Haftaya Bakış – Haber Bülteni

0
357

HABER BÜLTENİ

05.02.2018

Manşet

TÜMED 10 yaşında

Enis TABAK – Türkiye’nin değişik üniversitelerindeki farklı bölümlerden mezun olan Türk, Arnavut ve Boşnak asıllı gençleri tek çatı altında toplamak maksadıyla 2007 yılında kurulan Türkiye Mezunları Derneği – (TÜMED), kuruluşunun 10’uncu yılını düzenlediği bir geceyle kutladı. Prizren’de 3 Şubat Cumartesi akşamı düzenlenen ‘Tümed 10 yaşında’ mezunların buluşma gecesine; Kosova Kamu Yönetimi Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi Genel Başkanı Mahir Yağcılar, KDTP Milletvekilleri Fikrim Damka ve Müferra Şinik, Prizren Belediyesi Başkanı Mütahir Haskuka, Mamuşa Belediyesi Başkanı Abdülhadi Krasniç, TİKA Kosova Koordinatörü Hasan Burak Ceran, Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Mehmet Ülker, Maarif Vakfı yöneticileri ile Kosova’da KFOR barış gücündeki subayla ile çok sayıda davetli katıldı.

Gece Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden TÜMED kurucularından Mehtap Şimşek Belloda’ya saygı duruşu ve Kosova ile Türkiye Cumhuriyeti Milli marşlarının okunmasıyla başladı. Gecenin açılış konuşmasını yapan TÜMED Başkanı Cengiz Çesko, derneğin kuruluşundan bu yana çok sayıda faaliyete imza attıklarını söyledi. TÜMED olarak Kosova ile Türkiye Cumhuriyeti arasında gönül köprüsü kurduklarını söyleyen Çesko, gönül işi olarak gördükleri bu yolda aynı hızla çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

KDTP Milletvekili Fikrim Damka da, Büyük Öğrenci Projesi kapsamında Kosova’dan Türkiye’ye ilk olarak 1992 yılında öğrencilerin eğitim görmeye gittiklerini ve eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönen bu kişilerin bu gün önemli mevkilerde olduklarını söyledi.

Kosova Kamu Yönetimi Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi Genel Başkanı Mahir Yağcılar da, Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk, Arnavut ve Boşnak ayrımı gözetmeksizin herkese eşit davrandığını ve Türkiye’nin değişik üniversitelerinde Kosovalı öğrencilerin kaliteli eğitim gördüklerini söyledi. Kosovalıların eğitimine yanı sıra Kosova’nın kalkınmasına da destek sunan Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür eden Yağcılar, son dönemde Türkiye’ye burslu giden Türk öğrenci sayısında azalmaya dikkat çekti.

Türkiye mezunlarından olan Prizren Belediyesi Başkanı Mütahir Haskuka da, TÜMED’in bugüne kadar önemli faaliyetler gerçekleştirdiğini söyledi. TÜMED’in kurucu üyeleriyle yapılan bir video gösterimi ardından TÜMED’in 10 yılı pastası kesildi. Gece verilen kokteyle sona erdi.

Siyaset 

NİSMA partisi sosyal demokrat oldu

28 Ocakta toplanan NISMA partisi Genel Kurulu, bu siyasi parti misyonunun sosyal demokrat değerlere dayandığını ileri sürerek  parti isminin de Sosyal Demokrasi  için Başlangıç olarak nitelenebilecek NISMA Socialdemokrate olarak değiştirilmesine karar verdi.

Kosova Demokratik Partisi – PDK’dan kopan kişiler tarafından Fatmir Limaj’ın liderliğinde kurulan Nisma partisi girdiği ilk seçimlerde barajı kıl payı aşarak Meclise girmeyi başardı ancak muhalefette yer aldı. 2017 seçimlerinde ise eski savaşçılar koalisyonu olarak adlandırılan PAN koalisyonuna dahil olarak Parlamentoya giren NISMA, seçim sonrasında ayrı parlamenter grubunu kurdu ve hükümet ortağı olarak iktidarda yer aldı. Bu siyasi partinin kurucularından da biri olan partinin Ulusal Konsey Başkanı Jakup Krasniqi, partinin sosyal demokratik değerlere dayandığını öne sürerek sosyal demokrat kavramının parti adında da yer alması önerdi.

Kosova’da tüzük ve programları gereği gerek iktidarda gerekse muhalefette olan birçok partinin kendini sosyal demokrat olarak tanımlaması ve sosyal değerlere vurgu yaptıklarını öne sürmesine rağmen, bugüne kadarki ekonomik politikalarda sosyal politikalar uygulanamadı.

Mecliste Yeni Grup

Levizja Vetëvendosje’de Genel Başkanlığa Albin Kurti’ni yeniden seçilmesinin ardından bu Hareketten ayrılan milletvekilleri henüz ayrı bir siyasi oluşum kurmasa bile Vetëvendosje içinde olmayacaklarını belli etti. Levizja Vetëvendosje – VV’da (Kendin Karar Al Hareketi) parti içinde yaşanan gelişmelerin ardından istifa eden Visar Ymeri, Dardan Molliqaj, Dardan Sejdiu, Dukagjin Gorani, Aida Dërguti, Shqipe Pantina, Faton Topalli, Fisnik Ismaili, Driton Çaushi, Donika Kadaj’ın Kosova meclisinde yeni bir parlamenter grup oluşumu içinde oldukları bilgisi ortaya çıktı. Kesin bir dille onaylanmayan oluşumun nasıl adım atacağı zaman içinde ortaya çıkacaktır.

 

Bakan Yağcılar’ın Tebrik Turu

Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar, T.C. Konsolosunu  ve Prizren Belediye Başkanını tebrik etti

Kosova Kamu Yönetimi Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi Genel Başkanı Mahir Yağcılar 31 Ocakta görevlerine yeni başlayan Türkiye Cumhuriyeti Prizren Başkonsolusu Eylem Altunya’yı ve Prizren Belediye Başkanı Mytaher Haskuka’yı tebrik etmek üzere ziyarette bulundu.

Görüşmelerde Bakan Yağcılar  Türkiye’nin Kosova’ya sunmuş olduğu desteklerden dolayı Başkonsolos Altunya’ya teşekkür ederken Prizren Belediye Başkanı Mytaher Haskuka ile iyi niyet anlaşması çerçevesinde yapılacak projeler hakkında görüştü.

Toplum

                             Priştine’de Hava Kirliliği

Priştine’de yıllardır süren hava kirliliği bu yıl da en yüksek  alarm seviyesine ulaştı. Hava kirliliğine neden olarak termik santral, bacalarının filtresiz olması, ısınma için kullanılan işlenmemiş kömür ve araç trafiği olarak belirtildi. Hava kirliliği Kosova meclisinde de görüşüldü. Belirli kısıtlamalar yapılarak bu seviyenin düşürülmesine karar verildi. Alınan kararlar içinde Priştine’nin belli bölgelerinde araç girişini yasaklamak en ilgi çeken karar oldu.

Öte yandan hava kirliliğini ve bu kirliliğe neden olan faktörleri protesto etmek amacıyla yüzlerce vatandaş hafta içinde maskelerle meydanda toplandı. Yapılan incelemelerde araç trafiğinin kısıtlanmasının ardından hava kirliliği seviyesinde düşüş olduğu belirtildi.  Kirlilik seviyesinde bu düşüşün ardından araç trafiğine kapatılan belli yollar  yeniden trafiğe açıldı.

 

Uzman Doktorlara Zam Kararı 

Kosova’da son dönemde ön planda olan maaş zamları konusu sağlığa da yansıdı. Priştine Devlet Hastanesinde 36 uzman cerrah greve girdi. Sağlık Bakanı Uran Ismaili’nin yaptığı görüşmelere rağmen grevlerini sonlandırmayan doktorlar maaşlarına zam yapılmasını beklediler. Doktorlara iyi haber Başbakan Ramush Haradinaj tarafından verildi. Haradinaj sağlık sektöründe çalışanların düzeyli maaşlara sahip olmaları,  gerekli altyapının inşa edilmesi ve bu alanla ilgili kanunların daha ileriye taşınması için çalışacaklarını bildirdi.

 

Arnavutluk Başbakanından Kosova Liderlerine Eleştiri

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama 25 Ocakta İsviçre Davos`ta yapılan Ekonomik Formunda Kosova’nın gündeminde olan Özel Mahkeme Yasasının geri dönülmez bir süreç olduğunu ifade etti. Bu açıklamanın ardından benzeri eleştirilerini Arnavutluk’ta da devam eden Başbakan Rama, vision Plus Televizyonunun “Real Story”  programında Kosova liderlerini Özel Mahkeme konusunda sert bir dille eleştirerek büyük sorunlara çözüm bulmak yerine yeni sorunlar ürettiklerini belirtti. Rama, Kosovalı siyasileri için ‘kara inek’ benzetmesi yaparak, verdikleri sütü tekmeyle döktüklerini söyledi.

Rama’nın bu eleştirilerine Kosovalı siyasilerden doğrudan bir tepki gelmezken, Başbakan Haradinaj’ın basın danışmanı Halil Matoshi “Süt dökmek olmaz, ama kenevir dikmek de öyle…” diyerek tepki gösterdi.

 

Ve diğer, beynelmilel

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Vuçiç ve İzzetbegoviç  görüşmesi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan Devlet Başkanı Aleksandar Vucic ve Bosna Hersek Başkanlık Konseyi üyesi Bakir İzzetbegoviç ile 29.01.2018 tarihinde İstanbul’da görüştü.  Görüşmede tüm Balkan halkları arasında barış ve istikrarın korunmasının, güçlendirilmesinin ve kalıcı hale getirilmesinin önemi üzerinde durulduğu belirtildi.  Üç ülke arasında, Balkanlarda yapılacak olan ortak projeler de detaylı bir şekilde değerlendirilmiş ve bu  çalışmaların bölgenin güven, barış, huzur ve istikrarına yapacağı katkının önemi  vurgulanmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan Bosna Hersek ve  Sırbistan başta olmak üzere Balkan ülkeleri arasında yapıcı ilişkilerin  geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için bundan sonra da çalışmalarına yoğun  şekilde devam edeceğini vurguladı.

Öte yandan Kosova Ekonomi Odası (OEK) bu üçlü görüşmenin ardından özeleştiri niteliğinde bir açıklama yayınladı. OEK Başkanı Safet Gerxhaliu, Kosova’da siyasi çıkarların, devlet çıkarlarının üzerine çıktığını ve siyasilerin tercihleri nedeniyle ülkenin giderek yalıtıldığını öne sürdü. Kosova’nın yatırım ortamını iyileştiremediği gibi, dostlarını da kaybetmeye başladığını ve yatırım fırsatlarının kaçtığını öne sürdü.  Kosova Ekonomi Odası yayınladığı bu açıklamada Türkiye’nin Kosova’nın devlet oluşumu sırasında gösterdiği katkılar için teşekkür ederken Kosova liderlerinin ekonomik kalkınma  açısından bazı olumsuz etkiyi yarattıkları belirtti.  Türkiye’nin ise son zamanlarda fabrika kurulumu ve diğer iş olanaklarının gelişimi konusunda kaynaklarını Sırbistan’a kaydırdığını Kosova’da ise sadece kültürel miras ve restorasyonlara yöneldiğini eleştirerek Kosova açısından olumsuz etki yaratacağını öne sürdü. Halbuki Sırbistan’a da yönelen Türk yatırımlarının olmasına rağmen Kosova Merkez Bankası verilerine göre Türkiye halen Kosova’nın en büyük yatırım ve ticari partnerlerinden biri olmaya devam ediyor. Türkiye, İsviçre ve Almanya’dan sonra Kosova’ya en çok doğrudan yabancı yatırım yapan ülke olarak üçüncü sırada yer alıyor. Kosova diasporasının yoğun olduğu İsviçre ve Almanya’dan inşaat ve gayrimenkule giden yatırımlardan arındırılmış verilerin değerlendirilmesi halinde ise reel sektöre en çok yatırım yapan ülke olarak Türkiye’nin birinci sıraya yükselmesi olası gözüküyor.

Editorial

TEMSİLİYET

Furkan Fuşa

Balkanlar, ister siyasi isterse de toplumsal yönden tarih boyunca birçok değişim ve dönüşüm yaşamış, homojen olmayan yapısından kaynaklı mıdır bilinmez, ‘istikrar’ hep uzak duran bir ihtimal gibi görünmüştür. Bu istikrar için tek bir ülkede, 26 farklı etnik kimlik barındıran Yugoslavya bir aktör gibi gözükse de, 1991’de Hırvatistan’da 1992’de ise Bosna Hersek’te şiddetle yaşanmaya başlayan iç çatışmalar ve ulusların kendi devletlerini kurma istekleri çerçevesinde, pek çok bağımsız söylemin ve ulusal kimliklerin ön plana çıktığı bir hal almış, bunun neticesinde de yedi farklı devletin bağımsızlığını ilan ettiği bir konjonktüre sürüklenmiş oldu. Bu bağımsız devletlerin arasına son olarak “Avrupa’nın en genç ülkesi” olarak da tabir edebileceğimiz ‘Kosova Cumhuriyeti’ katıldı.

17 Şubat 2008 günü itibarıyla Kosova, dünya siyasi tarihine bağımsızlığını ilan eden bir ülke olarak ilk adımını atmış ve bu gaye doğrultusunda da mücadelesini şekillendirmeye devam etmektedir. Hiç kuşkusuz bu mücadele içinde, sadece Kosovalı Arnavutlar değil, yüzyıllarca birbirine entegre şekilde yaşamış azınlık toplumları da bu süreç içerisinde kendine yer edindi. Bu azınlıklar arasında sayısal anlamda çok fazla olmasa da, Kosova’da kendini hissettiren bir “Türk” varlığı bulunmakta. Görünen o ki; bu varlık ister tarihi kökleri açısından, ister şu anki konjonktür göz önünde bulundurularak değerlendirilsin, varlığını hissettirmeye devam edecek.

Peki bu varlığı yaşatan unsurların da etkisiyle, Türk Toplumunun Temsiliyeti ne durumda? Kendine Ulusal çapta yeteri kadar yer bulabiliyor mu? İsterseniz Temsiliyetin durumuna kısaca siyasi ve toplumsal anlamda değinelim.

Çok parlak olmasa da, çok vasat bir tablo da çizmeyen ‘Siyasi alandaki Türk Temsiliyeti’, kendini ulusal çapta belli bir yerde konumlandırmayı başarmış görünüyor. Bağımsızlıktan bu yana süreci değerlendirdiğimizde, daha çok ‘Kosova Demokratik Türk Partisi’ (KDTP) çatısı altında yürütülen bir mücadele göze çarpmakta. Türk Toplumunun, Anayasa ile temin altına alınmış “Kosova Meclisinde en az 2 sandalyesi” mevcutken, ayrıca Kosova’nın genel Siyasi yapısı itibarıyla kurulan Azınlık Hükümetleri, Türk Toplumu temsilcilerinin önemli görevler üstlenmesine vesile oldu. Parti, Kosova genelinde yaşayan Türklerin olduğu bölgelerde, inişli-çıkışlı bir grafik ortaya koysa da, Mamuşa’da Belediye Başkanlığı ve Prizren’de belirleyici bir pozisyonda. KDTP baz alınarak, Bağımsızlıktan bu yana Kosova genelinde alınan oy oranı ise şu şekilde kendisi ortaya koydu:

  • 2007 Yerel Seçimleri – 5184 oy;                   2010 Genel Seçimleri – 8548 oy;
  • 2009 Yerel Seçimleri – 7497 oy;                   2014 Genel Seçimleri – 7424 oy;
  • 2013 Yerel Seçimleri – 6971 oy;                   2017 Genel Seçimleri – 7852 oy;
  • 2017 Yerel Seçimleri – 7797 oy;

Temsiliyetin siyasi penceresi kısaca böyle şekillenmiş durumda. Her ne kadar kendi içinde kendi sorunlarını barındırıyor olsa da!

Peki, sadece Siyasi anlamdaki temsiliyet ile, bir toplum yeteri kadar varlığını sürdürebilir mi ? Ulusal ve Uluslararası  Mücadelede yer almada Türk toplumunu ne derece değerli kılar?

Bu doğrultuda temsiliyet dinamiğini başlı başına siyasi bir çerçeveden değerlendirmek, çok yönüyle toplumu eksik bırakacaktır. Çünkü “Sadece siyasi alanda sıkışan temsiliyet, toplumsal alanda yaşanan değişim ve dönüşümde özne ve belirleyici olamaz. Bu özelliğini kaybetmiş bir toplum da sönük ve ölü bir kimlik algısı taşır”. Ulusal ve Uluslararası alanda ülke gidişatını pozitif yönde etkileyecek her bir katılım, temsiliyet olgusunu daha güçlü temellere oturtacak ve daha saygın bir konuma taşıyacaktır. Bunun için her bir gelişmiş ülkenin ulusal anlamda entegre olmuş toplulukları gibi, bilimde ve sanatta daha fazla üretmek; yazı, sinema, tiyatro gibi kültürel ögelerin gelişmesinde katkı sunmak; kamuda ve sivil toplum kuruluşlarında varlığını arttırmak; üniversitelerde ve akademik çalışmalarda söz sahibi olmak; toplumsal olaylara çözüm üretmek; hiç kuşkusuz azınlık toplumlarını daha aktif ve saygın bir temsiliyetle var edecektir. Unutmayalım ki, Azınlıklar bir ayrım ögesi olduğu gibi, uluslar ve devletlerin gelişmesinde ve kalkınmasında bir köprü görevi de görebilirler. Farklı alanlarda kendine yer edinmiş toplumlar, daha bilinçli bir konuma yerleşecek, dilini ve kültürünü ulusal anlamda kazandığı saygınlıkla daha özgürce yaşatacaktır.

Bunun için siyasi ve toplumsal temsiliyeti birbirine harmanlayarak, bu model doğrultusunda hareket edilmesi etkili olacaktır. Bu olguları pekiştirmek toplumun ve onların yansıması olan seçilmişlerin de asli görevi olmalıdır. Çünkü, bu alanda başarısız kalmak, siyasal temsiliyeti sadece “seçilmişlerin veya atanmışların koltuğu” olarak yansıtacak ki bu durum toplumsal temsiliyeti çok dar bir alana sıkıştırıp yalnızlığa itecektir.

Non-editorial

TÜMED

(10 yıl öncesi ve sonrası)

Esin MUZBEG

Aşağıdaki yazı TÜMED’in kuruluş vesilesiyle tam 10 yıl önce yazılmış ve Yeni Dönem Gazetesinin 1 Şubat 2007 tarihli sayısında yayınlanmıştır. Arşivi karıştırırken beni duygulandıran şeyler oldu. Bu benim Yeni Dönem Gazetesinde yazmayı bıraktığım, daha doğrusu bırakmak zorunda kaldığım sondan önceki yazım. Zamanlaması çok manidardı. Yazıda çok masumane ve bir o kadar da gerçekçi hedefler var. Layıkıyla gerçekleşip gerçekleşmediğinden emin değilim. O zamanın manidarlığıyla ilgili emin olmadığım başka şeyler de var… İrademizi kıran ve Kosova Türk toplumu fertlerini bire bir yoran ve oyalayan, dönüşümünü isteyen ve bunu sağlamak için sistemin dişlilerine terk eden, insan yiyen, yiyemezse birbirine düşman eden ve netice itibariyle sindiren;  bu çarkta kendi dişlilerini döndürecek bir güç olamasın diye o dişleri teker teker kıranın ne olduğundan tam olarak emin değilim. Ama bu konuda hem güçlü sezgilerim var hem de bir düşüncem var.  TÜMED’e ilişkin bu yazıyı ve bunun etrafında Kosova Türk toplumunun 10 yılını bu paradigmadan da bir değerlendirmekte fayda var. Keyifli düşünceler….

TÜMED

Kosova’da sivil toplum örgütlerine bir yenisi daha katıldı: Kısa adı TÜMED olan Türkiye Mezunları Derneği…  Bu derneğin kurulması için oluşturulan girişim kurulunda ben de yer almıştım. Görevimiz 28 Ocak Pazar günü, Derneğin Yönetim Kurulunun seçilmesiyle resmen sona erdi. Bu yazıda TÜMED’in nasıl bir ihtiyaç sonucu ortaya çıktığını ve neyi amaçladığını anlatırken, dolaylı yönden gelen bazı eleştirilere de yanıt vermek istiyorum.

Büyük Öğrenci Projesi 1990’lı yıllarda başladı. Projenin Balkanlara açılması 1992 yılında oldu. Yani nereden bakarsanız 14-15 yıllık bir süre. Bu süre zarfında Türkiye’ye okumak amacıyla giden gençlerin sayısı bine yaklaşıyor. Bunların bir kısmı hiç okumadı, bir kısmı hala orada ama önemli bir kısmı da Kosova’ya döndü. Ama piyasada pek yok. Neden? Ya ortam yok; ya organizasyon yok; ya da başka bir eksiklik var…

Türkiye üniversitelerinden mezun olanlar olarak bir araya geldiğimizde pek çoğumuzun kafasından aynı şeyler geçiyordu. Biraraya gelme ve dayanışma içinde olma her şeyden önce bir ihtiyaçtı. Amaçlar sıralamasına yazdık: Dayanışma içinde olmak, bilgi ve tecrübe paylaşımını sağlamak, tecrübeleri aktarmak, bir veri bankası oluşturmak ve saire… Temel amaç bu potansiyel gücü harekete geçirmek. Böylece hem toplumumuz için faydalı olacak hem de bireyler kendi potansiyellerini harekete geçirme fırsatını bulacaklar.

Dolaylı yönden gelen bazı eleştirilerde buradaki üniversitenin neden kapsanmadığı sorularını içeriyordu. Tecrübeler aynı değil ki kapsansın. Bunu bir dışlama ve ayrımcılık olarak yorumlayanlar, düşünme biçimlerini yeniden sorgulasınlar.

TÜMED’in faydalı bir iş çıkarabileceğine yürekten inanıyorum. Kosovalı Türkleri, Arnavutları, Boşnakları ve hatta varsa Sırpları ve Romları da kapsaması çok önemlidir. Türkiye artık cazip öğretim olanakları ile özellikle Ortadoğu ve Balkan ülkelerinin ilgi odağına girdi. Türkiye’de okuyan Ortadoğulular her zaman vardı Arnavutlar ve Boşnaklar da, ama Sırp, Hırvat, Sloven, Bulgar, Moldovalı, Romen kökenliler de artık Türkiye Üniversitelerini cazip buluyorlar.

İleride Türkiye üniversitelerinden mezun, etnik kökeni ne olursa olsun her Kosovalı burada ayrı bir ekolü oluşturma potansiyeline sahip olacaktır.

TÜMED çok sınırlı imkanlarla kuruldu. Başı çeken yer Prizren oldu. Toplantı mekanlarımız hep başka kurumların çatısı altında oldu. Çay kahve kırtasiye giderlerimizi kendi cebimizden karşıladık. Bu yüzden de ilk aşamada Kosova’nın her bölgesinde eş zamanlı olarak örgütlenme işine girişemedik. Ama derneğin kurulduğu ilk toplantıda, şubelerin açılma çalışmaları için irade gösterildi. Tahmin ediyorum çok kısa zamanda Yönetim Kurulumuz, Kosova’nın birçok bölgesinde şubelerini açma işlemlerini tamamlayacaktır. Eş zamanlı olarak da üye kaydı ve veri bankasını oluşturacaktır.

İşte o zaman, bu potansiyel güç harekete geçmiş olacak ve kendi dişlilerini Kosova çarkında döndürmeye başlayacaktır.

(Yeni Dönem Gazetesi, 1 Şubat 2007)  

Non-editorial page, herhangi bir otorite tarafından denetlenmemiş ama insanın kişisel haklarına, şeref ve haysiyetine herhangi bir saldırıda bulunmamasını ilke edinmiş, eleştiri maksatlı, Paradigma’nın hem genel tutum ve görüşlerinin hem de söyleminden  bağımsız olarak ifade edilen ve her çeşit kaynağa açık olan bazen nükteli bir şiir, bazen hiçbir şey, bazen bir imla işareti, bazen bir karikatür, vinyet, karakalem karalaması ya da eleştirel bir yazı olarak vuku bulan sayfadır. Keyifli okumalar dileriz.

 

Künye: Haftaya Bakış Bülteni, Paradigma’nın haftalık haber bültenidir.

Editörler: Esin Muzbeg, Bengi Muzbeg

Koordinatör: Esra Baykuş

Katkı sağlayanlar: Sezer Hoti, Furkan Fuşa

 

 Bu haber bülteni Paradigma Araştırma Merkezi tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynak gösterilerek çoğaltılabilir, dağıtılabilir ve alıntı yapılabilir.
www.paradigmarc.org

 

 

 

Son Yazılar Paradigma (Tüm yazılar)

LEAVE A REPLY