ÇOKDİLLİLİK

0
380

 

İskender Muzbeg: İzlenimler (3/2017)

Çokdillilik Kosova’yı Kosova yapan bir değer olarak Kosova’nın anayasa tarihinde yer alan gerçeklerden biridir.

Anayasa tarihimize bir bakış atılırsa, çokdilliliğin Kosova’da anayasal düzeyde önem arz eden bir değer olduğu görülür. Örneğin, Kosova’nın anayasa niteliğinde ilk temel yasasında- 1969 Kosova SÖB Anayasa Kanunu’ndaki düzenlemelere göre Kosova SÖB`nde  Arnavut, Sırphırvat ve Türk dilinin ve bu dillerin yazılarının hak eşitliği sağlanmaktadır.” (madde 10, fıkra 1); 1974 Kosova Anayasası’na göre “Kosova SÖB’nde Arnavut, Sırphırvat ve Türk dilinin ve bunların yazılarının hak eşitliği sağlanır”. (madde 221); 1990 Kaçanik Anayasası’nda da, 1999’dan sonra Kosova’nın yeniden yapılandırılmasında UNMIK yönetimince çıkarılan 2001 Anayasal Çerçeve’de de; 2008 Kosova Cumhuriyeti Anayasası’nda da böyle bir çokdilliliğe vurgu yapılmaktadır.

Toplumda dilin önemini araştırıp inceleyen bilim adamlarına göre, insanın bir birey olarak topluma katılmasında en önemli rolü dil oynar. Bilinen bir gerçektir ki insan doğuştan sonra, kendini çevreleyenlerle ilgili ilk bilgileri mensup olduğu aile bireylerinden /ana, baba vb./ alır ve bu bilgiler ona kendi anadilinde verilir. Daha geçlerde o, eğer yaşadığı toplum çokkültürlü ve çokdilli bir toplum ise,  çokkültürlülükle ve çokdillilikle tanışır, böylelikle kendi bilgi dağarcığını genişletir.

Milli mensubiyete bağlı olarak insanların çeşitli dilleri kullandığı toplumlarda dilin önemi daha bir duyarlı, daha bir günceldir. Böyle bir niteliğe sahip toplumlarda insanların kendi milli benliğini korumalarına, orijinal olmalarına, bireylerin kişilikli birer insan olarak gelişmesine, kültür kümelerinin erimeden diğer kültür kümeleriyle bütünleşmelerine dilin katkısı daha belirgindir. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu der ki: “milliyet fikri, yüksek benlik fikri, orijinal oluş fikri, öz kültür fikri, kendine inanma fikri, kendine güvenme fikri, (…), tarihi varlığına inanma fikri, dününe, bugününe, yarınına sarılma fikri (…) en yüksek hayır, en yüksek ahlak fikridir.” / (Bkz. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, Türke Doğru, Ankara, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi yayınları, 1994, s.13.). Bu değerlerin yaşatılmasında ise sosyal bir kurum olan dilin önemi çok büyüktür.

Kosova toplumu gibi çokkültürlü ve çokdilli toplumlara dünyanın birçok yerinde rastlamak mümkündür. Böyle ortamlarda insanların değeri çoğu kere konuştukları diller sayısına göre belirlenir, bu gibi ortamlarda yaşayan insanların toplumda elde ettikleri başarılar düzeyi de çoğunlukla konuştukları dil sayısına bağlı olarak, çıkışlar veya inişler gösterir.

Çokdilli Kosova’da Türkçe’nin dönemeçleri, farklı çıkışlarla, zaman zaman inişlerle nitelendirilen aşamaları – uzun bir tarihi vardır.

Dilimizin Kosova serüveni aslında bizim serüvenimizdir, serüvenden çok, bizim buralara yerleşmek, buraları yurt bilmek, buralara bağlanmak konusunda kararlılığımızdır. Bu konuya değinen Altay Suroy Recepoğlu „Kosova’da Türk dernekleri ve Kuruluşları“ adlı makalesinde ”Türk kabileleri, boyları devamlı harekette oldukları için, yerküremizin üç kıtasına yayıldılar ve gittikleri yerlere Türkçe’yi götürdüler.(…)” diyerek  bu sosyolojik gerçeğe parmak basmaktadır.  (Bkz. ‘ Kosova’da Türk Dernekleri ve Kuruluşları (1951 – 2001)’, Mamuşa, Sofra, Kültür Sanat Dergisi, Aralık 2001, ss. 22 – 23.).  Balkan Türkoloji Araştırma Merkezi’nin

2015 yılında Prizren’de düzenlediği “2. Uluslararası TÜRKLÜK BİLİMİ SEMİNERİ’ne

katılanlarla Şar dağlarına yaptığımız bir gezi sırasında bu etkinliğe Türkiye’den katılan bilim adamı Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun hoca ile tarih, kültür ve dilimizin buralardaki serüvenini konuşurken hocanın, dilin sosyal bir kurum olduğunun altını özellikle çizdiği, “Dil, sosyal bir kurumdur. (…) Kendi kaide ve prensiplerini onu kullanan fertlere kabul ettirir. “ diyerek dilin toplumdaki önemini vurguladığı hatıralarda hala capcanlıdır. Noel Malcolm`a göre “Kosova birçok açılardan par excellence bir Osmanlı bölgesidir, (…) sokak adlarının Türkçe, bundan başka Arnavutça ve Sırpça da yazılı olduğu Prizren kenti, bana göre dünyada Osmanlının en büyüleyici yerlerinden biridir.(Bkz. Noel Malcolm, Kosova nje histori e shkurter, (Arnavutçaya çeviren Dr. Abdullah Karjagdiu), Priştine, Koha Yayınları, 1998, s. XXXII)

Kosova’da çokdillilik, dillerin kullanımı, kaynaşması, bu çokdillilik çerçevesinde Türkçe’nin diğer dilleri etkilemesi ve genellikle etkileşimler gelgitlerle doludur. Bilinen bir gerçektir ki Kosova`ya çeşitli topluluklar farklı tarihlerde gelmiş, yerlilerle kaynaşmışlardır ama tümünün kaderinde Kosova’yı yurt seçmek vardır. Kosova’yı yurt seçenlerin birçoğu bugün birkaç dil konuşmaktadır. Kosova’yı yurt seçenlerin büyük bir sayısı bugün resmi dillerden biri olan Arnavutça’yı kullanmaktadır. Türkçe’ye gelince, bu dil Kosova’da Osmanlılar döneminde hukuken resmi dil olarak kullanılmış, 1912 – 1951 yılları arasında resmi kullanıştan çıkarılmış, durumlara düşmüş; 1951 – 1999 yılları arasında ise, birçok zikzaklarla dolu uzun bir yoldan geçmiş, “Türklerin yaşadığı yerlerde resmi dil” niteliğini kazanmış, karşılaştığı güçlüklere rağmen, varlığını sürdürebilmiştir; bugün Kosova Cumhuriyeti’nde Türk dili Prizren’de yasaya göre, Priştine, Vıçıtırın, Gilan ve Mitroviça’da ise belediye tüzüklerine göre resmi kullanımda bir dil niteliğini kazanmıştır; bu yönleriyle birlikte birçok sorunları yüklenmiştir; uygulamada ise birçok güçlüklerle karşılaşmaktadır; bu dil bu halleriyle hayatta kalma mücadelesi vermektedir.

Az önce belirtilen bu hukuki çerçevenin dışında ise Türkçe’nin Kosova’da ilginç bir serüveni vardır: Türkçe yüzyıllar boyunca Kosova’da yaşayan bir dil olarak buralarda derin izler bırakmıştır, bugün hala iz bırakmaktadır. Örneğin Kosova kadastro kayıtlarında birçok yer adları Türkçedir (Bülbüldere, Ayvalı, Tussuz, Orta Bunar, Atmeydan, Ortakol, Soğuksu vb.). Yardımlaşmalı, hoşgörülü ve kaynaşmalı bir yaşam sonucu birçok atasözü, ninni, türkü Türkçeden o kadar etkilenmiştir ki, bugün bunlar artık Kosovalıların ortak değerleri olmuştur ve bu biçimde kullanılmaktadırlar.

Zaman zaman kimi birey veya bazı çevreler tarafından yapıldığı görülen yadsımalara rağmen Türkçe bugün Kosova’da kendi varlığını sürdüren, gün geçtikçe önemi artan bir dil niteliğindedir. Kosova’nın 75 yıllık yakın tarihinde zaman zaman ve yer yer bu tür yadsımaların somut izlerine rastlanmaktadır.  Bazı dönemler ve ortamlar olmuştur ki, Türkçe tamamen yadırganmıştır, “burada Türk yoktur, buna göre Türkçe de yoktur”, “burada Türkçeye yer yoktur”, “Belediye yönetimini Arnavutça konuşmayana veremeyiz” biçiminde söylemlerle siyasete alet etme yeltenişleriyle karşı karşıya gelmiş, hırpalanmıştır; yine bazı dönemlerde ve bazı ortamlarda Türkçe “zengin bir geleneğe sahip bir dil” olarak rağbet ve ilgi görmüştür, bu dil bu rağbet ve ilgiyi gün geçtikçe daha çok görmektedir. Böyle dönemlerde, yadsınan bu dili anadili olarak kullanan bireylerin birçoğu, diğer topluluklara mensup kimi bireyler tarafından aşağılandıkları ve dışlandıkları duygusuna kapılmış iseler de, bunun geçici olacağını ummuş, böyle bir umutla ve bu duyguya rağmen, yadsıyanların bile dilini öğrenmek hoşgörüsüyle hareket etmiş, karınca kararınca Türkçe’nin kucaklayıcılığından örnekleri içeren etkinliklerde sunumlar yapmış,  yarınki aydınlıklar için kültürel yatırımlara imza atmışlardır.

Biz, her dilin güzel, zengin ve değerli olduğunu ama her zaman ve her yerde anadilinin en güzel, en zengin ve en değerli olduğunun bilincindeyiz. Böyle bir bilinç sahibi bizlerin görevi anadilimizi yaşatmak, korumak, geliştirmektir; anadilini kullanarak dilimiz ve diğer diller arasında, kültürümüz ve diğer kültürler – bizi çevreleyen diller ve kültürler arasında kalıcı köprüler kurmaktır. Bu kalıcı köprüler çok dilli, çok kültürlü Kosova’nın geleceğinin temel taşlarından biridir.

Sonuç olarak,  kimi yarı aydınlarca ortaya atılan hoşgörüsüzlüklerin zaman zaman ve yer yer beraberinde sürükledikleri tatsız, incitici, baskıcı hareketler bir yana, Kosova gibi bir ortamda çokdillilik, bu ülkeyi aydınlıklı yarınlara taşıyabilecek güce sahiptir, aydınlıklı yarınlara doğru erdemli bir gidiştir.

Son Yazılar bengi (Tüm yazılar)

LEAVE A REPLY