Haftaya Bakış – Haber Bülteni

0
326

HABER BÜLTENİ

12.03.2018

Manşet

Shpend Ahmeti İstifa Etti

Priştine Belediye Başkanı Shpend Ahmeti üyesi olduğu Vetevendosje Hareketinden istifa etti.

Priştine Belediye Başkanı Shpend Ahmeti 07 Mart 2018 tarihinde yazılı bir metinle üyesi olduğu Vetevendosje Hareketindeki  (VV)  tüm görevlerinden istifa ettiğini duyurdu. Ahmeti’nin kaleme istifa mektubunda son zamanlarda hareketin içinde kendisinin haberinin olmadığı bazı şeylerin olduğunu ve bugüne kadar destek verdiği harekette kalmanın, amacının dışına çıktığını belirtti.  Shpend Ahmeti, bu siyasi harekette medyadana gelen  anlaşmazlıkların VV’yi olumsuz etkilediğini en iyi  ve hızlı yolun değişim olması gerektiğini ifade etti. “Anlaşmazlıkların bu şekilde çözümlenmesi beni temsil etmiyor”  ifadelerini kullanan Ahmeti, “Bu durumun da diğer taraftakilerle yani son dönemde VV’den istifa edenlerle aynı fikirde olduğum anlamına gelmiyor. Hiçbir zaman anlaşmazlıkların çıktığı tarafta olmadım. Bu yüzden de onlarla aynı mücadele içinde olduğumu hissetmiyorum”  ifadelerini kullandı.

İstifanın ardından VV hareketi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Ahmeti’nin istifasının hayal kırıklığı olmadığı belirtildi.  Aynı açıklamada Ahmeti’nin hareketin büyümesine ve iki seçim döneminde belediye başkanı olması konusunda katkısının büyük olduğu ifade edildi. Ancak ne yazık ki Ahmeti’nin bir buçuk yıldır harekete karşı çalışanlarla birlikte olmayı seçtiği belirtildi.  Son yapılan seçimlerde verilen çabanın, çalışmanın ve bütçenin 100 günlük bir süre için planlanmadığı ve 4 yılın öngörüldüğü kaydedildi. Son zamanlarda  hareketin büyük zorluklar atlattığı belirtilen açıklamada  değişimlerin mutlaka olacağı ve hep Vetevendosje’nin kazanacağı ifadeleri kullanıldı.

Ahmeti’nin istifasından sonra 10.03.2018 tarihinde Vetevendosje Hareketi Gilan Şubesi Başkanı  seçimlerde beklenen oyu almamasından dolayı istifa ettiğini duyurarak VV hareketinden istifa eden kişiler arasında katıldı.

Siyaset 

Vizeler 2020’de

Kosova Karadağ sınır anlaşması bu hafta da yetersiz oy nedeni ile meclis gündemine getirilmedi. 

Kosova Meclisinin Kosova Karadağ sınır anlaşmasını onaylanması için düzenlenen meclis oturumlarında yeterli oyu alamaması ve oturumların sürekli olarak ertelenmesi Avrupa Birliği (AB) uzmanları tarafından olumlu karşılanmıyor. AB uzmanlarına göre, sınır anlaşmasının Mart ayı içerisinde onaylanmaması halinde Kosova’nın beklediği vize serbestliği 2020 yılına ertelenecektir.  Görüşler, Kosova kurumlarının vize serbestliğinin sağlanması adına gerekli şartların yerine getirilmesinde geç kalındığı, gelecek hafta içerisinde sınır anlaşması onaylanırsa yıl sonuna kadar vize muafiyetinin gerçekleşeceği yönünde. Ancak vize muafiyetinin sağlanması sadece sınır anlaşmasının onaylanmasıyla ilgili değil, Avrupa Birliği’nin bir diğer önemli kriteri yolsuzluğun önlenmesi ve bu kriterlerin AB Komisyonu ve AB Parlamentosu’ndan geçtikten sonra yerine getirilmiş sayılacağı  bildirildi.

Anlaşma için Sırp oylarının olumlu yönde olacağını düşünen iktidara, Sırp listesi kendilerinin Sırp çıkarlarını koruma ilkelerine sahip olduklarını Kosova Karadağ anlaşmasının kendilerini doğrudan ilgilendiren bir konu olmadığını bu konuyla Arnavut partilerinin ilgilenmeleri gerektiğini ifade ettiler.

Anlaşmanın bu şartları ile ilgili ise muhalefet, Vetevendosje Hareketi (VV) Başkanı Albin Kurti Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj’a mektup yazdı. Halka açık mektup yazan Kurti, sınır anlaşmasının Avrupa Birliği vize serbestliği için tek şart olmadığını bu konuda halkın kandırılmaması gerektiğini ifade etti. Vize serbestliği için Sırbistan ile sınır çizgisinin çizilmesi ve AB için en önemlisi olan yolsuzlukla mücadele konuları için somut adımların atılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca mektubunda sınır anlaşması için izlenmesi gereken Shpejtim Bulliqi’nin önderliğindeki Komisyon raporunun Meclis’te görüşülmesi, başlangıçta sınır anlaşmasının yanı sıra ilk anlaşmaya ilişkin Meclis araştırma sürecinin başlatılması konusundan da bahsetti. Bu mektuba Haradinaj, Kurti’yi çok iyi anladığını bir dönem birlikte anlaşmaya karşı olduklarını fakat ek anlaşma ile Kosova’nın toprak kaybetmeyeceğini ve anlaşmayı VV hareketinin ve hareketten ayrılanların oylaması gerektiğini ifade etti.

 

Toplum

Ölümünün 20. Yılında Jashari anıldı

Kosova’nın savaş kahramanı Adem Jashari ölüm yıl dönümünde unutulmadı.

Kosova’nın UÇK (Kosova Kurtuluş Ordusu) kurucularından olan Adem Jashari 1998 yılında Sırp askerleri tarafından kuşatılan Prekaz köyünde  evinde ailesi ile birlikte öldürüldü.  Adem Jashari hayatı boyunca Sırp güçlerine  karşı eylemlerde yer aldı ve  Kosova’nın bağımsızlığı için mücadele etti. O dönemlerde günümüzün Kosova Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı ile Sırp birliklerine karşı mücadele vermiş olan Jashari ölümünün 20. Yılında anıldı.

Törene  savaş dönemi arkadaşı günümüzün Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaqi ve Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj mezarına çelenk koydu. Thaqi, tüm milletin böyle bir komutanla gurur duymaları gerektiğini ifade etti. Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanı Shyqiri Bytyqi kararı ile de eğitimde ilk derste  UÇK komutanı Adem Jashari anlatıldı.

 

Askeri kamptan eğitim merkezine

Alman KFOR Güçlerinin Prizren’den yıl sonunda ayrılmasının ardından kışlanın dönüştürme projesi imzalandı. Proje İnovasyon ve Eğitim merkezine dönüştürülecektir.

Almanya’nin Priştine  Büyükelçisi Christian Heldt ile Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj arasında 05.03.2018 tarihinde Kosova’nın Prizren kentindeki Alman KFOR güçlerinin yıl sonunda boşaltacakları kışlanın ‘’İnovasyon ve Eğitim Parkı’na’’ dönüştürülmesi mutabakat anlaşması imzalandı. Alanın 99 yıllığına Almanlar tarafından yönetilecek olup sosyal – ekonomik ile bilim açısından kalkınma merkezi olması planlanmaktadır. Haradinaj, Almanya’nın bu büyük yatırımının, Kosova’da ki gençlerin profesyonel eğitimi, bilim gelişimi, girişimcilik ve Kosova  ekonomisi için benzersiz bir fırsat olarak değerlendirdi.

Ülkenin ilerlemesini sağlayacak olan İnovasyon ve Eğitim Parkı’nın Kosova insanlarının mesleki beceri kazanması yönünde de büyük bir değeri olacağına işaret eden Başbakan Haradinaj, Kosova- Alman Eğitim Parkı’nın, iki ülke arasındaki dostluğun da nişanesi olacağını kaydetti.

Bu yatırım için Prizren Belediye Başkanı Mytaher Haskuka, Prizren’in gelişimi için çok iyi bir fırsat olarak değerlendirirken alanın korunması ve geliştirilmesi, Almanya ile dostluğumuza hizmet edecektir ifadelerini kullandı.

 

Öğrencilerden Protesto

Priştine Üniversitesinde öğrenim gören bir grup öğrenci Karadağ ile sınır anlaşmasının onaylanması için protesto düzenledi. Priştine Hükümet binasının önünde toplanan öğrencilerin ellerinde “İzolasyonu Durdur”, “Kosova Avrupa’nın siyah noktası” ve bunun gibi pankartalar bulundu. Herhangi bir siyasi partiyle bağları olmadığını belirten öğrenciler, verilmek istenen mesajın hükümet ve milletvekillerine varıncaya kadar protesto etmeye devam edeceklerini, temsilciler kendi çıkarlarına değil Kosova halkının çıkarlarına yönelik hareket etmelidirler açıklaması yaparak milletvekillerini Sınır Anlaşmasını onaylamaya davet ettiler.

 

8 Mart Prizren’de Yürüyüş İle Kutlandı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü dolayısıyla çeşitli şehirlerde birçok etkinlik düzenlendi. Geçen sene kurulan FemAktiv, 8 Mart gününü Prizren’de bir yürüyüş düzenleyerek kutladı.

Geçen sene kurulan FemAktiv, bu sene 8 Mart Emekçi kadınlar günü dolayısıyla bir yürüyüş düzenledi. Tatmin edici bir kalabalığın toplandığı yürüyüş, Prizren Şadırvan meydanından başladı. Şadırvan meydanından Prizren İl Mahkemesi’ ne kadar yapılan yürüyüşün sloganı “Kadın cinayetleri siyasidir” idi. 2017 yılı içerisinde şiddet görüp katledilen kadınlar için yas olarak siyah kıyafetlerle yürüyüş düzenlendi.

Yürüyüşe farklı etnik ve dini gruplardan çok sayıda kişi katılırken, pankartların 4 dilde (Arnavutça, Türkçe, Boşnakça, Romca) yazıldığı görüldü.

Prizren Belediye Başkanı Mytaher Haskuka, Prizren Belediye Meclis Başkanı Artan Abrashi’nin de katıldığı yürüyüş için Emniyet Müdürlüğü güvenlik önlemleri aldı.

FemAktiv aktivistlerinden Feray Derviş ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, Femaktiv olarak bu sene adli kurumlardan, aile içi şiddet rakamlarını talep ettiklerini ve bu veriler ulaştıklarını belirtti. Derviş açıklamasında, “Her sene bu rakamlar artıyor. Bu artış, kadınlara düzenlenen şiddetin arttığını değil, adli kurumlara bunu bildirme güvenini hisseden kadınların sayısının arttığını gösteriyor” ifadesini kullandı.

Derviş açıklamasının sonunda Femaktiv olarak, toplumun her kesimini işbirliğine davet ettiklerini belirtti.

 

Editorial

Emekçi Kadının Günü

Paradigma

Eğer bir kadına doğru ayakkabıları verirseniz dünyayı fethedebilir.- Marlyn Monroe

Evet, kadına gerekli olan doğru bir çift ayakkabı verebilirseniz yapamayacağı, elde edemeyeceği hiçbir şey yoktur. Var oluşundan bu yana başkaları tarafından belirli kalıplara konulmuş, birileri tarafından sınır çizgileri çekilmiş, diğerleri tarafından da “kader” denen alın yazısının yazılıp yaşamaya terk edilmiş” kadın”. Havva’nın yasak elmayı yemesinden günümüze yüzyıllar geçmesine, zamanın su gibi akıp gitmesine, modernleşen dünyamızda çok şeyin değişmesine, neredeyse tatilimizi Ay’da mı yapalım? Sorusunu sorabilecek zamana gelmemize rağmen kadının çilesi bitmek bilmedi.

Günün anlam ve önemine özel hazırlanan yazımızda, 8 Mart’ın tarihi sürecine değinerek bu özel günün var olmasında büyük payları geçen emekçi kadınlarımızı hatırlatmamak olmaz.

1857 yıllarında New York’da bulunan bir tekstil fabrikasında ağır iş koşulları ve düşük ücret sebebiyle kadın işçiler tarafından başlatılan grevler tam anlamıyla bir kadın dayanışmasını oluşturdu. 25 Mart 1911 yılında Triangle Gömlek fabrikasında meydana gelen devasa yangında 129 kadın yaşamını yitirdi. İş çıkışlarını kontrol edebilmek ve hırsızlıkları önlemek için asansör sayısının bire indirilmesi ve yangın merdiven kapılarının kilitli olması yangında ölenlerin sayısının artmasına sebep olduğu düşünülüyor. İşçilerin hangi şartlar altında çalıştığının ortaya çıkması kamuoyunun büyük tepkiler vermesine sebep oldu. Almanya Sosyal Demokrat Partisi öncülerinden Clara Zetkin tarafından 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak anılması önerildi ve Birleşmiş Milletler tarafından öneri kabul edildi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün var olma sebebinin bu kadar acı olaylara dayanması bu günün bir kutlama mı yoksa bir mücadele ve hak arayışı günü olarak mı algılanması gerektiğinin sorguluyor.

Yurdumuzda 8 Mart çeşitli etkinlikler, kalabalık matineler ve bolca hediyelerle kutlanıyor. Küresel sermaye çarkının daha hızlı dönmesini kendisine vazife edinmiş kapitalist sistem de kendisine düşen görevi yerine getirerek bu değerli günün çok farklı şekillerde anılmasına sebebiyet veriyor. Yaşadığımız yüzyılda insanoğlunun tüketim çılgınlığını da düşünürsek günün asıl anlam ve öneminden çıkıp farklı anlamlar yüklenmesine şaşırmamak gerekiyor.

19 Kasım tarihi 8 Mart tarihi kadar bir anlam ifade etmese de Birleşmiş Milleler tarafından desteklenen Uluslararası Erkekler Günü olarak biliniyor. İnternete girip 19 Kasım gününü taradığınızda bu günün asıl amacı toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılığa dikkat çekmek olması her ne kadar kulağa trajik komik gelse de asılında hem kadınlar hem de erkekler için varılması istenen nokta olarak görülmeli.

Etrafınızdaki kadınlara iyi bakın, şartları ne olursa olsun yaşadığımız dünyada hepsi var olma mücadelesi içindeler. Bu özel günün tüm kadınlara umut getirmesi dileğiyle.

Doğru ayakkabıları seçip kendi dünyanızı fethetmekten vazgeçmeyin…

Analiz

Kripto para nedir?

Sezer Hoti

Kosova Merkez Bankası yürütme kurulu 28 Şubat 2018 tarihinde yapmış oldukları toplantı sonucunda, sanal para ile ilgili düzenleyici zorlukları  değerlendiren ve bunları ele alan bir organ oluşturduğunu duyurdu.

Peki diğer ülkelerin Merkez bankalarının sanal para ile ilgili görüşleri nelerdir?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) başkanı Murat Çetinkaya Kasım 2017’de yapmış olduğu bir açıklamada, iyi tasarlanması durumunda dijital para birimlerinin finansal istikrara katkıda bulunabileceğini ve konuyla ilgili bir çalışma grubunun oluşturulduğunu belirtmişti. Ayrıca sanal para arzının fiyat istikrarı ve para politikası geçişi konusunda Merkez bankaları için yeni bir risk oluşturduğunu belirtmişti.

ABD Merkez Bankası (FED), ilk günlerinden bu yana kripto paraları yakından takip eden FED, söz konusu sanal paralara sıcak bakmazken Merkez Bankası tarafından oluşturulan sanal para biriminin ‘’anlamlı’’ olacağını belirtmektedirler.

27 üyeli Avrupa Birliği Merkez Bankası ise, sanal para birimlerinin tehlikeli olduğunu belirten açıklamalar yapmakta. Avrupa Birliği Merkez Bankası başkanı yardımcısı Vitor Constancio Eylül 2017 yılında yapmış olduğu açıklamada, sanal para birimlerinin bir para birimi olmadığını ve 17. Yüzyıldaki ‘’lale’’ balonu gibi olduğunu belirtmektedir.

Peki sanal para nedir, neden çoğu ülke sanal paraya karşı veya kendi sanal parasını oluşturma isteğinde?

2009 yılında Satoshi Nakamoto adındaki bir kişi veya bir grup (hala kim veya kimler olduğu bilinmemektedir) yayımladığı Bitcoin makalesinde kripto paraların nasıl işleyeceğini bilimsel olarak ortaya koydu.

Satoshi yayımlamış olduğu bu makalesinde Bitcoin’i ‘’Eşten Eşe Elektronik Nakit Sistemi’’ (P2P)  olarak tanımlamakta. Bitcoin tamamen dijital paralarla yeni bir ödeme sistemi olan uzlaşma ağı olarak görülmekte. Normal paralar gibi üçüncü bir kişiye gerek duymadan veya merkezi sunucuya ihtiyaç duyulmadan kredi kartı gibi işlemlerin aksine, tüm Bitcoin işlemleri eşten eşe ve çok kısa bir zaman içerisinde gerçekleşmekte. Yani aracı kuruluşlar olmadan, merkezi bir sisteme bağlı kalmadan, merkezsiz dağıtık bir sistem ile bu işlemi çok kısa bir süre içerisinde tamamlamakta.

Mevcut düzeni tehdit eden bir şey mi? Yoksa bizleri korumak için mi Merkez bankaları, bankalar, devletler Bitcoin’e bu kadar karşı çıkıyor?

Aslında bunun cevabı şu; Tarih boyunca para basma tekeli devletlerin elinde olmuş. Bitcoin bu tekeli devletlerin elinden alabilir. Bu yüzden devletler, merkez bankaları, bankalar kendilerini tehdit altında hissediyorlar.

Basit olarak baktığımızda, devletlerin ekonomilerini yönetmeleri için iki yöntemi var. Biri mali politikalar diğeri ise para politikaları. Devletler ekonomilerini yönetmeleri için bu iki politikadan yararlanırlar. Ve Bitcoin’in ortaya çıkmasıyla bu yöntemlerden biri yani para politikası tehdit altında olmuş oluyor.  Bu yüzden, şu anda birçok Merkez Bankası kendi kripto paralarını çıkarmayı düşünüyorlar. Estonya Merkez Bankası ise kendi kripto parasının (ES coin) hazırlıklarını ilerlettiğini bildirdi.

Aslında devletler kendi kripto paralarına karşı değiller, karşı oldukları özel sektörün çıkardığı kripto paralar. Avrupa Birliği Merkez Bankası başkanı yardımcısının da dediği gibi 17. Yüzyıldaki lale balonu gibi de olabilir, devrim niteliğinde de olabilir. Asıl önemli olan bu kripto paraların arkasındaki teknoloji yani ‘’Blockchain’’. Bazı uzmanlar ise sanayi devrimi gibi blockchain’i de Blockchain devrimi olarak görmekte.

Peki Blokchain teknolojisi nedir?

Blockchain (Blokzinciri), herhangi bir merkezi otorite (devlet, şirket v.b) olmadan, sadece sisteme katılan kullanıcılar tarafından kontrol edilen çoklu bilgisayar sisteminde birebir aynı kopyaların tutulduğu küresel bir işlem defteridir. Bu defter dijital, dağıtık, sıralı, zaman damgalı ve şifrelenmiş işlemleri takip etmeyi sağlamaktadır.

Blockchain teknolojisini yalnızca kripto paralarla ilişkilendirmek doğru olmayacaktır. Bu teknoloji bankacılık, dijital kimlik, ödeme sistemleri, oy verme, sağlık sektörü, akıllı sözleşmeler, tapu kayıtları ve sermaye finansmanı gibi alanlarda başta olmak üzere birçok alanda yüksek güvenli bir sistem olarak kullanılabilir.

Gelecekte Bitcoin, insanoğlunun hayatında olacak mı kesin değil, ama kesin olan Gelecekte insanoğlunun hayatı Blockchain ile şekillenecek.

Non – editorial page

 

Non-editorial page, herhangi bir otorite tarafından denetlenmemiş ama insanın kişisel haklarına, şeref ve haysiyetine herhangi bir saldırıda bulunmamasını ilke edinmiş, eleştiri maksatlı, Paradigma’nın hem genel tutum ve görüşlerinin hem de söyleminden  bağımsız olarak ifade edilen ve her çeşit kaynağa açık olan bazen nükteli bir şiir, bazen hiçbir şey, bazen bir imla işareti, bazen bir karikatür, vinyet, karakalem karalaması ya da eleştirel bir yazı olarak vuku bulan sayfadır. Keyifli okumalar dileriz.

Künye: Haftaya Bakış Bülteni, Paradigma’nın haftalık haber bültenidir.

Editörler: Esin Muzbeg, Bengi Muzbeg

Koordinatör: Esra Baykuş

Katkı sağlayanlar: Sezer Hoti, Furkan Fuşa

 

 Bu haber bülteni Paradigma Araştırma Merkezi tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynak gösterilerek çoğaltılabilir, dağıtılabilir ve alıntı yapılabilir.
www.paradigmarc.org

Son Yazılar Paradigma (Tüm yazılar)

LEAVE A REPLY