Almanya’da Batı Balkanlar Zirvesi

0
103

Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un öncülüğünde 29 Nisan’da Berlin’de düzenlenen Batı Balkanlar zirvesine Bosna-Hersek, Kosova, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Karadağ ve Sırbistan ile AB üyeleri Hırvatistan ve Slovenya liderleri katıldı. Zirvede AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi FedericaMogherini de yer aldı.

Resmi olarak zirvenin konusu Batı Balkan ülkeleriyle AB arasında işbirliği olarak açıklansa da, asıl konunun Avrupa’nın güneydoğu kanadında büyük güçlerin nüfuz için verdiği jeostratejik mücadele.

Avrupalı diplomatlar Bosna-Hersek’te üç halk grubunun hükümet kurma çabalarının sonuç vermemesi, Sırbistan’da Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’e yönelik protestolar ve Arnavutluk’ta yükselen milliyetçiliğe işaret ederek Balkanlar’da durumun kötüleştiği uyarısında bulunuyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Berlin’de düzenlenen Batı Balkan Ülkeleri Toplantısı öncesi ortak basın açıklamasında bulundu.

Toplantıya ev sahipliği yapan Merkel, Batı Balkan ülkelerinin AB perspektifine desteğini yineledi. Merkel toplantıda, Sırbistan ve Kosova arasındaki gerginliğe ilişkin olarak, bu konudaki gelişmelere nasıl eşlik edebilir ve desteklenebilir bunu açıklıkla tartışmak istediklerini belirtti.

Merkel bölgenin istikrarına ilişkin de “Bölgedeki olumlu gelişmeleri görmek Avrupa’nın çıkarınadır.” dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron da bugünkü toplantıda, Sırbistan-Kosova gerginliğini, bölgedeki istikrarı ve bu ülkelerin AB perspektifinin tartışılacağını söyledi.

Macron, Avrupa’nın da istikrarının bölgedeki istikrara da bağlı olduğunu kaydetti. Toplantıda Kosova ve Sırbistan’ın özel durumu ile Almanya ile Fransa’nın bölgenin istikrarı için birlikte çalışma konusunu tartışacaklarını anlatan Macron, “Sırbistan ve Kosova’nın özel durumundan söz ediyoruz. Orada diyaloğu sürdürme isteğimiz var. Belgrad ve Priştine’ye bir çözüm verme niyetinde değiliz. Aksine, önce mümkün olan tüm seçeneklere bakma ve daha sonra bu tartışmayı biraz daha az duygusal hale getirme isteğine sahibiz. Böylece herhangi bir çözümden kaynaklanan bölgesel gerilimler olmaz çünkü tarafların uzlaştırılması için birlikte çalışmak için hepimizin siyasi bir sorumluluğu var” diye konuştu.

Zirvenin ana konusu Kosova ve Sırbistan arasında yaşanan gerilim ve sorunun çözümü. Sırbistan sınırların yeniden düzenlenmesini gündeme getirerek, Kosova’dan toprak talep ediyor ve ancak bunun karşılığında Kosova’nın bağımsız bir ülke olarak tanınacağını belirtiyor. Kosovalı ayrılıkçılarla Sırp güçleri arasındaki savaşın ardından 11 yıl önce Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan eden Kosova, AB ülkelerinin çoğunluğu ve ABD tarafından bağımsız devlet olarak tanınmış durumda.

Sırbistan’ın toprak talebini geri çeviren Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi, zirve öncesinde yaptığı açıklamada, “Bugün Merkel ve Macron’dan Sırp Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’iKosova’yı koşulsuz tanımaya ikna etmelerini isteyeceğiz. Eğer bu olmazsa Berlin’deki toplantının işe yaramayacağını düşünüyorum” dedi. AB’nin şimdiye dek yeterli inisiyatifalmamasını eleştiren ve ABD’nin anlaşmazlığı çözmenin anahtarı olduğunu savunan Thaçi, “ABD olmadan, hiçbir zaman diyalog, müzakere veya herhangi bir anlaşma yapamayız” diye konuştu.

Diplomatik çevreler, Başbakan Angela Merkel’in sınırların yeniden belirlenmesine veya kaydırılmasına karşı olduğunu ve bu fikrin gerilimi sona erdirmek yerine, bölgede çatışmaları artıracağından endişe duyduğunu aktarıyor. Macron’un ise sınırların kaydırılması konusuna daha açık baktığı ve bu olasılığı daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le de ele aldığı biliniyor.

Zirvenin ardından Angela Merkel resmi sayfasında, ‘‘Bu tür bir anlaşmanın kapsayıcı ve politik olarak uygulanabilir olması ve bölgedeki istikrara katkıda bulunması gerektiği konusunda anlaştılar. Sırbistan ve Kosova, kapsamlı ve kesin bir anlaşmaya varmak için mevcut anlaşmaları uygulama çabalarını sürdürme ve AB ile ilişkilerin normalleşmesine ilişkin diyaloga yapıcı bir şekilde katılmaya karar verdiler. Katılımcılar, güven artırıcı önlemlerin eşlik etmesi gereken kapsamlı ve şeffaf bir müzakeresürecinin önemini vurguladılar” ifadeleri kullanıldı.

Hashim Thaçi’nin Zirve mesaisi

Berlin Zirvesi’nden önce, Kosova Cumhurbaşkanı HashimThaçi, Başbakan Yardımcısı Behgjet Pacolli ile birlikte, AB DışPolitika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherin ile ikili bir toplantıya katıldı. Thaçi sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Bölgesel gelişmeleri ve tüm Batı Balkan devletlerinin Avrupa entegrasyonunun önemini görüştük. Bizim için komşularımız ve Avrupa Birliği’nin kendisi, Kosova ile Sırbistan arasındaki bir anlaşmanın birlikte yürüdüğü hayati önem taşıyor. Kuzey Makedonya ile Yunanistan arasındaki anlaşmanın ardından, bu anlaşma bölgeye ve Avrupa’ya daha da fazla barış ve istikrar getirecek. Sırbistan ile barışçıl, kesin ve kapsayıcı bir anlaşmaya varmak için Avrupa Birliği, ABD ve tüm dünyadan destek alıyoruz. Brüksel’deki diyalogu sürdürmeye hazırız” dedi.

Ardından Thaçi, Berlin Zirvesi’nin açılışı hakkında , “Bölgesel işbirliği ve uzlaşma hakkında konuştum. Durum ve ilişkiler düşük seviyede olduğundan, bu şartlar altında, Berlin Süreci’nden pek çok iyi girişim gerçekleştirilemedi. Bu kötü durum, soyut ifadeler ve vaatlerle üstesinden gelinemez. Avrupa Birliği ve üye devletlerin cesur ve stratejik kararları olmadığı sürece ilerleme kaydedilemeyecek. Batı balkanlardaki bölge ülkeleri için cesur kararlara ihtiyaç vardır. Sırbistan ve Bosna-Hersek, Kosova’nın bağımsızlığını tanımadığı sürece uzlaşma bile mümkün olmayacak. Almanya ve Fransa bu cesur kararlar için önderlik etme şansına sahipler. Ancak, Avrupa Birliğinin alması gereken ilk kararlardan biri vatandaşlarımız için vize serbestleştirmesidir. Kosova, haksız yere Avrupa’nın en yalıtılmış ülkesi olarak kaldı. Kosova vatandaşları bölgedeki en Avrupa yanlısı insanlar olmasına rağmen bu ayrımcılığa devam edilmesi haksızlık’’ ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Thaçi, Merkel, Macron ve Batı Balkan liderleri ile birlikte bölgemizin bugününü ve geleceğini ortak akşam yemeğinde tartışmaya devam ettik. Kosova ile Sırbistan arasında diyaloğun olduğu abluka için, bu umutsuz durumu getiren birçok faktörü vurguladım. Birincisi, Sırbistan Sırp ürünlerine yönelik tarifenin kaldırılmasıyla diyalogun sürdürülmesini tek taraflı olarak şartlandırdı. Bu eylem kabul edilemez ve kuruluşundan bu yana saygı duyduğumuz lider diyalog ilkesine aykırıdır. İkincisi, uluslararası faktör, özellikle Quint ülkeleri, kapsamlı bir anlaşma için yaptığımız çabalar için birlik ve destek göstermedi. Quint ülkeleri birlik göstermez ve ortak sesle konuşmuyorsa, bu anlaşma sağlanamaz. Ayrıca, Quint, bu anlaşmanın Amerika Birleşik Devletlerinin belirleyici rolü olmadan gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını da belirtiyor. İtirazlar çoğunlukla yanlış bilgilendirme ile ve Balkanlardaki sınırları değiştirmeye çalıştığımıza dair korkuları dile getirerek bunlardan kaynaklanıyor.  Ancak bu iddialar tamamen doğru değildi! Kosova ile Sırbistan arasında bir anlaşmaya varıldığında, iki devlet arasındaki sınırın sınırlandırılması kaçınılmaz. Kosova’nın devlet egemenliği dokunulmazdır ve kalır. Sırbistan, Kosova’nın bağımsızlığını tanımalı ve egemenliğimizi ihlal etmekten vazgeçmelidir. Kosova’nın kuzeyindeki herhangi birinin iddiaları veya hayalleri, Sırp Cumhuriyeti modelinin yürütme yetkisi olan bir dernek kurulabilir ama asla gerçekleştirilemez. Alman-Alman modeline veya çifte egemenliğe çözüm olamaz. Kosova, PresevoVadisi’nde yaşayan Arnavutların özlemlerini sorumlu ve meşru bir şekilde önemser ve destekler. Kosova, Sırbistan ile devletler arası ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda kapsamlı bir anlaşma için hazırdır” diye konuştu.

LEAVE A REPLY