COVİD – 19 ve Kosova Ekonomisi

0
528

Sezer Hoti

Aralık 2019’da Çin’in Hubei bölgesinin başkenti Wuhan’da ilk defa görülen COVİD-19 virüsü, Çin’den tüm dünyaya hızlı bir şekilde yayıldı. Salgının pandemi boyutuna dönüşmesiyle birlikte ülkeler bir yandan sağlık öte yandan durma noktasına gelen ekonomiyi canlandırmak için bir dizi önlemler almaya başladı. Bu yazıda alınan ekonomik önlemler çerçevesinde Kosova’yı değerlendireceğiz.

Neoliberal makro-ekonomik politikaların ana dayanağı olan ‘’Mali Disiplin’’ anlayışı eski ekonomik krizlerde (2008) sadece şirket kurtarma operasyonları için gevşetilmişti. Ancak bu defa, salgından dolayı olan ekonomik krizin farklı olduğu hemen anlaşılmaya başlandı, insanlar çalışamıyor; üretim bu nedenle duruyor; ücretler ödenemiyor ve talep çöküyor. Bu yüzden ülkeler mali disiplinden vazgeçmeye başladı.

Devletlerin ilk aldıkları ekonomik önlemler, parasal genişlemeyi arttırmak yani para basmak ve vergileri düşürmek oldu. Ülkeler, bastıkları paralar ile işletmelerin ve vatandaşların birçok yükünü üstlendi. Bazı ülkeler şirketlere ve vatandaşlara doğrudan gelir desteği vermeye yöneldi.

Kosova’da ise, COVİD-19 virüsünün yarattığı salgın nedeniyle başta kısmi sokağa çıkma yasağı (17:00’dan sonra) uygulandı. Vaka sayısının artmasıyla birlikte ise tam sokağa çıkma yasağına yakın bir uygulamaya geçilerek vatandaşların kimlik numarasına göre acil ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla (günde 90 dakika) sokağa çıkmaya izin verildi. Bu uygulamayla birlikte, işyerlerinin ya belirli saatlerde açık olması ya da tümüyle kapanmasına neden oldu. Bu nedenle, işletmeler personel sayısında küçülmeye giderek, ya ücretsiz izne çıkardı ya da tamamen işten çıkarmaya gidildi.

Kosova Meclisi, Maliye bakanlığı tarafından hazırlanan 170 milyon euro değerinde “Mali Acil Durum Paketi” 30 Mart 2020 tarihinde onayladı. Hükümetin erkenden ekonomik tedbirlere başvurması, ekonominin hassas ve dışa bağımlı olması, özel sektör ve imalat sanayinin ağır darbe yememesi için oldukça önemli bir hamledir. Hükümetin açıkladığı mali acil durum paketinin bu defa ekonomik krizin farklı olduğunun farkında olduklarını göstermektedir.
Çünkü, Mali acil durum paketi, sosyal yardım alan kişileri, şirketleri, çalışanları, küçük ve orta ölçekli işletmelere kira sübvansiyonları (%50), kamu işletmelerine geçici likidite desteği, bu süreçte çalışanlara (marketler, fırınlar, eczaneler) ek ödeme desteği ve COVİD-19’ dan dolayı işini kaybeden vatandaşlara aylık yardım desteği olarak geniş bir kesime destek verildiği görülmektedir.

Kosova devletinin kendi para biriminin olmaması, yukarıda belirttiğimiz diğer ülkelerin merkez bankalarının uyguladıkları parasal genişleme politikasında, Kosova’nın bu uygulamayı yapamayacağı anlamına gelmektedir. Bu yüzden, açıklanan mali paketin Kosova devletinin gelirleri dikkate alındığında büyük bir öneme sahiptir. Devletin yapabileceği tek şey ekonominin daha fazla bozulmasını önleyecek biçimde maliye politikası önlemleri almaya devam etmektir. Kısaca maliye politikası önlemlerine bakacak olursak; Kamu
harcamalarında artış yapmak, vergilerde indirime gitmek, vergi ve borç ertelemeleri yapmak ve transfer ödemelerinde artışlar olarak bahsedebiliriz. Tabi bu maliye politikalarını gerçekleştirmek için Kosova’nın uluslararası kuruluşlardan yani, Uluslararası para fonu (İMF), Dünya bankası (WB) ve diğer gelişmiş ülkelerden hem hibe hem de kredi yardımları alması gerekmektedir.

Bu maliye politikalarının uygulanmasının sonuçları, bütçe açığında artışa ve
kamu borçlanmasında artışa neden olacaktır.

İşyerlerinin iş yapamaması ve çalışanların işten çıkarılması veya işletmeler tarafından maaşlarının ödenememesi, gelirin düşmesi demektir. Gelirin düşmesi tüketim ve tasarrufun düşmesine, tasarrufun düşmesi ise yatırımın düşmesine neden olur. Ekonomik sisteminin çarklarından birisini çıkarttığınızda sistem aksar ancak sistemin gelir veya tüketim parçalarından birisini çıkarttığınızda sistem tamamen dağılır. Kosova ekonomisinin pandemiden sonraki ekonomik krizle başa çıkabilmesi için, parasal genişleme politikası
uygulayamayacağından, bu desteklerin dış mali yardımlarla da katkı sağlanarak sürdürülebilir olması çok önemlidir. Ancak bu şekilde Kosova ekonomisinin çok
daha şiddetli bir krizden kurtulabileceği görülmektedir.

Uluslararası arenada kademeli işe dönüş projeleri dillendirilmeye başlandı. Bunun asıl amacı, Neoliberal ekonominin arz yönlü ekonomi yaklaşımını savunmasıdır. Yani 2008 krizinde olduğu gibi Neoliberal ekonomi krizden kurtulmak için kademeli olarak insanların işlerine dönmesini, işe dönen insanların gelirinin artması dolayısıyla gelir artışından tüketimin artmasını ve tüketim artışıyla birlikte tekrardan arzın arttırılmasını teşvik etmeye
çalışılmaktadır. Kısaca toparlayacak olursak, kademeli işe dönüş projelerinin dillendirilmesi bu salgında iyileşme olduğu için değil de Neoliberal ekonominin, 2008 krizinde olduğu gibi sadece kendini kurtarmaya çalıştığı görülmektedir.

LEAVE A REPLY