Haftaya Bakış – Haber Bülteni

0
566

HABER BÜLTENİ

12.02.2018

Manşet

Kosova – Karadağ Sınır Anlaşması

Kosova’nın vize serbestliğini alabilmesi için Karadağ ile sınır anlaşmasını yapması ön şart olarak öne sürülüyor. Hükümet düşüren bu anlaşma meselesi yeni bir krizin veya çözümün habercisi…

Kosova,  Batı Balkan ülkeleri arasında  Avrupa Birliği (AB) ülkelerine vize serbestliğinden istifade edemeyen tek ülke konumunda… Kosova için vize serbestliğinin yolu ise Karadağ ile sınır anlaşmasının onaylanması  ön koşuluna bağlanmış bulunuyor.

2015 yılında Avusturya’nın başkenti Viyana’da Kosova ve Karadağ sınır anlaşması müzakerelerin ardından anlaşma dönemin Kosova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı bugünün Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ve İçişleri Bakanı Skender Hyseni ile Karadağ Başbakan Yardımcısı ile Dışişleri Bakanı İgor Lukşiç ve İçişleri Bakanı Raşko Konyeviç tarafından imzalandı. İmza töreninde dönemin Kosova Başbakanı İsa Mustafa, Karadağ Cumhurbaşkanı Filip Vuyanoviç ve Avusturya Dışişleri Bakanı Sebaztian Kurz hazır bulundu.

Sınır çizgisinin belirlenmesi için kurulan bir komisyon 1940 yılından günümüze kadarki harita ve kadastro verilerini inceledi. ABD’nin Priştine Büyükelçiliği, sınır çizgisinin belirlenmesi hususunda kurulan Komisyonun ilgili verileri inceledikten sonra 1974 yılı Yugoslavya Anayasasının esas olarak alındığını ve bununla ilgili kadastro verilerinin bölgeye ayrılmış belediyeler yönetimi sınırlarını belirlediği sonucuna vararak bu ilkelerin esas alınmasını uygun gördüklerini açıkladı.

Anlaşmanın imzalanmasının ardından konu onaylanmak üzere Kosova Meclisinde gündeme taşındı. Muhalefet her zaman Karadağ ile sınır anlaşmasına karşı, iktidar ise anlaşmayı oylamaya hazırdı. PDK ile LDK’dan oluşan koalisyon hükümetinin, mecliste Kosova ile Karadağ arasındaki Sınır Anlaşmasını onaylamak için yeterli oy oranın sahip olmaması farklı sorunları ortaya çıkardı. Meclisten geçemeyen sınır anlaşması hükümetin fes edilmesine ve yeniden seçimlerin yapılmasına kadar gidildi. Yeni seçilen hükümette ise sınır anlaşması için yeniden komisyon kurulması ve sınırların tekrar belirlenmesi üzerine çalışmalar yürütüldü.

Kosova’nın AB sürecinde öne sürülen en önemli şartlardan biri olan sınır anlaşması Kosova meclisinde halen onaylanamadı.

Diğer taraftan 4 Şubat akşamı Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Behgjet Pacolli’nin Ayvali’deki evinde Başbakan yardımcılarından biri olan Fatmir Limaj ‘ın katılmadığı Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ve Meclis Başkanı Kadri Veseli’nin de dahil olduğu Kosova Hükümeti kabinesi

akşam yemeğinde biraraya geldi. Yayınlanan fotoğrafın ardından yapılan açıklamalarda gayri resmi bir yemek olduğu ve sınır anlaşması konularının konuşulmadığı belirtilse de liderleri buluşturan yemekte Karadağ Sınır Anlaşması’nın görüşüldüğü ve onaylanması konusunda uzlaşmaya varıldığı iddiaları ortaya atıldı.

Önümüzdeki günlerde Karadağ Başbakanı Duşko Markoviç’in yapacağı Kosova ziyaretinde sınır anlaşması nasıl bir süreci  izleneceği en önemli konular arasında.

Hafta içinde Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker tarafından yapılan açıklamada Avrupa Birliği’ne (AB) üye olmak isteyen ülkelerin sınır anlaşmalarına varılmadan AB’ye üye olamayacaklarını bildirdi. Junker; “AB’ye kabulden önce bu problemin çözülmesi gerek, aksi halde AB’ye kabul yok” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Sırbistan ve Karadağ’ın üyelik koşullarının tamamlaması halinde 2025’de Avrupa Birliği’ne üye olabileceği vurgulandı.

Siyaset 

VV, Başarının Bölünmesi

Bengi Muzbeg

11 Haziran 2017 tarihinde düzenlenen Erken Genel Seçimlerde Vetevendosje Hareketi (VV) büyük bir çıkış yakalamış ve seçimleri %27,49 oy oranı ile ikinci sırada tamamlamıştı. Ancak genel algı VV’nin bu seçimlerin kesin galibi olduğu yönünde idi. Çünkü başını Kosova Demokratik Partisi (PDK) Kosova’nın Geleceği İttifakı (AAK) ve Nisma’nın çektiği koalisyon içinde Hrıstiyan Demokratlardan, Muhafazakar Müslümanlara ve Ballist Milliyetçilere kadar geniş bir yelpazede yer alan irili ufaklı toplam 11 partiden oluşmaktaydı. Kısa adı ile PAN Koalisyonu seçimleri %33,74 oy oranı ile tamamladı. VV ilk defa yakaladığı bu seçim başarısı sonucunda Kosova Parlamentosu’nda 32 milletvekili ile temsil etme gücünü elde etti.

PAN Koalisyonu, hassas aritmetik hesapları sonucu (çok sayıda görev dağılımı da yaparak)  güçlü ve istikrarlı olmadığı her tavrından belli olan bir hükümet oluşturmayı başarabildi.

Kasım 2017’de düzenlenen yerel seçimlerde ise başkent Priştine’nin yanı sıra Prizren Belediye Başkanlığı’nı da kazanan VV, iktidar partisini sadece küçük belediyelere sıkıştırma stratejisinde başarılı oldu. PDK’nın kazanmak için çok çaba harcadığı Prizren’de, şehirli bir adayla yarışan Vetevendosje Hareketi; şehirlilerin yanı sıra, önceki yönetime küsmüş olanların tepki oylarını ve azınlık toplulukları oylarının büyük çoğunluğunu da almayı başarabildi.

Bölgesel olmayan bir parti olarak VV, savunduğu değerler ve içinde bulundurduğu eğitimli aktörlerle Kosova’nın yeni imajını oluşturmaya başlamıştı. Ancak sosyal demokrat, liberal söylemlerin yanı sıra aşırı milliyetçi söylemler, şiddet eylemleri dahil çeşitli protesto yöntemleri bu partinin de içinde farklı fraksiyonların olduğunu teyit eder nitelikteydi. Karşı tarafta daha büyük bir rakip olduğu müddetçe kenetlenen grupların, güçlenince dağılmaya başlaması, sosyal bilimlerle uğraşanların çeşitli vesilelerle tanık olduğu bir realiteyi oluşturur.

VV içindeki farklı tutumların ortaya dökülmesine vesile olan mesajlaşmalar Kosova siyasetinde yeni bir süreci başlattı. İlk başta sosyal medya üzerinden, daha sonra aktivistler ve basın-yayın organları üzerinden gerçekleşen atışmalar bazı önemli aktörlerin istifa etmesine sebep oldu.

Eski Organizasyondan Sorumlu Parti Sekreteri Dardan Molliqaj’ın istifası ile başlayan süreç, Başkan Visar Ymeri, Başkan Yardımcısı Dardan Sejdiu, Aida Derguti ve Dukagjin Gorani gibi önemli isimlerin istifaları takip etti. Geçtiğimiz hafta yayınlanan bültenimizde de yer alan haberde görüldüğü üzere istifa edenler yeni bir Parlamento Grubu oluşturmak için başvurularını gerçekleştirdi.

Basında yer alan haberlere bakıldığında, iki kanattan da önemli aktörler şu anda kendilerine yakın çevreleri konsolide etmeye çalışıyor. Şu ana kadar VV’den istifa etmeyen Priştine Belediye Başkanı Shpend Ahmeti bu konudaki soruları cevaplamak istemiyor.

Son olarak kendisine yöneltilen sorulara, “Başka bir vesile dolayısıyla burada toplandık, misafirime saygısızlık olur” tarzındaki cevapları henüz bu konuya cevap vermek istemediğinin kanıtlıyor. Geçtiğimiz Salı günü, istifacılardan Dardan Sejdiu ile beraber Prizren Belediye Başkanı Mytaher Haskuka’yı ziyaret etmesi, Ahmeti’nin de kararını verdiği ve diğer aktörleri ikna etme çabasında oldukları yönünde yorumlara sebep oldu. Hemen akabinde Çarşamba günü ise Lumbardhi’de düzenlenen Algiers konserine VV’nin yeni Başkanı Albin Kurti’in Mytaher Haskuka ile birlikte gelmesi, çevrelerin konsolide edilmesinde ağır bir rekabet yaşandığı tahminlerini ortaya çıkarıyor.

VV’den ilk olarak istifa eden Dardan Molliqaj, 24 Ocak 2018 tarihinde KTV’nin Rubikon programında yaptığı açıklamalarda parti içi sıkıntıları açığa vurdu. İfade özgürlüğünün olmadığını belirten Molliqaj, Kurti’nin kendisini rakip olarak gördüğünü, halbuki böyle bir girişiminin olmadığını ifade etti. https://www.youtube.com/watch?v=YzeIJCXqwsU linkinden izleyebileceğin programda Molliqaj siyaset yapma ediminden, protesto yöntemlerini, parti içi disiplinden, ifade özgürlüğüne kadar çok sayıda sorunun mevcut olduğundan bahsetti. VV’nin kuruluş aşamasında yer alan Shkelzen Gashi’nin Kosovo 2.0’ya Temmuz 2017’de verdiği bir röportajda VV’den neden ayrıldınız sorusuna verdiği cevap bugünkü sorunun daha önce de mevcut olduğunu ortaya koyuyor. Gashi VV’den ayrılma sebebini şöyle açıklıyor. “VV bir hareket veya bir partiden çok özel bir girişim görünümünde. Daha sonra, liderin kültleştirilmesi; ki başta biz lidersiz bir hareket kurmayı düşünmüştük. Yine bunlar arasında karşıt düşüncelere tahammülün olmaması ve hesap verilebilirliğin sağlanamaması ve saire ve saire”. Metnin tamamı için: http://kosovotwopointzero.com/shkelzen-gashi-nese-vv-vjen-ne-pushtet-ndoshta-vetem-kurti-te-mbetet-pakorruptuar/

VV’de Albin Kurti’nin liderliğinin gücü tartışma götürmez. Ancak istifa edenlerin de önemli bir kitleye hitap ettiğini ve oy sıralamasnda yükseklerde olduklarını unutmamak gerekiyor. Önümüzdeki günlerde VV’nin gerçekleştirdiği başarı hikayesinin nasıl bir seyir izleyeceğini takip etmeye devam edeceğiz.

 

Priştine Belediyesi’nde Türk Temsilci

05.02.2018 – Priştine Belediyesi Azınlıklar Ofisi Daire Başkanlığı tarafından Priştine Türkleri’nin temsilcisi olarak Oktay Kurteş seçildi. Kureş ikinci dönem Azınlıklar Ofisinde temsilci olarak görevine devam edecek.

 

Prizren Belediyesi Yeni Meclis Üyeleri Yemin Etti

05.02.2018 – Prizren Belediyesi Meclis Üyeleri Ertan Simitçi (Ekonomi ve Maliye Müdürü) ve Sevil Liman Kazaz’ın (Turizm ve Kalkınma Müdürü) Müdür olarak atanmasıyla, Meclis Üyesi olmaya hak kazanan Cengiz Çesko ve Cennet Sayhadi Zuban düzenlenen Meclis oturumunda Türkçe yemin ederek görevlerine resmi olarak başladılar. Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Prizren Şubesi tarafından yapılan basın açıklamasında Meclis çalışmalarında daha etkili olunması adına KDTP ile Vakat arasında 5+ grubunun kurulmasına karar verildiği ve grubun başkanlığını Belediye Meclisi Başkan Vekili Sencar Karamuço’nun yürüteceği açıklaması yapıldı.

 

Üst Düzey Firarda

Amerika Birleşik Devletlerinde geleneksel olarak düzenlenen Sabah Duasına Kosova’dan Cumhurbaşkanı ve Başkanının katılmasını müteakip Meclis Başkanının da Hırvatistan ziyaretinde bulunması devletin temsil krizini ortaya çıkardı. Neyse ki ülkede olağanüstü hiçbir şey olmadı!

Thaqi ve Haradinaj ABD’de!

Her yıl Şubat ayında ABD’de Başkanı tarafından düzenlenen Sabah Duaları törenine dünyanın üst düzey temsilcileri, senatör, Amerikan kongresi temsilcileri, Amerika hükümeti üyeleri ve değişik sanat, kültür ve bilim dünyasından değişik kişiler  katılmaktadır. Bu davete bu yıl da Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi davet edildi. Thaçi ile birlikte davete Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj, Dışişleri Bakanı Behgjet Pacolli de katıldı. Ramush Haradinaj’ın ABD ile yaşadığı vize sorunu bu şekilde ortadan kalkmış oldu.

Veseli Hırvatistan’ı Ziyaret Etti

06.02.2018 – Kosova Cumhuriyeti Meclis Başkanı Kadri Veseli Hırvatistan’a resmi ziyarette bulundu. Hırvatistan Meclis Başkanı Gordan Jandrokoviç  ile resmi temaslarda bulunan Veseli iki ülke arasında Parlamentolar arası olası işbirliklerini ele aldı.  Aynı zamandan Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic ile de temaslarda bulunan Veseli  Kosova ve Hırvatistan Cumhuriyetleri arasında siyasi ve ekonomik işbirlikleri konularını ele aldı.

Ancak bu üst düzey katılımlar devlet temsili krizini de yarattı.  Devlet Protokolü Yasası’nın 19. Maddesine göre, devlet yetkililerinden Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Meclis Başkanı aynı anda yurtdışında bulunamayacağını belirtiyor. Ancak Cumhurbaşkanı Hashim Thaqi ile Başbakan Rramush Haradinaj’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde resmi temaslarda, Meclis Başkanı Kadri Veseli’nin Hırvatistan’da olması liderlerin kendi aralarında koordinasyon sağlayamadıkları olarak yorumlanmasına neden oldu.

 

BMGK’de Gündem Kosova

07.02.2018 – Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından New York’da Kosova için oturum düzenlenecek. Oturumda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guteres tarafından hazırlanan ve 16 Ekim 2017-16 Ocak 2018 dönemini kapsayan UNMIK raporu görüşülecek. Raporda aynı zamanda kısa süre önce Kosova’nın kuzeyinde suikasta uğrayarak hayatını kaybeden Sırp lider Oliver Ivanoviç’in öldürülmesinin Kosova ve Uluslararası toplumda şok etkisi yarattığı yer almakta. Oturumda Sırbistan’ı Dışişleri Bakanı Ivıca Daçiç temsil edecek.

 

Toplum

Kosova Türk Dernekler Federasyonu

2017’de Kosova Demokratik Türk Partisi Milletvekilleri tarafından çalışmaları başlatılan  Kosova Türk Dernekler Federasyonu 03 Şubat 2018 tarihinde Kosova Türk Toplumu’nun en köklü sivil toplum kuruluşu olan “Doğru Yol” Türk Kültür Sanat Derneği  binasında bir araya gelen 14 Türk derneği (Doğru Yol Türk Kültür Sanat Derneği, Kosova Türk Aydınlar Ocağı, Kosova Türk Sanatçılar Derneği, Sanatla Uyanma Festivali Derneği, Rumeli Türk Tiyatro Sanatçıları Derneği, Filizler Türk Kültür Sanat Derneği, Kosova Türk Yazarlar Birliği, Alternatif Bilim, Kültür ve Spor Derneği, FC PrizrenSpor, Sağlıkçılar Derneği –, TÜSİD Foto Video AP, İlkem Bilim Kültür ve Eğitim Merkezi, Orkide Kadınlar Derneği, Kosova Dostluk, Kültür Sanat Derneği) tarafından kuruldu.
Deklarasyonun okunduğu ve kurucu sözleşmenin imzalandığı toplantıda, federasyonun kurulmasına ön ayak olan Kosova Meclisi Başkan vekili Müferra Şinik ve milletvekili Fikrim Damka söz alarak bundan sonraki süreçte de federasyona her türlü desteği vermeye devam edeceklerini dile getirdiler.

 

Kosova Kış Olimpiyatlarında

9-25 Şubat tarihlerinde  Güney Kore’de düzenlenecek olan “Pyeong Chang 2018” Kış Olimpiyat Oyunlarında Kosova’yı kayakçı Albin Tahiri temsil edecek. Kosova bayrağı tarihinde  ilk defa dalgalandığı kış olimpiyatları açılışına Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi de katılacak Kış olimpiyatlarına dünyanın birçok ülkesinden sporcu katılacak.

 

Ve diğer, beynelmilel

AB’nin Batı Balkanlar Stratejisi

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Strazburg’da düzenledikleri basın toplantısında, AB Komisyonu’nun Batı Balkanlara dair genişleme politikasını açıkladı.

Mogherini, Batı Balkanların coğrafyası Avrupa’nın bir parçası ve AB üyeleri ile aynı kültürel tarihe sahip olduğunu belirterek, 2025 tarihini gerçekçi bir perspektif olarak değerlendirdi.

Gelecek aylarda atılacak birçok adımın olduğunu bildiren Mogherini, AB’nin 27 üye ile sınırlı olması gibi bir zorunluluğun bulunmadığını ve birliğin geleceğine yönelik bir seçim olacağını ifade etti. Mogherini, Batı Balkan ülkelerini AB’ye kısa bir zamanda dahil etmek istediklerini söyledi.

Sırbistan ve Kosova arasındaki müzakerelerde yeni bir döneme girildiğini belirten Mogherini, 2019 sonuna kadar olumlu bir sonuç alınacağını umduğunu ifade etti. Ülkelerin üyeliğe kabul edilebilmeleri için birbirleriyle olan sorunlarını çözmeleri gerektiği vurguladı. AB üyeliğine hazırlanması amacıyla 6 önemli inisiyatifin belirlendiğini kaydeden Hahn, bunları hukukun üstünlüğünü güçlendirmek, güvenlik ve göçmenler, sosyo-ekonomik gelişme, ulaşım ve enerji ağlarının geliştirilmesi, bilişim alanında yenilikler ve uzlaşı ile iyi komşuluk ilişkilerinin desteklenmesi olarak sıraladı.

Bu açıklamanın ardında Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi bu konuda AB’nin sunduğu belgelerde ne yazık ki bölgedeki tüm ülkeler için kapsayıcı ve eşit üyelik perspektifi sunamadığı söyledi. Özellikle bu strateji Kosova’nın AB üyeliğine açıklık getirmekte de başarısız oldu. Kosova’ya yönelik bu davranışın beş AB ülkesinin (Romanya, Slovakya, İspanya, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) tanınmaması sonucu olduğunu ifade etti. Thaqi Kosova’nın umutsuzluğa kapılmayacağını daha fazla özveri ile çalışacağını gerekli Avrupa reformlarını uygulayarak AB’nin arabuluculuk yaptığı Sırbistan ile diyalog sürecini kapatmak, Kosova vatandaşları için vizesiz seyahat imkânı sağlayan Karadağ sınırındaki anlaşmayı onaylayarak durumunu acilen üstesinden gelmesi gerektiğini vurguladı.

 

Editorial

Görünenin Ötesi

Esin Muzbeg

Kürt müziği asla yasaklanamaz. Aksi halde Eşkıya’nın Keje’ye olan aşkı anlatılamaz; “Gelin damadın yüreğidir” diyen türküdeki Gönül Yarası asla kapanmaz. Örnekler çoğaltılabilir ama yukarıdaki sözleri anlamak için Yavuz Turgul’un 1996 yapımı Eşkıya ve 2005 yapımı Gönül Yarası filmlerine bakmak yeterli olacaktır. Bu Kürt ezgileri sadece Kürtlerin ve Türklerin değil, o coğrafyada yaşayan envaiçeşit halkın ve bir o kadar kültürel veya dini topluluğun duygularına tercümandır. Sadece onların mı; hayır binlerce kilometre uzakta yaşayan bizlerin de… Biz derken, Kosovalı Türklerin de, Arnavutların da, Boşnakların da, Romanların da hatta Balkanlarda yaşayan envaiçeşit diğer halkların da yüreklerini paralayacak bir kuvvete sahiptir.

Bir Kürt ezgisi nasıl yasaklanamaz ise bu ezginin arkasına paketlenmiş suni ideolojik bir amaç da eklenti yapılamaz. Hele bu eklentiler bir terör örgütü ile bağlantılı veya bizzat onun parçası ise… Çünkü bazı ideolojiler ve bunların eylem planları bir takım beyaz gömlekli ve de kravatlı katil adamlar tarafından masa başında üretilirken, bunların sahaya yansımalarında kardeşin kardeşi öldürdüğü katliamlara dönüştüğünü tarihin tekerrüründe defalarca gördük. Artık ölmek istemiyoruz.

Yukarıda bahsettiğimiz ve yüreklerimizi paralayan ezgileri barındıran filmler sahneye konmadan yıllar önce, bölgede uygulanacak bir senaryonun yazımını masa başında gerçekleştiren Samuel Huntington denilen beyaz gömlekli ve kravatlı ve de stratejist ünvanlı bu zatın Foreign Affairs dergisinin Yaz 1993 sayısında “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi yayınlanmıştı. Bu makalede Huntington özetle diyordu ki, Fransız ihtilaline kadar ki dönemde krallar ve prensler arasında çatışmalar yaşanmıştı, ondan sonra milletler arası çatışmalar meydana geldi, Bolşevik devrimiyle ideolojiler arasında çatışmalar oldu, soğuk savaşın sonra ermesinin ardından ortaya çıkan yenidünyada artık medeniyetler arasında çatışmalar olacak. Yeniden milli devletler güçlenecek ve medeniyetlerin sınırlandığı bölgelerde, sınır hatlarında Batı ile Batılı olmayanlar arasında çatışmalar olacak. Yenidünya belli başlı yedi-sekiz (Batı, Konfiçyus, Japon, İslam, Hint, Slav-Ortodoks, Latin Amerika – ve belki Afrika) medeniyet tarafından şekillenecek ve en büyük çatışmalar bu medeniyetlerin birini diğerinden ayıran kültürel fay hatlarında meydana gelecek. Böyle bir senaryo ne kadar kötü olursa olsun, bir süper gücün elinde uygulanmaya konduğu zaman bedeli ağır oluyor ve bizi bu beyaz yakalı kravatlı adamlardan korkutuyor.

Bugün dünyada yaşanan bütün çatışmaların, biz çok anlam veremesek de çok stratejik bir anlamı olmalı, ama biz sadece ve de sade bir birey olan insanlar için o kadar derin saçmalıklar içeriyor ki bizzat benim – bir hiç kimse olan benim – kişisel hayatım bu stratejik savaşların dayanağı olan tezleri çürütmeye yeter, ama gel gör ki böylesine kötü bir senaryo bir süper gücün elinde uygulandığı zaman bedeli ağır olan sonuçlar üretiyor. Ve herkesi korkutuyor. Öcülerden, bobolardan, canavarlardan, vampirlerden, hortlaklardan, dev çıyanlardan, zebanilerden ve hatta Tanrıya sığındıktan sonra büyücülerden ve de şeytanlardan bile bu beyaz yakalı ve de kravatlı adamlardan korktuğumuz kadar korkmadık.

Benim için İsrail askerleri arasında gözleri kapalı Filistinli bir gencin suratına yansıyan korku ne kadar yürek paralayıcı ise, yıllar önce Nazi kamplarından tüten dumanlarda Yahudi annelerin feryatları da vicdanımda aynı karşılığı buluyor. Bugün Yahudi bir kızın dünyaya güvende duyduğu ürkeklikle, Filistinli bir delikanlının korkusu içimde aynı karşılığı buluyor. Biri diğerini ne meşru kılar, ne de yok sayabilir. Hrant Dink, bir hainlik yapıp vurulacağını bildiği güne mi saklamıştı giymeyi delik ayakkabısını; safahat içinde, hiçbir finansal zorluk yaşamadan yayın hayatına devam ettiğini düşünüyorsa birileri Agos gazetesinin, Yeni Dönem Gazetesine yayın yönetmenliği yaptığım zamanlarda sorsunlar bize gazete çıkarmanın zorluğunu.

Kravatlı adamların stratejik hesaplarına dönersek eğer, aynı Huntington, gene Foreign Affairs dergisinin Aralık 1996 sayısında “Batı Tektik ama Evrensel Değildir” makalesinde NATO’nun misyonunun artık değiştiğinin kabul edilmesi gerektiğini ve Türkiye ile Yunanistan’ın NATO ile bağlarının giderek gevşeyeceğini, nihayetinde üyeliklerinin ya sona ereceğini ya da anlamsızlaşacağını öne sürmekteydi.  Bugün bu büyük süper güç, yukarıda kulaklarımıza çınlayan ezgilerin topraklarına tam 4000 TIR silah gönderdiğinin haberleri yer aldı. Eğer bir film senaryosunda, bir silah görünürse mutlaka patlar demekle Alfred Hitchcock haklıysa, 4000 TIR’lık silah da patlayacaktır. Türkiye bu silahların kendisine, ülkesine, akrabalarına ve komşularına en az zarar vermesi için gayret sarf etmektedir. Türkiye’nin NATO’dan uzaklaştığını söyleyen stratejistler yine masa başı kravatlı adamların senaryolarına bakmaları lazım.

Bugün dünya, yeniden aklın gücüne inanarak 20’üncü yüzyılda canavarca işler yapan insanların işbaşında olduğu düzene doğru ilerlerken canavarlardan ve onlara benzer envaiçeşit mahluktan korkmamamızın bir sebebi var. Bu mahluklar hiçbir zaman insanlığa bu kadar zarar vermemişti. Ama nihayetinde dünyada ne yedi medeniyet, ne iki cinsiyet, ne büyük milletler ne de paranın gücü var: dünyada sadece iyiler ve kötüler var.  Şartlar ne iyiyi kötü ne de kötüyü iyi yapar. Neysen osun. Hepsi bu. İyi olasın, değilsen, onu bulasın. Öyle kalasın.

 

Non-editorial

Hava Kirliliğinin Şehir Planlamasına Etkisi

Esra Baykuş

Kosova’da son günlerdeki siyasi gündem çok yoğun. Bu yoğunluğa bir de Priştine’nin hava kirliliği sorunu eklendi. Ve gündem bir anda havaya yöneldi. Hava kirliliği listelerinde Priştine’nin ilk sıraya yerleşmesi liderleri çözüm arayışına itti. Diğer taraftan hava kirliliğine yakında bulunan termik santral filtrelerinin uzun yıllar değiştirilmemesi, ısınmak için evlerde kömürün kullanılması tartışıldı. Ama en büyük suçlu araçlar bulundu. Çünkü bu toplantılar sonucunda sorunun önemli bir kısmının trafikten dolayı olduğu ileri sürüldü.

Priştine’de birkaç gün süren bir uygulama ile merkeze araç sokulmadı.  Nena Tereza’da Grand Hotel’den Priştine Üniversitesi ve Katedrala bağlanan yol ve onu bağlayan ana halterler trafiğe kapatıldı. Siyasiler hava kirliliğine tek çözüm olarak bu uygulamayı başarılı buldu.  Birkaç gün uygulanan bu kısıtlamanın ardından hava kirliliğinin azaldığı açıklandı. Kimileri bunun doğru bir çözüm olduğuna inanırken kimileri de bunun bir deneme olduğunu yeni bir projenin habercisi olduğunu ileri sürdü.

Peki nasıl bir proje? Onu Priştine Belediye Başkanı Shpend Ahmeti açıkladı.  Belediye Başkanı Ahmeti yaptığı açıklamada bu yolların her zaman için kapatılması gerektiğini belirtti. Proje Filoloji Fakültesinden Katedrale doğru park,  ana park yeri ve 6 bisiklet park yeri olarak açıklandı. Yani asıl amaç yayalaştırılmış Nena Tereza meydanın bir nevi devamı ve geliştirilmesi oldu. Gündemi bir hafta boyunca meşgul eden hava kirliliği planlanan bir projeye bağlanmış oldu.  Bu projeyi ileride daha da geliştirmek mümkün tabi. Posta binasının yanında yapılması planlanan cami inşaatı tamamlanınca, yayalaştırma projesi o bölgeye kadar uzatılabilir. Tabi bu projelerin gündemi değiştirecek haberlerle mi yoksa farklı yollarla mı denenmesi  gerektiği ise geriye kalan tartışma sorusu oldu.

 

Künye: Haftaya Bakış Bülteni, Paradigma’nın haftalık haber bültenidir.

Editörler: Esin Muzbeg, Bengi Muzbeg

Koordinatör: Esra Baykuş

Katkı sağlayanlar: Sezer Hoti, Furkan Fuşa

 

 Bu haber bülteni Paradigma Araştırma Merkezi tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynak gösterilerek çoğaltılabilir, dağıtılabilir ve alıntı yapılabilir.
www.paradigmarc.org

Son Yazılar Paradigma (Tüm yazılar)

LEAVE A REPLY