektir. Netice itibariyle ekonomi uzmanları da en az %7-8, ortalama olarak ise % 10 seviyelerinde büyüyen bir ekonomiye sahip olması halinde Kosova’nın ekonomik anlamda gelişebileceğini söylemektedirler.

Rakamlara dönecek olursak Kosova’nın bağımsızlığını ilan ettiği 2008 yılında cari fiyatlar ile Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 3,882,762 milyon Euro seviyesinde iken, 2016 yıl sonu itibariyle 6,070,110 milyon Euro seviyesine ulaşmıştır. 2008-2016 yılları arasında milli gelirde yaşanan gelişmelere paralel olarak, kişi başı GSYH’da da artışlar yaşanmıştır. 2008 yılı itibariyle cari fiyatlarla Kişi başı milli gelir 2258 euro iken, 2016 yılı itibariyle Kişi başı milli gelir 3386 euroya ulaşmıştır.

GSYİH reel büyüme oranına baktığımızda ise, 2008 yılında Kosova ekonomisi %4,5 oranında büyümüş, 2017 yılının 3. çeyreğinde ise reel büyüme oranı %4,4 olarak gerçekleşmiştir. Kosova bağımsızlığının 10. Yılında bile 2008 yılındaki büyüme oranı hala yakalanamamıştır.

Grafik 1. Yıllara Göre GSYH artışı (Milyon €)

Kosova GSYH’sı büyüme oranı için yapılacak ilk saptama, Kosova ekonomisinin uzun dönemli büyüme oranının yaklaşık olarak %3,58 civarında olduğudur. Yani, Kosova ekonomisi normal koşullar altında her yıl %3,58 civarında büyür. Bu oranın üzerindeki bir büyüme, Kosova ekonomisi için yüksek büyüme performansı. Bu oranın altındaki bir büyüme ise, düşük büyüme performansı olarak değerlendirilebilir.

Grafik 2. Yıllara Göre GSYH büyüme oranı (Milyon €)

2008-2016 yılları arasında milli gelirde yaşanan gelişmelere paralel olarak, kişi başı milli gelirde de artışlar yaşanmıştır. 2008 yılı itibariyle cari fiyatlarla kişi başı milli gelir 2258 euro iken, 2016 yılı itibariyle kişi başı milli gelir 3386 euroya ulaşmıştır. Bu açıdan bakıldığında 2008-2016 yılları arasında kişi başı milli gelirde % 50’ye varan bir artışın meydana geldiği görülmektedir.

Kişi başı milli gelir rakamlarına göre Kosova, Dünya Bankası tarafından yapılan tanımlamaya göre (her yıl 1 Temmuz’da güncellenir), 2008-2016 yılları arasında Kosova “Düşük orta gelirli” ülke grubunda yer almaktadır. Ki bu değer ile, Kosova Avrupa’nın en yoksul ülkeleri arasında yer almaktadır.

Grafik 3. Yıllara Göre Kişi Başı GSYH artışı (Bin €)

 

Enflasyon

Para birimi olarak Avronun kabul edilmesi, Kosova ekonomisinde enflasyon ve döviz kuru istikrarı adına sağlanan en büyük gelişmelerden biri olmuştur. Bağımsızlıktan günümüze kadar olan sürede baktığımızda, Kosova ekonomisinin ticarete dayalı bir ekonomi olduğunu ve Avronun para birimi olması dünyadaki genel fiyatlar düzeyinin artması veya azalması Kosova ekonomisinin enflasyonunun en belirleyici konusu olacaktır.

Ekonomide enflasyon gruplarına bakıldığında enflasyon 4 kategoride sınıflandırılıyor;

1.) Sürünen enflasyon; %0,1- %3,0
2.) Orta enflasyon; %3,1- %8,0
3.) Yüksek enflasyon; %8,0 – %15,1
4.) Hiper enflasyon; aylık enflasyon oranının %50 gibi oranlara çıkması.

Kosova’nın bağımsızlığını ilan ettiği 2008 yılından, 2017 yılına kadar geçen sürede enflasyon oranlarına baktığımızda, Kosova ekonomisi en yüksek enflasyon düzeyini bağımsızlığını ilan ettiği yıl gördü. Ardından 2010 yılı ve 2011 yılları enflasyon oranının 10 yıllık sürede yüksek enflasyon grubunda olduğu yıllar olarak görüldü. 2009 ve 2015 yıllarına baktığımızda ise ekonomimizin deflasyon ile karşı karşıya olduğunu görüyoruz.

Yukarıda belirttiğimiz enflasyon gruplarına göre sınıflandıracak olursak, 2008 yılında Kosova ekonomisi yüksek enflasyon grubunda, 2010 ve 2011 yıllarında orta enflasyon grubunda ve 2012 yılından 2017 yılına kadar olan sürede de sürünen enflasyon grubunda olduğu görülmektedir.

Grafik 4. 2008-2017 yılları Enflasyon oranları (%)

İstihdam/İşsizlik

Kosova’nın bağımsızlığından günümüze kadar olan sürede en büyük sorununun işsizlik olduğu ve muhtemelen gelecekte de birtakım reformların gerçekleşmediği taktirde bu sorunun devam edeceği aşikardır. Kosova istatistik kurumunun (ASK) 2017 tarihli 3. Çeyrek (TM3) verilerine göre, Kosova 1,793.466 nüfusa sahip. Bu nüfusun %49,73’ü kadın (891 bin 932 kişi) %50,27’si ise erkek (901 bin 534 kişi).
Kosova İstatistik Ajansı, çalışma çağındaki nüfusu hesaplarken Uluslararası Çalışma Örgütünün (İLO) standart hesaplama yöntemini kullanmakta. Bu yönteme göre çalışma çağındaki nüfus 15-64 yaşları arasında olup da son üç ayda iş arayan ve 15 gün içerisinde işbaşı yapmaya hazır olanları kapsamakta. Bu hesaplamaya iş bulma ümidi olmadığı için son üç ayda iş aramayı bırakmış olup da iş bulsa çalışacak olanlar, mevsimlik işlerde çalıştığı halde iş aramayan ama sürekli iş bulsa çalışmaya hazır olanlar, ev kadını, emekli, öğrenci ya da özürlü, yaşlı ve hasta olduğu için iş aramayan ama bulsa çalışmaya hazır olanlar, başka nedenlerle iş aramayan ama iş olsa işbaşı yapmaya hazır olanlar dahil edilmiyor.

Bu yönteme göre (2017 yılı TM3) Kosova’daki çalışma çağındaki nüfus 1 milyon 201 bin 966 kişi ama yukarıda bahsettiğimiz hesaplama yöntemine bakarsak Kosova’daki işgücü 523 bin 208 kişi olarak hesaplanmaktadır. İşgücüne dahil olmayan kişi sayısı ise, 678 bin 759 kişidir.

İstihdam edilenlerin  sayısı, 365 bin 711 kişi. Kosova’da 2017 yılı 3. Çeyrek itibari ile işsizlik rakamları ise 157 bin 953 kişi ile işsizlik oranı %30,2 dir.

Kosova’nın bağımsızlığını ilan ettiği 2008 yılından 2017 yılına kadarki döneme bakacak olursak, bağımsızlığın ilanının gerçekleştiği yılda Kosova’da işsizlik oranı %47,5 olarak gerçekleşmişti.

Grafik 5. 2008-2017 yılları İşsizlik oranları (%)

(2010 ve 2011 yılları, nüfus sayımlarından dolayı Kosova istatistik ajansı tarafından işsizlik oranları hesaplanmamıştır.)

2010 ve 2011 yıllarında, Kosova’daki nüfus sayımlarından dolayı Kosova istatistik ajansı işsizliği hesaplayamamıştır.

2017 yılının üçüncü çeyreğinde (TM3) ise işsizlik %30,2 oranında hesaplanmıştır. 2017 yılının 3. Çeyreğinde işsiz sayısı 157 bin 953 kişi ile %30,2 oranında gerçekleşmiştir. 2016 yılındaki işsiz kişi sayısı ise 126 bin 070 kişi ile %27,5 oranında idi. Yani 2017 yılında bir önceki yıla bakarak 32 bine yakın daha fazla kişinin işsiz olduğu söylenebilir.

Aslında, 2017 yılında 2016 yılına nazaran daha fazla kişi (33 bin 950) iş bulmuştur. Ancak 2017 yılında çalışma çağındaki nüfus ve işgücü artmış, işgücüne dahil olmayanlarda ise azalma gerçekleşmiş yani daha fazla kişi iş aramaya başlamıştır ve 33 bin 950 kişinin istihdam edilmesi işsizlik oranının azalmasına yetmeyip daha fazla artmıştır.

Kamu Bütçesi

Bütçe, belirli bir dönemde (bu kamu kesimi için bir yıllık bütçe yasası) elde edilecek gelirler ile yapılması planlanan giderleri gösteren bir tahmin cetvelidir. Bütçenin denk olması için bir yıllık dönemde bütçe gelirleri ile bütçe giderlerinin birbirine denk olması gerekmektedir.
Bütçe gelirlerini vergi gelirleri + diğer gelirler, bütçe giderlerini ise faiz dışı giderler + faiz giderleri oluşturmaktadır.

Kosova ekonomisinde Kamu bütçesi, 2008 yılından 2017 yılına kadarki 10 yıllık sürede kamu gelirlerinin, 2010 yılında 2009 yılına 2013 yılında 2012 yılına ve 2014 yılının 2013 yılına göre daha az gelir elde edildiği görülmektedir. Yani, kamu gelirlerinin 10 yıllık sürede bazı yıllarda azaldığı bazı yıllarda ise arttığı görülmektedir.

2017 yılında ise TM4 verileri hala hesaplanmadığından TM3 verileri ile hesaplama yapılmış ve 2016 yılına nazaran daha az olduğu görülmektedir.
2017 yılının 4. Çeyrek raporunun verileri 2017 yılında faiz dışı dengede kamu gelirleri faiz dışı bütçe açığı mı yoksa faiz dışı bütçe fazlası mı vereceğini belirleyecektir.

Grafik 6. 2008-2017 yılları Kosova Kamu Gelir-Gider Dengesi

Toplanan gelirlerin çoğu ürünler üzerindeki vergiler, gelir vergisi ve faizlerden sağlanmaktadır. Yani Kosova bütçe gelirinin %60’ı ticari ürünler üzerindeki vergiler tarafından sağlanmakta.

Kamu giderlerine baktığımızda en fazla gider çalışan ücretlerine ayrılmakta. Sektörel bazda ise, en fazla gider kalemlerini sırası ile ekonomik konular, sosyal koruma, diğer ve eğitim oluşturmaktadır.

Borçlanmalar bütçeye gelir veya gider yazılmaz, ayrı bir borç hesabında izlenir. Buna karşılık borçlar için ödenen faiz giderleri, bütçenin gelirlerinden ödendiği için bütçeye gider yazılır. Kosova Merkez Bankasının Eylül, 2017 raporuna göre ise, Kosova kamu borcu 965,4 milyon Avroya ulaşmış ve geçen yılın aynı dönemine göre %14,6 oranında artış göstermiştir. Kamu borcunun GSYH içindeki payı yaklaşık olarak %15,8’e ulaştığı görülmektedir. Bu artışın esas nedeninin ise, dış borçtaki artışa bağlandığı belirtilmektedir.

Dış Ticaret

Kosova bağımsızlığını kazandığı yıldan itibaren günümüze kadarki 10 yıllık süreçte ekonomik açıdan en kötü performansını dış ticaret ile gerçekleştirdi. 2008 yılından bugüne kadar en olumsuz istatistikler dış ticarette gerçekleşti.

Her geçen yıl ithalatın ihracatı aşması ve ciddi bir dış ticaret açığına neden olması, Kosova ekonomisi için en büyük sorunun uluslararası serbest ticaret anlaşması karşısında Kosova kurumlarının bir strateji geliştirememesi ve altyapı yatırımlarını, yatırımcıları teşvik edebilecek teşvik politikalarını geliştirememesi, ithalatın ihracat karşısında her yıl artmasına sebep olmaktadır.  Grafik 7’de görüldüğü gibi ithalat her geçen yıl artarken ihracat ise aynı düzeylerde kalmaktadır. 10 yıllık sürede ihracatın ithalatı karşılama oranının %12-13 seviyelerinde kaldığı görülmektedir.

Grafik 7. 2008-2017 yılları Kosova Dış Ticaret Dengesi

Kapitalizmin temel kabullerinden birisi uluslararası serbest ticaretin uluslararası refahı arttıracağıdır. Bunun dayanağı iktisat öğrencilerinin de Uluslararası İktisat dersinden tanıdıkları David Richardo’nun geliştirdiği ‘‘Karşılaştırmalı Üstünlükler’’ teorisidir. Bu teoriye göre, iki ulusun birbiriyle ticaret yapması için her ikisinin de bir malın üretiminde mutlak üstünlüğe sahip olmasına gerek yoktur. Karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olunması ticaretin ortak refah yaratması için yeterlidir.

Kosova’daki tüccarların refahının arttığı kesindir, ancak bu teori ile Kosova halkının refahının arttığı pek söylenemez. Kosova’nın acilen yapısal reformlara ihtiyacı vardır. Yapısal reformlar üç başlıkta toplanabilir: Siyasal, Sosyal ve Ekonomik reformlar.

Bu yazıda bizi ilgilendiren ekonomik reformlardır. Bunun yollarından biri de ilk olarak büyümenin ithalata bağımlı yapıdan kurtulması gerektiğidir. Kısa vadede yapılması gereken şeyin ‘‘geçici ve kısmi ithalat ikamesi’’ uygulanması gerektiğidir. Yani ithal edilen malların birkaç yıllık bir süre içinde içeride dış dünya fiyatıyla rekabet edebilecek biçimde üretilmesinin teşvik edilmesini sağlamaktır. Aynı zamanda, tarife dışı engeller uygulanabilir. Uluslararası mal ve hizmet akımlarının serbest ticaret koşulları çerçevesinde gerçekleşmesine engel olan her türlü araç ve politikaya tarife dışı engeller denilmektedir.  Kosova’da yerli üreticilerin teşvik edilmesi ve ihracatın artması için tarife dışı engeller de uygulanabilir.
Uygulanması gereken tarife dışı engellerden bazıları ise şunlardır:

Kotalar: Belirli bir malların ya da bütün malların ülkeye ithalatı için miktar kısıtlamaları getirilmesi.

Gönüllü ihracat kısıtlamaları: Malı ihraç eden ülkenin gönüllü olarak ihracatına kota getirmesi.

İthalatta ek vergi uygulaması: İthal edilen mallara ek vergi uygulanması.

İthalatın zorlaştırılması: İthalatın çeşitli denetimler ile zorlaştırılması.

Yukarıda saydığımız bu tarife dışı engellerin liberal kapitalist ekonomi anlayışı ile yönetilen  Kosova’da uygulanmasının zor olduğu düşünülebilir ancak, özellikle ikinci dünya savaşından sonra ABD’nin dünyada kapitalizmin lideri olması ve serbest ticareti, serbest piyasayı her zaman savunmasına rağmen Donald Trump’ın ABD başkanı seçilmesinden sonra ekonomi politikasına ilişkin olarak yaptığı açıklamalarda bundan sonraki dönemde serbest ticarete değil korumacılık politikasına yöneleceğini söylemesi dünyanın yerli üretimi koruma trendine dönebileceğine işaret etmektedir.

Ayrıca, bu yıl dünya ekonomi forumunda (Davos) düzenlenen toplantılarda Çin devlet başkanının (Xi Jinping) küreselleşmeye sahip çıkması ve adeta kapitalizmin liderliğine soyunması, Kosova’nın da bu ekonomik konjonktürde ithalatı kısıtlayıcı bazı önlemleri alabileceğinin ve liberal politikaları az da olsa kısabileceğinin göstergesidir.

Aslında Kosova ekonomisi için yapılabilecek ekonomik reformların uzun bir listesi çıkartılabilir. Ama bunların öncesinde, Kosova’nın ‘‘Ahbap Çavuş Kapitalizminden’’ kurtulması gerekmektedir. Eğer siyaset ile veya onun görevlileriyle çıkar ilişkisine girilmeden ihale alınamıyorsa ya da kamu ihalelerini almak için siyasetin yakınında olmak gerekiyorsa (bir iş sahibi olmak için de söylenebilir) yani olay sistemleştirilmişse ki sistemleştirildi, o zaman ahbap çavuş kapitalizmi olduğu söylenebilir.
Bu sistemin önlenmesinin tek bir yolu vardır: Yargının bağımsız olması, hukukun üstün kılınması. Hukukun üstün kılındığı ve hesap sorduğu yerlerde denetimler de doğru yapılır.

Ayrıca, hukukun üstünlüğü yalnızca bireylere karşı değil devlete karşı da olması gerekmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.

Son Yazılar Paradigma (Tüm yazılar)

LEAVE A REPLY