Haftaya Bakış – Haber Bülteni

0
319

HABER BÜLTENİ

26.03.2018

Manşet

Kosova – Karadağ Sınır Anlaşması Onaylandı

Kosova ile Karadağ arasında yapılan sınır çizgisinin belirlenme anlaşması 3 yılın ardından Kosova Meclisinde onaylandı. 2015 yılında Avusturya’nın başkenti Viyana’da Kosova – Karadağ sınır anlaşması dönemin Kosova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı bugünün Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ve İçişleri Bakanı Skender Hyseni ile Karadağ Başbakan Yardımcısı ile Dışişleri Bakanı İgor Lukşiç ve İçişleri Bakanı Raşko Konyeviç tarafından imzalanmıştı.

Kosova – Karadağ sınır anlaşması iktidarın ve  Kosova Meclisinin uzun mesailerinin ardından 21 Mart 2018 tarihinde yeterli oyu alarak onaylandı.

Haftalardır süren meclis oturumları yetersiz oy sayısı ile gündemden düşmeyen sınır anlaşması 20 Martta düzenlenen oturumda milletvekilleri tarafından uzunca tartışıldı. Oturuma Sırp Listesi Milletvekilleri katılmazken, muhalefet partisi Vetevendosje Hareketi (VV) ve VV’den ayrılan milletvekillerin oluşturdukları Bağımsız Milletvekilleri Grubu anlaşmanın Kosova’ya toprak kaybettireceği için bunu kabul etmeyeceklerini ifade ederek iktidar koalisyonuna eleştirilerde bulundu.

Uzun mesainin ardından iktidar koalisyonu gereken 80 oyun tamamlandığını ve oturumun yapılabileceğini belirtmişlerdir. 21 Mart 2018 tarihinde Meclis, Kosova Karadağ sınır anlaşmasını onaylamak için toplandı.  Fakat oturum VV hareketi milletvekillerinden Xhelal Sveçla ve Fitore Pacolli’nin dört defa göz yaşartıcı gaz bombası atması ile oturum dört defa ertelenmek zorunda kaldı.  Milletvekili Liburn Aliu’nun da mecliste PDK ve AAK milletvekillerinin oy kartlarını aldığı görüntülere yansıyınca VV hareketi milletvekilleri polis tarafından meclis oturumundan uzaklaştırıldı.

VV hareketi milletvekillerinin oturumdan uzaklaştırılmasının ardından başlayan oturumda 3 yıldır muhalefet ve iktidarı karşı karşıya getiren Kosova Karadağ sınır anlaşması 80 evet, 11 karşı  oy ile kabul edildi.

 

Anlaşmanın Kabul edilmesinin ardından Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi, “Kosova Meclisi sınır çizgisini Karadağ ile çevreleyen gereksiz siyasi belirsizliği sona erdirdi. Bugün, vatandaşlarımız için üç yıllık vize serbestleşmesini engelleyen devletlerarası anlaşmanın onaylanması, meclis çoğunluğu tarafından adil bir hamle oldu. Avrupa-Atlantik geleceğini garanti eden ve güçlendiren, ülkemiz için birçok önemli sürecin önünü açan bir eylemdi. Öte yandan yükümlülüklerimizi yerine getirdik, kısa bir süre sonra vatandaşlarımız Schengen bölgesinde serbestçe hareket edecekler, çünkü AB’nin işlerini zaman kaybetmeden yapacağı konusunda eminim. Şimdi, hızlandırılmış adımlarla, reform paketini uygulayarak, ülkemizin AB ve NATO üyelik  sürecinde yeni bir dinamik oluşturmamız gerekiyor” açıklamalarında bulundu.

Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj, Kosova Meclisi, Karadağ ile Sınır anlaşmasını başarıyla onaylandığını oy veren tüm milletvekilleri ve Kosova halkının sabrı ve anlayışı için minnettar olduklarını ifade etti. Kosova Meclis Başkanı Kadri Veseli ise Kosova vatandaşları için uzun politik kışın son bulup baharın geldiğini ifade etti.

Kosova’da bulunan Avrupa Birliği (AB) Ofisi bunu Kosova halkı için önemli bir karar olarak gördüklerini ve Kosova  Karadağ sınır anlaşmasının onaylanmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Açıklamada, Kosova Karadağ sınır anlaşmasının onaylanması somut iyi komşuluk ilişkilerine Kosova’nın bağlılık örneği ve ayrıca Kosova için vize serbestliği için kalan iki kriterlerden biri yerine getirmiş olması nedeniyle memnun olduklarını belirttiler. Kosova’nın şimdi organize suç ve yolsuzlukla mücadeleye odaklanması gerektiğine vurgu yapıldı.

Avrupa Parlamentosu Kosova vize rejimine ilişkin Raportörü Tanja Fajon, onaylanan Kosova Karadağ sınır anlaşması için Kosova’yı tebrik etti.  Kosova vatandaşlarının yakında Avrupa Birliği ülkelerine vizesiz seyahat edebileceklerini ifade etti. Tarih vermeyen Fajon tüm şartların yerine getirilmesinin ardından Avrupa Birliğinin bu süreç üzerinde çalışacağını belirtti. Kosova’nın beş AB ülkesi tarafından tanınmamasının ise vize konusunda bir sorun teşkil etmeyeceğini ifade etti.

 

Siyaset

Avrupa Birliği Liderleri Brüksel’de

Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thçi ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç’in de görüşmelerde bulunacağı Avrupa Birliği (AB) Zirvesi 22 Mart 2018 tarihinde başladı.

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderlerinin katılımıyla 22 Mart 2018 tarihinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de başlayacak ve 23 Mart’ta sona erecek zirve, AB üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getirecek. AB Zirvesi’nin gündemini, İngiltere’nin AB’den ayrılması (Brexit), Batı Balkanlar, Rusya, Türkiye’deki gelişmeler, dijital şirketlerin vergilendirilmesi ve ekonomik konular oluşturdu.

22 Mart’ta başlayan Avrupa Birliği (AB) liderleri, Brüksel’deki zirvenin ardından yayımladıkları sonuç bildirgesinde Salisbury saldırısı, Türkiye ve Batı Balkanlar’a yer verdi.

Bildirgede Batı Balkanlar için,  AB ile Batı Balkanlar arasında 17 Mayıs’ta Sofya’da yapılması planlanan zirvenin bölgenin Avrupa perspektifini güçlendirici nitelikte olduğu vurgulandı. Liderler, Sofya zirvesinin Batı Balkanlar’ın gerek kendi içinde gerekse de AB ile ilişkilerinde kuvvetlendirici sonuçlar doğurmasını beklediklerini bildirdi. Ayrıca, Batı Balkan ülkelerinin AB üyeliklerinin de haziran ayındaki zirvede ele alınacağı kaydedildi.

Zirvede Suriye’de, bölgemizde ve Ukrayna’da olanlara odaklanılması gerektiği vurgulandı. 26 Mart’ta Varna’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve Juncker’le düzenleyeceği zirveye ilişkin bir soruya ise Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Zirvenin zorlu geçeceğini belirtti.

AB Zirvesinde Kosova

Avrupa Birliği’nin kolaylaştırıcı rol üstlendiği Kosova – Sırbistan müzakereleri yeniden başladı. 16 Ocak’ta yapılması planlanan ancak Sırp siyasetçi Oliver İvanoviç’in kuzey Mitrovica’da öldürülmesi nedeniyle ertelenen Kosova Sırbistan ilişkilerin normalleşmesi konulu heyetler görüşmesi 19 Mart’ta Brüksel’de düzenlendi.  Üç gün boyunca Sırp Belediyeler Birliği, Enerji, Mitrovica Köprüsü, ortak sınır geçişleri ve hareket özgürlüğü konularını tartışıldı. Sırbistan ile müzakereleri yürüten Kosova heyeti şefi Avni Ahmeti son görüşmelerin bittiğini fakat bir ilerlemenin kaydedilemediğini belirtti.

Brüksel’de görüşmelerde 23 Mart’ta AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini arabuluculuğunda Sırbistan Kosova müzakeresi gerçekleştirildi. Müzakereye Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç katıldı.

Müzakerede iki ülke liderinin ilişkilerin normalleşmesi için gösterdikleri katılım olumlu değerlendirildi. Bütün anlaşmaların uygulamaya geçilmesi, Sırp belediyeler birliğinin kurulması, Enerji Anlaşması, Mitroviça’da İber nehri üzerindeki köprünün açılmasının altı çizildi.

Heyetler arasında anlaşmaya varılamayan bu konuların cumhurbaşkanı düzeyinde nasıl sonuçlanacağı önümüzdeki günlerde belli olacaktır.

Diğer taraftan iki ülke liderinin bu müzakere öncesinde Paris’te gizli akşam yemeği yediği Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremiq tarafından iddia edildi. İki liderin yemekte hangi konuları görüştüklerine dair bilgi verilmedi.

 

Mahir Yağcılar’ın David Cullen ile Görüşmesi

Kosova Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar ve Adelet Bakanı Abelart Tahiri Avrupa Komisyonu Kosova Birim şefi David Cullen ile görüşme gerçekleştirdi. İki Bakan tarafından yapılan basın bildirisinde, görüşmede Kosova’nın Avrupa Birliği ile ilişkileri hakkında konuşulduğu aynı zamanda Kosova’nın kamu yönetimi ve hukukun üstünlüğü konusunda yaptığı reformların görüşüldüğü bildirildi. Avrupa kurumlarının, Kosova’nın  AB yolunda ilerlemesindeki desteklerinden dolayı teşekkürlerini bildiren Yağcılar, bu yıl Kamu Hizmeti, Kamu Yönetimi  Organizasyonu ve Maaş yasalarının onaylamasını beklediğini bildirdi. Bakan Yağcılar ve Tahiri’ye teşekkürlerini ileten Cullen, Kosova’nın Avrupa gündeminin daha da derinleşmesi ve maddi anlamda destekler sunmak adına Avrupa Komisyonunun hazır olduğunu bildirdi.

Toplum

Priştine’de Down Ve Otizm Sendromu Merkezi Açılacak

Türkiye Cumhuriyeti, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Kosova’ya her alanda destek sunmaya devam ediyor. TİKA,  Priştine Belediyesi’nin de destek sunacağı Priştine’de Down ve Otizim Sendromu Merkezini inşa edecek. 

TİKA ve Priştine Belediyesi işbirliğinde kurulması planlanan Otizm ve Down Sendrom Merkezi için Priştine Belediye Başkan Yardımcısı Selim Pacolli başkanlığındaki heyet, Şubat 2018’de Konya – Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Konya Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, TİKA üzerinden Priştine’de Otizm ve Down Sendrom Merkezi kurulmasının sözünü verdi.

Ardından 20 Mart 2018 tarihinde Konya Selçuklu Belediye Başkan Yardımcısı Ziya Yalçınkaya ve heyeti Priştine’de merkezin inşa edilmesi için Priştine Belediye Başkanı Shpend Ahmeti ile görüştü. Basın toplantısında Ahmeti, merkezin maliyetinin yarısı Priştine Belediyesi ile dernekler, diğer yarısı da TİKA aracılığıyla Türkiye Cumhuriyeti tarafından sağlanacağını belirtti. Konya Selçuklu Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Ziya Yalçınkaya ise, kendi belediyelerinde var olan merkezi örnek göstererek, “Otizm ve Down Sendromu konusunda farklı kurumlarda uygulanan tüm eğitim, terapi ve aktiviteler birleştirilerek sunulacağını ifade etti.

 

KOSOVA RADYO TELEVIZYON KURUMU’NA TİKA DESTEĞİ

Kosova Radyo ve Televizyon Kurumu-RTK’nın radyo binasında bulunan Topluluklar ve Türk Redaksiyonu Ofislerinin çalışma alanları ile yönetici ve toplantı odasının fiziki altyapıları Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı – TİKA tarafından yenilendi. Fiziki altyapının iyileştirildiği ve teknik kapasitenin arttırıldığı projenin açılışı Türkiye Cumhuriyeti Priştine  Büyükelçisi Kıvılıcım Kılıç, TİKA Kosova Koordinatörü Hasan Burak Ceran, RTK Yönetim Kurulu Başkanı Afërdita Maliqi, RTK Genel Müdürü Mentor Shala ve RTK Radyo Müdürü Azem Bujupi ile RTK çalışanlarının katılımları ile gerçekleştirildi.

Büyükelçi Kıvılcım Kılıç, bu projenin kurumun çalışanlarının koşullarını iyileştireceğini umut ettiklerini ve RTK ile işbirliğinin gelecekte de her yönüyle devam edeceğini ifade etti.

Açılışta RTK Genel Müdürü Mentor Shala, yapılan görüşmelerin ardından işbirliğinin başladığını ve Kosova’nın Türkiye gibi dost bir ülkeye sahip olduğu için şanslı olduğunu belirtti.

 

Et Tedariki Skandalı

İki hafta önce Belçikalı yetkililerin yürüttüğü soruşturma sonucunda, son kullanım tarihi geçmiş etleri ihraç eden VEVIBA şirketinin tüm faaliyetleri durdurulmuştu. Yapılan açıklamada VEVIBA şirketinin ihracat yaptığı ülkeler arasında Kosova da vardı. Kosovalı yetkililer konuyla ilgili olarak her hangi bir soruşturma başlatmadı. Basın yayın organlarının konuyu sık sık gündeme getirmesinden sonra harekete geçen yetkililer, olayda adı geçen şirket ve yetkililer hakkında soruşturma başlattı.

İki hafta önce basında yer alan haberlerde Belçika’da VEVIBA adlı şirkete operasyon düzenlendiği ve yapılan incelemelerde VEVIBA’ adlı şirketin Kosova’ya 2004 yılında dondurulmuş 60 ton et ihraç ettiği ortaya çıkmıştı. Belçikalı makamlar adı geçen şirket hakkında soruşturma başlatmış ve tüm ticari faaliyetlerini askıya almıştı. Kosova basınında sık sık gündeme getirilen bu konuda pek ilerleme kaydedilememiş, Kosovalılar hangi şirketin bu etleri Kosova’ya ithal ettiğini iki hafta boyunca öğrenememişti.

Ancak ısrarlı takip neticesinde geçtiğimiz günlerde bahse konu şirketin Rahovça merkezli Euro Ida olduğu anlaşıldı. Haberi ilk olarak, skandal yaratan konuların bilgilerine ulaştığını sık sık deneyimlediğimiz Insajderi haber portalı yayınladı. Euro Ida şirketinin sahibi Anton Jupa, haberi duyduktan sonra Insajderi redaksiyonuna telefon açmış ve bütün ekibi öldürmekle tehdit etmişti. Tehdit içeren sözlerin yanı sıra Jupi telefon görüşmesinde VEVIBA şirketinden sadece Euro Ida’nın değil, Suhareka merkezli Beni şirketinin de et ithal ettiğini açıkladı. Etlerin depolanma sürecinde Kosova Gıda ve Veterinerlik Ajansı Başkanı Valdet Gjinovci’nin de orada bulunduğunu iddia etti. Neticede, Euro Ida şirketinin sahibi Anton Jupa, Insajderi haber dairesi üyelerini ölümle tehdit etmekten 1 aylığına gözaltına alındı. 12 yıl önce dondurulmuş etleri ithal edip piyasaya sürmekten açılan soruşturma ise devam ediyor.

Bu arada Prizren Savcılığı’nın açtığı soruşturma kapsamında geçtiğimiz Cuma günü Kosova Polisi Yolsuzluk ve Ekonomik Suçların Araştırma Birimi ve Kosova Gıda ve veterinerlik Ajansı Müffettişleri tarafından Rahovça ve Suhareka’da bazı şirket binaları ve evlere baskın düzenlendi. Yapılan baskında toplam 1800 kilogram süresi geçmiş tavuk eti bulunduğu, savcılığın açıklamasında yer aldı.

Basında yer alan bilgilere göre Belçika’dan ithal edilen 60 ton etin 3 aşamada Kosova’ya taşındığı, son aşamada ele geçirilen 20 tonluk kısmın imha edildiği bilgileri yer alıyor. Ancak ne savcılık ne de Kosova Gıda ve Veterinerlik Ajansı yetkilileri daha önce ithal edilen 40 tonluk miktarın nerede olduğu hakkında açıklama yapıyor. Uzmanlara göre 40 tonluk etin piyasaya sürüldüğü tahmin ediliyor.

Priştine Üniversitesi Gıda Teknolojileri ve Veterinerlik Profesörü Afrim Hamidi, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada 12 yıl önce dondurulmuş ve süresi geçmiş etlerin, doğrudan son tüketiciye satılmasının pek mümkün olmadığını, çünkü hem etin renginde hem de kokusunda değişiklikler meydana geldiğini belirtirken bu tür etlerin özellikle, salam, sucuk gibi ürünlerin üretilmesinde kullanıldığını belirtiyor. Hamidi, insan sağlığı açısından son derece tehlikeli olan süresi geçmiş etlerin içinde yüksek oranda mikroorganizmanın geliştiğine dikkat çekiyor.

Öte yandan bahse konu etlerin ortalama 1,20 € dan satın alındığı, bu fiyatın normal et fiyatının çok altında olduğu vurgulanıyor.

İstatistiklerle Et Tedariki

Kosova, tüm gıda ürünlerinde olduğu gibi et tedarikinde de yüksek oranda dışa bağımlı bir ülke konumunda. Kosova’daki hayvancılık sektörü, et ihtiyacının ancak %32’isini karşılıyor. Kosova %68 oranında et ihtiyacını başta Arjantin, Brezilya, ABD ve Sırbistan olmak üzere dış ülkelerden karşılıyor. Belçika, Kosova’nın toplam et ithalatının ancak %0,5’ini karşılıyor. Kosova 1 yıl içerisinde toplam 40 Milyon kilogram et ithal ederken, Gıda ve Veterinerlik Ajansında görevli sadece 71 müfettiş istihdam ediliyor. Üstelik bu 71 müfettiş, sadece et ürünlerini değil bütün gıda ürünlerini kontrol etmekle sorumlu.

Sadece Et Değil

Konunun gündeme gelmesinden sonra Kosova basını daha önce yapılan diğer yolsuzluklara da yer vermeye başladı. Basında yer alan bir haberde anlaşıldığı üzere, 2014 yılında hayvan yemi olarak Sırbistan’dan ithal edilen 10 ton buğdayın, öğütülerek un olarak satıldığı tespit edilmişti.

Kosova Gıda ve veterinerlik Ajansı elindeki kayıtlara göre, Kosova’da faaliyet gösteren Un fabrikası M&Silosi’nin 1.166 ton hayvan yemi ithal ettiği yazılıyken, M&Silosi’nin Kosova Verdi Dairesi’ne verdiği beyanatta 10 ton hayvan yemi ithal ettiği anlaşılıyor.

 

İstanbul Film Festivali’nde Bir Kosova Filmi

Blerta Zeqirit tarafından yönetilen “Martesa” (Evlilik) filmi, bu yıl 37. cisi düzenlenen İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. 6-17 Nisan tarihlerinde düzenlenecek olan festivalde Martesa filmi farklı sinema salonlarında sinemaseverlerle buluşacak. Kosova’da vizyona girdiği andan itibaren büyük ilgi toplayan film iki erkek ve bir kadın arasında oluşan aşkı anlatıyor.

 

Analiz

RUSYA SEÇİMLERİ VE PUTİN

Furkan Fuşa

Rusya Federasyonu sizin de bildiğiniz gibi tarihi çok eskiye dayanan ve günümüze kadar farklı değişim süreçlerinden geçse de varlığını sürdürmeyi başarmış, son yıllarda da eski gücüne geri dönmeyi hedef haline getirmiş durumda.

Rusya, bugün NATO tarafından askeri olarak çevrelenen, yaptırımlar altında olan bir ülke. Kendi içinde 11 saat dilimine yayılmış, 13 sınır komşusu, otonom bölgeleri ve 85 (farklı) federal yönetimi ile, birçok etnik grubun da içinde bulunduğu 146 milyonluk nüfusu ile devasa bir ülke görünümünde.

Rusya, Vladimir Lenin önderliğinde gerçekleştirilen Ekim Devrimiyle birlikte Çarlık Rusya’yı tarihin tozlu sayfalarında bırakarak, Sovyetler Birliği adı altında farklı bir ideoloji ve vizyonla yeni bir sürecin içine girmişti. Lenin ile başlayan bu süreç Joseph Stalin ile devam etmiş, Sovyetlerin yönetimini sırasıyla 1953’te Georgy Malenkov, Nikita Khrushchev ve 18 yıl yönetimi elinde bulunduracak olan Leonid Brezhnev üstlendi. Brezhnev’den sonra gelecek olan Yuri Andropov ve Konstantin Chernenko’nun istikrarsız yönetimleri, Sovyetlerde daha genç kadroların yönetime gelmesinin önüne açacaktı. Nitekim 1985’te Mikhail Gorbachev’un yönetimin başına geçmesi bunun en önemli göstergesi idi. Lenin ile başlayan Sovyet süreci bir başka Sovyet lideri Gorbachev ile yıkılacaktı. Sovyetler Birliğinin dağılması, Rus tarihindeki Sovyet bölümünün ömrünün tamamladığının belgesiydi. Sovyetlerin yıkılması kuşkusuz Gorbachev’un siyasi kariyerini de ciddi ölçüde etkilemiş, 25 Aralık 1991 günü görevi Boris Yeltsin’e bırakmasındaki başat nedenlerden biri olmuştur. Rusya Federasyonu’nun ilk Devlet Başkanlığını yapan Yeltsin, görev süresi boyunca içerideki çatışmaları çözüme bağlayamamış, Ülkenin içinde bulunduğu sancılı durumu bir türlü durduramamıştı. Sekiz yıllık Devlet Başkanlığının ardından Yeltsin, görev süresinin dolmasına birkaç ay kala görevi 31 Aralık 1999’da Vladimir Putin’e devrettiğini duyurdu. Aralıksız 18 yıldır ülke yönetiminin tepesinde bulunacak olan Putin, ülkenin kaderine ciddi şekilde etki edecek, seçim başarıları ve yön verdiği politikalarla Rusya, Dünya gündemindeki ciddiyetini tekrar kazanacaktı.

Rusya’da geçen hafta sonu yapılan seçimler Putin’in zaferiyle sonuçlandı. Kendisiyle birlikte yedi adayın daha yarıştığı seçimlerde,  Putin yaklaşık 56 milyon seçmenin oyunu alarak görev süresini 6 yıl daha uzatmış oldu. Son seçimlerde Putin’in almış olduğu oy oranlarındaki istatistikler de oldukça dikkat çekici. Putin, 2014 yılında Rusya’ya katılma kararı alan Kırım’da %90’ın üzerinde oy alırken, Moskova’da yaşayan seçmen oylarının %70’ini de almayı başardı. Benim en çok dikkatimi çeken hususlardan birisi de 18-24 yaş arası kuşağın %86’sının Putin’i desteklemesi. Bu yönelmeye götüren en önemli neden, gençlerin geçmişe kıyasla ‘daha fazla imkan ve fırsata sahip oldukları’ düşüncesinin yaygın olması. Rusya’da yaşayan seçmenin neyi ön planda tutarak karar verdiğini kestirmek gerçekten çok zor. Ama bir şey çok açık ki, Putin seçmenin gözünde, “Dışarıya ihtişam ve içeride hayat şartlarının iyileştirilmesinin sembolü” olarak görülüyor. 2015-16 yıllarında daralan Rusya ekonomisinin çökeceğini öne süren ekonomistlerin yanılması ve ekonominin çökmemesi, bu düşüncenin ve güvenin bir süre daha devam edeceğinin göstergesi.

Kuşkusuz Putin, Rusya’nın eski gücünün şahlanmasında etkisi büyük. İktidarını da tarihi saplantılara bulaştırmadan, (özellikle Sovyet liderleri hakkında çıkan polemiklere) yapılan tartışmalara taraf olmaktan uzak bir çizgide. Putin’in seçimlerde kazandığı zaferler ve başarılı istatistikleri bir yana bırakıldığında, vaat ettiği refahın yükseltilmesi ve yeni ekonomik atılımların gerçekleştirilmesi için ise ciddi bir ekonomik kaynağa ihtiyacı olduğu da aşikar. Bu ekonomik kaynağı nasıl sağlayacağı da merak edilen konuların başında geliyor.

2017-18 yılında Rusya’nın büyüme hızının %1,5 düzeyinde olacağı tahmin edilirken, bu büyüme hızı Rusya’nın yapmak istediği ekonomik atılımlar için pek yeterli görülmüyor. Petrol ekonomiye ciddi bir şekilde katkı sunarken, fiyatların dengesizliği bu alanın sunacağı katkıdaki güvenilirliğin sorgulanmasına neden oluyor. (Fiyatlardaki düşüşün Rublenin Dolar karşısında değer kaybetmesine neden olması gibi). Uluslararası alandaki çatışmalar, güvensizlik ve yaptırımlar da dış yatırımların önündeki engellerin nedeni. Bunun yanında, ekonomideki düşük çeşitlilik Putin’i zorlayacak gibi görünürken, Rusya gibi bir ülkede bu sorunların rayına oturtulmasının zaman alacağı gibi görünüyor. Rus seçmeni ise son seçimde gösterdiği büyük destekle Putin’e olan inancını muhafaza etmekte. 2012 yılında  ‘German Marshall Fund’ tarafından yapılan bir araştırma bu inancı ispatlar nitelikte. Rus halkının, kurumlarına olan güvenlerine dair yapılan bu araştırmada, Başkan şahsi olarak %69’la, Orduyu (%67) ve Kiliseyi (%65), geride bırakarak onlardan önce geliyor.

Sonuç olarak Rus halkı Putin ile devam etme kararı aldı. Bölgemiz ve uluslararası arenayı nasıl etkileyeceğini de hep birlikte göreceğiz. Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping’in, ömrünün sonuna kadar Başkan seçilmesi, adı konmasa da, sanırım Rusya için seçimle bu yöne doğru bir gidişatın varlığını gözler önüne seriyor. Putin yeni seçim döneminde ekonomide, dış politikada, bölgesel sorunlarda ne tür politikalar izleyeceği, nasıl adımlar atacağı merak konusu.

Değinmek istediğim son hususta, Batı Medyasının Putin karşıtlığının, Putin’e Dünya genelinde ve özellikle bölgesinde kazandırdığı “Karizmatik Lider” görüntüsü. ‘Brexit’i manipüle ettiği, Amerikan seçimlerine etki ettiği iddiaları, İspanya’da yaşanan Katalonya bağımsızlığını kışkırttığı söylemleri’, tabiri caizse her taşın altında Putin’in aranması, otomatik bir biçimde Rusya’nın içeride sempati kazanmasına dışarıda güçlü imajının yükselmesine katkı sunmakta. Bu görüşler kuşkusuz Nikolay Danilevsky’nin şu sözünü haklı çıkarır nitelikte, “Batı ile mücadele Rus kültürünün şifa bulmasının olduğu gibi, Panslav sempatinin yayılmasının da tek yoludur”. Herhalde Batı medyası da buna aşırı Putin karşıtı tutumuyla bilinçsizce hizmet etmeye devam edecek.

Non-editorial

19 yıl önce başladı, Kosova mücadeleye.

Non-editorial page, herhangi bir otorite tarafından denetlenmemiş ama insanın kişisel haklarına, şeref ve haysiyetine herhangi bir saldırıda bulunmamasını ilke edinmiş, eleştiri maksatlı, Paradigma’nın hem genel tutum ve görüşlerinin hem de söyleminden  bağımsız olarak ifade edilen ve her çeşit kaynağa açık olan bazen nükteli bir şiir, bazen hiçbir şey, bazen bir imla işareti, bazen bir karikatür, vinyet, karakalem karalaması ya da eleştirel bir yazı olarak vuku bulan sayfadır. Keyifli okumalar dileriz.

 

Künye: Haftaya Bakış Bülteni, Paradigma’nın haftalık haber bültenidir.

Editörler: Esin Muzbeg, Bengi Muzbeg

Koordinatör: Esra Baykuş

Katkı sağlayanlar: Sezer Hoti, Furkan Fuşa

 

 Bu haber bülteni Paradigma Araştırma Merkezi tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynak gösterilerek çoğaltılabilir, dağıtılabilir ve alıntı yapılabilir.
www.paradigmarc.org

Son Yazılar Paradigma (Tüm yazılar)

LEAVE A REPLY