Balkanlar’da Mitolojik Kökenler ve Ulus Kimliği: Makedonya Örneği

0
827

Dr. Erhan Türbedar – Kıdemli Siyasi Danışman (Bölgesel İşbirliği Konseyi – RCC)

Makedonya hükümeti başkent Üsküp’ün merkezini yeni bir görünüme kavuşturmaya devam ediyor. İnşa edilen yeni binalarla, eski binalar üzerindeki yenileme çalışmalarıyla ve değişik heykellerle, Üsküp’ün merkezi adeta görkemli antik bir kente benzetilmeye çalışıyor. Heykeller içinden en çok dikkat çekeni ise, Büyük İskender heykeli. Halkın bir kısmı, 2015’te işsizlik oranının yüzde 27’yi aştığı ülkede bu tür heykellere yüklü harcamaların yapılmasına karşı çıkıyor. Büyük İskender’i kendi ataları olarak gören Yunanlar ise Makedonya’nın bu çalışmalarını tahrik edici buluyor.

Balkan ülkelerinin tarih yazımında, etnik kökenin antik dönemlere kadar uzatılması bir itibar meselesine dönüşmüş bulunuyor. Mitolojik kökenlerle bağlantı kurarak ilgili ulusun kimliğine bozulmamış bir tarihsel süreklilik kazandırılmaya çalışılıyor. Oysa Balkanlar’a değişik imparatorlukların hükmetmiş olması yüzünden, tarih içinde Balkan halklarının devletleri ve devletin varlığına bağlı kimlikleri de birçok kesintiye uğramıştır. Antik mirasa sahip çıkma yarışında Balkanlar’da Yunan tarihçileri öncüllük ediyor. Nitekim modern Yunanlar, antik Helen mirasının tamamen kendilerine ait olduğunu iddia ediyor. Bu yüzden Yunanistan, tarihsel mirası olarak gördüğü “Makedonya” isminin komşu ülke tarafından kullanılıyor olmasına yıllardır karşı çıkıyor.

Makedonya Cumhuriyeti’nde ise, antik Makedon devletinin nüfus yapısının etnik ve kültürel açıdan homojen olmadığı gerçeğinden hareketle, bugünkü Makedon ulusunun köklerini antik Makedon devletine kadar uzatma çabaları bulunuyor. Bir başka ifadeyle, bugünkü Makedonya tarihçileri Büyük İskender’in antik devleti, Orta Çağ Balkan yöneticilerinden Çar Samuil ve modern Makedonya arasında tarihsel bağlantıları kanıtlamaya çalışıyor. Son yıllarda ise Makedon tarihçilere en büyük destek, yaklaşık 10 yıldır işbaşında olan Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski’den geliyor. Gruevski hükümeti, ülkenin milli kahramanları olarak muamele gören Büyük İskender ve Çar Samuil’in heykellerini Üsküp’ün merkezine dikmekle kalmıyor, aynı zamanda bunların adlarını havaalanı, yollar ve okullara veriyor.

Bulgarlar açısından Çar Samuil Bulgaristan tarihinin yöneticilerinden biridir. Bu yüzden Samuil’in bugünkü Makedonya tarihinin kahramanı olarak gösteriliyor olmasından Bulgarlar rahatsız oluyor. Son zamanlarda Sofya, Makedonya’nın Avrupa Birliği üyeliğini veto edeceğine dair tehditlerle de söz konusu rahatsızlığını dile getiriyor. Diğer taraftan Makedonya’nın Büyük İskender’e sahip çıkıyor olması Yunanistan’ı fazlasıyla geriyor. Genel olarak Yunanlar Gruevski hükümetini, Makedon ulusunun yeni tarihini yapay bir şekilde yaratmaya çalışmakla suçluyor. Dahası, Makedonya isim sorununu kendi isteği doğrultusunda çözemediği için, Atina yıllarca Makedonya’nın Avrupa Birliği ve NATO üyeliğini tıkayıp duruyor. Bu şekilde Avrupa ve Atlantik kurumlara katılım süreci adeta durdurulan Makedonya, son yıllarda reformlar yerine, Üsküp’teki heykellere daha fazla yoğunlaşıp duruyor.

Gerçi bazı Makedon asıllı entelektüeller de, Makedonya hükümetinin Makedon etnik kimliğini reform etmeye çalıştığını ve bu amaçla başkent Üsküp’ün yüzünü değiştirmeye çalıştığını itiraf ediyor. Gerçekten de, Büyük İskender’in antik devleti ile bugünkü Makedonya arasında tarihsel bağlantılar kurmak, dolaylı yoldan Makedonların Slav kökenini reddetmek anlamına geliyor.

Makedon etnik kimliğinin “reform edilme süreci” Makedonların önemli bir kısmı tarafından destekleniyor. Nitekim bu doğrultudaki milliyetçi söylemleri sayesinde de Başbakan Gruevski yıllardır iktidarını sürdürmeyi başarıyor. Uluslararası Kriz Grubu gibi kurumların raporlarında zaman zaman, Gruevski hükümetinin Makedon milliyetçiliğini tırmandırdığına dikkat çekiliyor. Oysa bir milliyetçilik her zaman başka milliyetçilikleri de kışkırtır. Bu kapsamda, Makedonya’daki Arnavut ve Türkler, Üsküp’ün merkezinin yeni görünümünün kendi tarihlerine ve kültürlerine ait değerleri yansıtmıyor olmasından dolayı rahatsızlıklarını dile getiriyor. Makedonya’nın çok uluslu ve çok kültürlü bir devlet olduğunu gerekçe gösteren Arnavut ve Türkler, kendi tarihine ait kahramanların heykellerinin de Üsküp’ü süslemesini talep ediyor. Benzer şekilde, Üsküp’ün merkezine yeni bir kilisenin inşa edilmesine karşılık, yeni bir camiye de yer verilmesi isteniyor. Bu yöndeki çekişmeler ise, 13 Ağustos 2016’da Ohri Barış Anlaşması’nın 15. yıldönümünü kutlayacak olan Makedonya’da, zaman zaman etnik ilişkileri geren gelişmelerin yaşanmasına sebebiyet verebiliyor.

LEAVE A REPLY