Haftaya Bakış – Haber Bülteni

0
312

HABER BÜLTENİ

09.04.2018

Manşet

Kosova FETÖ’cülerin Gönderilmesini Konuşuyor

Türkiye’nin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile Kosova İstihbarat Ajansı (AKI) işbirliğinde Fetulahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY)  6 üst düzey mensubunun  Türkiye’ye gönderilmesi Kosova’da geniş yankı buldu. Operasyonun ardından Kosova üst düzey yetkililerinin durumdan haberdar olmamalarını açıklamaları ve konuyu Meclise taşımaları, konunun kamuoyunda daha fazla tartışılmasına neden oldu.

Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj’ın operasyondan haberdar olmadığını açıklaması ve İçişleri Bakanı Flamur Sefaj ile AKI Başkanı Driton Gashi’nin istifalarını istemesi tartışmaları derinleştirdi. Cumhurbaşkanı Hashim Thaqi ise operasyonun gerçekleşmesinin ardından bilgi aldığını açıklamıştı. Kosova’da bu gelişmeler tartışılırken Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuya ilişkin açıklamaları geldi.  Erdoğan “Bölücüleri nasıl gizlendikleri yerde bulup imha ediyorsak FETÖ’cüleri de Kosova’da olduğu gibi paketleyip Türkiye’ye getirdi. Kosova’daki operasyon ne ilktir, ne de son olacaktır. Kosova Cumhurbaşkanına teşekkür ediyorum ama başbakanına yazıklar olsun diyorum. FETÖ’cüleri bize veren görevlileri görevden almak olmadı. Kosova’yı ABD’den sonra ikinci sırada kabul eden Türkiye’dir. Bu nasıl bir siyasettir? Biliyorum ki Kosovalı kardeşlerim başbakanın attığı bu adımı asla kabut etmez. Onları iyi bilirim, onlar da beni iyi bilir. Bu serzenişim başbakanın attığı adımdır. Bu tarz operasyonlar sürecektir. Nereye kaçarsa kaçsın soluğumuz FETÖ ihanet çetesinin ensesindedir” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklamaları Kosova’da geniş yankı buldu. Özellikle Başbakanı hedef alan açıklamalar içişleri karışma olarak algılandı.  Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj  4 Nisan tarihinde suskunluğunu bozarak “Arnavutlar, kimlikleri ne olursa olsun Kosova’da yaşayan tüm topluluklara saygı duymaktadır. Kosova ne Türkiye’nin ne de başka bir ülkenin iç işlerine karışmadı bundan sonra da karışmayacaktır. Kimse bizim işlerimizi bizim adımıza yapamaz.  Biz Arnavut halkı olarak saygılı bir milletiz ama herkes kendi sınırlarını bilmelidir’’ diye konuştu.

Ardından Kosova Meclisinde Kosova Demokratik Birliği (LDK), Kendin Karar Al Hareketi (VV) ve Bağımsız Milletvekilleri grubu tarafından 40 milletvekilinin talebi doğrultusunda bu konuya ilişkin olağanüstü bir oturumun düzenlenmesi talep edildi. 4 Nisanda Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 6 üst düzey mensubunun Türkiye’ye sınır dışı edilmesiyle ilgili olağanüstü oturum düzenlendi. Milletvekilleri Kosova Anayasası ile uluslararası sözleşmelerin ihlal edildiği, anayasal yetkilerin aşıldığına, Kosova’nın demokratik geleceğinin soru işaretine geldiğine dikkat çekti. Yasalarda yer alan prosedürlere saygı gösterilmediğini savunarak, eleştirilerde bulundu.

Öte yandan Adalet Bakanı Abelard Tahiri de geçen yıl Kosova’dan 344 yabancı vatandaşın mahkeme kararı olmaksızın sınır dışı edildiğini aktararak, “Bu sınır dışı edilen kişiler hakkında ilgili kurumlar hariç ne Cumhurbaşkanının ne Başbakanın ne Adalet Bakanının ne de bir başkasının bilgisi vardı çünkü Kosova Cumhuriyetinde yasa dışı bulunma ile ilgili sorumluluk poliste, İçişleri Bakanlığındadır” dedi.

Tahiri, ayrıca her sınır dışı edilmenin, transferin ya da ihracın ilgili iki ülke iş birliğinde gerçekleştiğini söyledi.

Meclis oturumundaki görüşmelere Kosova Türk toplumu temsilcileri de katıldı. Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar, “Kosova’da bazı yayın organlarında sınır dışı edilenlerle ilgili yer alan 60 milyon avroluk vergi kaçakçılığı konusuna ve devlet yönetimini yıkıcı faaliyetlerine değindi, bunların gerçek olması durumunda Kosova İstihbarat Ajansının (AKİ) kanun ve anayasa çerçevesinde hareket ettiğini’’ ifade etti. Kosova’daki Türk toplumu olarak Türkiye ile iyi ilişkilerden yana olduklarını dile getiren Yağcılar, “Bu durumda, tüm Kosovalıları ve Kosova hükümetlerini 2002 yılında iktidara geldiklerinden bu yana son 16 yılda koşulsuz destekleyen Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekliyoruz” ifadelerini  kullandı.

KDTP milletvekili Fikrim Damka ise, FETÖ’nün bir terör örgütü olduğunu, sınır dışı edilen Türk vatandaşlarının da terörist olduklarını vurguladı. Azınlık 6+ Parlamanto Grubu adına konuşan milletvekili Damka, FETÖ’nün tarihçesinden konuşarak, bu terör örgütünün 50 yıldır Türkiye devletini yıkmak istediğini, 2016 yılında askeri darbe girişiminde bulunduğunu, darbe girişiminde yüzlerce masum kişinin de hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Meclis Başkan Vekili, Müferra Şinik ise  “Bütün konuşulanlar arasında bilinen tek şey var ki Kosova’nın 1999 savaşından önce, savaş zamanı ve sonrasındaki destekleri sayarken Türkiye Cumhuriyeti’nde Kosova söz konusu olunca iktidar da muhalefet de her zaman tek ses olmuştur. Özellikle Sırbistan-Kosova arasındaki müzakerelerin yapılmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin katkısını müzakere yapanlar bilir’’ ifadelerini kullandı.

Oturumun sonunda olayı inceleyecek Parlamento Araştırma Komisyonu’nun kurulması kararlaştırıldı. Ana muhalefet partisi LDK tarafından hazırlanan önergede 59 evet ve 1 çekimse oy ile kabul edildi.

 

Siyaset

Kosova Türk Bakanı ve Milletvekilerinden FETÖ’cülerin Gönderilmesine Destek

Fetulahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY)  6 üst düzey mensubunun Türkiye’ye gönderilmesi Kosova Meclisinde ele alındı. Kosova Türk toplumu temsilcileri söz konusu kişilerin gönderilmesini destekledi. 

Meclis Oturumunda konuşma yapan Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar, bu olayın her yönüyle aydınlatılmasının önemine değinerek, medyada yer alan 60 milyon €’luk ciro ve devlet düzenine karşı saldırı doğruluğu varsa, AKI’nin, Anayasa ve yasalara uygun davrandığını belirtti.   Yağcılar “Türkiye ve Kosova iki dost ve ortaklığı olan devletlerdir.  Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür ederek iyi ilişkileri devam ettirmemiz lazım…  Bizler Kosova Türkleri temsilcileri olarak Türkiye Cumhuriyeti ile iyi ilişkilerden yanayız, bu olayda Türkiye Cumhuriyetini ve Erdoğan’ı destekliyoruz. Tüm milletvekillerini ve tüm vatandaşları Türkiye’yi anlama ve destekleme için davet ediyorum. Çünkü Türkiye Kosova’nın gerçek dostudur ve böyle de kalacaktır. Umut ediyorum ki bu olayla ilgili durumu, zaman doğruyu ortaya çıkaracak ve bu doğru Türkiye’den yana olacaktır ve Kosova’nın yararına olacaktır” ifadelerini kullandı.

KDTP Milletvekili Fikrim Damka ise  FETÖ’nün bir terör örgütü olduğunu, sınır dışı edilen Türk vatandaşlarının da terörist olduklarını vurguladı. Sınır dışı edilen FETÖ mensuplarının Kosova’da yasa dışı faaliyetlerde bulunduklarına dikkat çeken Damka, öğretim görevlilerinin öğretmen maskesi altında görev yaptıklarını hatırlattı.

Meclis Başkan Vekili, Müferra Şinik “Türkiye Cumhuriyeti’nin dost dediği ülkemiz Kosova’ya yaptıklarının birkaçını saymak gerekirse, bunların arasında, savaş süresi ve sonraki destekler, bağımsızlığımızı ilk tanıyan ülke olması, yatırımcıların ticari ekonomi desteği, Kosova tanınması için lobicilik yapması, sağlık bakanlıkları arasında yapılan anlaşma ile yılda 100 hasta, kardeşlik duygu ve ilişkilerinden 2-3 katına çıkarılması gibi önemli süreçler yer almaktadır” diye konuştu.

 

Fetö Operasyonu İstifa Getirdi

Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Kosova İsithbarat Ajansı (AKİ) tarafından düzenlenen operasyonla altı üst düzey Fetö mensuplarının Türkiye’ye iadesi Kosova’nın gündeminden düşmüyor. Operasyonun bilgisi dışında gerçekleştiğini bildiren Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj AKİ Müdürü Driton Gashi ve İçişleri Bakanı Flamur Sefaj’ın istifasını talep etti. İstifa talebinden beş gün sonar İçişleri Bakanı Flamur Sefaj istifa etti. İstifasının ardından açıklamalarda bulunan Sefaj, “Yurtdışında yaşamam sebebiyle Türkiye ve Kosova’da yaşanan olaylardan, kurumlarımız ve toplumumuzun bu tür bir sorunla karşılaşacağını biliyordum. Kosova İstihbarat Ajansı’nın talebi üzerine, bu vatandaşların Kosova’da kalmaya devam etmesinin ülke adına tehdit oluşturduğu belirlendi. Yabancılara yönelik düzenlenen kanunun uygulanması gerekiyor” ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Sefaj’ın isitifasının ardından gözler AKİ Müdürü Driton Gashi’ye çevrildi. Ancak Başbakan ve Cumhurbaşkanının  onayı ile atanan AKI Müdürü, aynı süreçle de görevden alınabiliyor.  Cumhurbaşkanı HashimThaqi’nin bu konuda bir karar almaması AKİ Müdürü Driton Gashi’nin görevde olduğu anlamına geliyor.  Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada yasaya göre AKİ Müdürünün Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından birlikte atandığı dolayısıyla görevden alınması için aynı prosedürün gerçekleşmesi gerektiği bildirildi. AKİ Müdürünün görevden uzaklaşması taraftarı olmadığını bildiren Thaqi bunun sebebinin de olayla ilgili yetkili organların soruşturmasını tamamlaması gerektiği yönünde. Gashi’nin alınacak kararlara engel olmamak adına gerekli görülürse istifa edebileceğini bildirdi.

 

Liderleri Buluşturan Panel

RIDEA tarafından gerçekleştirilen ve Norveç Büyükelçiliği tarafından da desteklenen “Kosova ve Sırbistan Arasında ‘Büyük Finaller’ Senaryoları” isimli panel düzenlendi. Panele Kosova Hükümet yetkililerin yanı sıra çok sayıda siyasi ve diplomat katıldı. Kosova ve Sırbistan arasında ilişkilerin ele alındığı panelde çarpıcı başlıklar ele alındı. Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaqi’nin de konuşmacı olarak yer aldığı panelde Sırbistan ile olan diyaloğun normalleşmesi gerektiğine vurgu yaptı, “Kosova, Sırbistan ile olan diyaloğun devam etmesi için hazırdır, bugün burada bu konuyu görüşmek adına toplanmış bulunuyoruz, iki devlet arasında bugüne kadar sonuca varılmamış konular sonuçlanmalı ve iki tarafı da bağlayacak yasal bir anlaşma sağlanmalıdır. Bu Kosova’nın ulusal bir çıkarıdır ve Kosova’nın diğer Avrupa ülkeleriyle eşit olması için önünün açılması  gereklidir” açıklamalarında bulundu. Diyalog sürecinin yavaş ilerlemesi konusunda Avrupa Birliği’ni eleştiren Başbakan Ramush Haradinaj, “Onların zamanlarını beklememiz gerekmiyor, bu sürecin tamamlanması gerekiyor bizler de kendi zorluklarımızı yaşıyoruz, her iki devletin de sonu karşılıklı tanıma olmalıdır. Yardım edebilenler etmeli, edemeyenler Kosova’yı kendi yoluna bırakmalıdır. Aradan yirmi yıl geçti ve ne zamana kadar devam edeceği belli değil” çıkışında bulundu.

Sırbistan’nın diyalogdan başka yolunun olmadığını söylenen Amerika Birleşik Devletleri Priştine Büyükelçisi Greg Delawie, 2018 yılının iki ülke arasında gelşmelerin yaşandığı bir yıl olacağını söyledi.

 

Erken Seçim

26 Mart’ta Sırbistan Hükümetinde Kosova Ofis Müdürü Marko Djuriç Kosova’ya izinsiz girdi ve ardından yakalanıp sınır dışı edildi. Bu olayın ardından Kosova hükümetinde yer alan Sırp Listesinin hükümetten çekileceği, milletvekilerinin de hükümete desteği olmayacağı açıklandı.  Sırp listesinin desteğini çekmesi ile  Ramush Haradinaj hükümeti 52 milletvekilinin desteği ile yoluna devam edeceğini belirtti. Sırp Listesinin hükümetten ayrılması ile İktidara hem ilk destek hem de istifa daveti ana muhalefet partisi LDK’dan geldi. LDK tarafından yapılan açıklamada, Sırp listesinin Kosova halkının çıkarları için çalışmadığı, onların çekilmesi ile hükümetin düşmeyeceği ama başbakanın kendisinin çekilmesi gerektiği belirtildi.  Aynı destek Vetvendosje Hareketi ve Bağımsız Milletvekilleri Grubundan  da geldi.  Ardından ana muhalefet partisi LDK’nın grup Şefi Avdulla Hoti hükümete, hükümeti düşürme ültimatomu verdi. Bunun gerçekleşmemesi halinde hükümete güvensizlik oyu için harekete geçişleceğini  belirtti. Hoti “Hükümetin hem Mecliste hem de Komisyonların her birinde bir azınlık olduğunu söyledi. Hükümetin istikrarlı olduğunu söylediğinde şaşırıyorum, normal şartlar altında derhal toplanma ve istifa etmeleri gerekiyor. LDK’nın tutumunun ülkenin bu azınlık hükümeti tarafından yönetilmemesi gerektiği gibi, Sırbistan ile diyalogda olduğu gibi diğer büyük konulara da hitap etmemesi gerektiğidir. Seçimlerin yapılacağı  tarihte anlaşmanın önemli olduğunu söyledi. “Bu gerçekleşmezse, Hükümeti devirmek için harekete geçmek zorundayız”, diye açıklada bulundu.

7 Nisan tarihinde LDK’nın Prizren Şubesinin 28. Kuruluş yıl dönümünde LDK parti üyeleri Prizren’de biraraya geldi. Yapılan açıklamlarda seçim tarihinin belirlenmesi gerekliliği üstünde duruldu. LDK Grup Şefi Avdulla Hoti ,’’LDK olmasaydı, son aylardaki gelişmelerden, iktidarın Kosova’nın sahip olduğu Avrupa yanlısı yönünü tamamen yitireceğini söyledi. Erken seçimin Kosova’yı ekonomik kriz ve kurumsal krizlerin derinleşmesini ortadan kaldıracaktır’’. Hoti, “Sizi temin ederim ki, Meclis’teki meslektaşlarımızla birlikte, Avrupa yanlısı ve Amerikan yanlısı Kosova’yı değiştirmeye izin vermemeye kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Marko Djuriç Kosova’da

Sırbistan Hükümeti Kosova Ofis Müdürü Marko Djuriç Mitroviça’nın kuzeyinde ‘’Kosova’da ki Sırpların Durumu’’ toplantısına katılmak üzere Kosova Dışişleri Bakanlığından izin istedi.  Bakanlıktan Djuriç’e izin çıkmadı  ve 26 Mart tarihinde katıldığı toplantıda gözaltına alındı.

Djuriç’in sınır dışı edilmesinin ardından Kosova yetkilileri izinsiz giriş için tepki gösterdi. Sırp Listesi yaşanan olaylardan dolayı Kosova Hükümetinden çekilme kararı aldı. Ardından 8 Nisan tarihinde Ortodoks Paskalyası için Kosova hükümetinden izin talep eden Djuriç’e Kosova Dışişleri Bakanlığından dini bayram sebebi ile izin çıktı. 7 Nisan tarihinde Kosova’ya giriş yapan Djuriç’e polis eşlik ederek Zveçan’da ki manastıra gitti.  Açıklama yapan Djuriç,’’ 1000 yıldır Kosova’da kimliğimizi inşa ediyoruz sayımız az olabilir fakat millet olarak cesur ve özgürlükçüyüz. Sırbistan olarak Kosova’da ki halkımızı koruyacağız’’dedi.

 

Balkanların Avrupa Birliği Süreci

AB Komiseri Jean-Claude Juncker, Balkan ülkelerinin Avrupa Birliğine entegrasyonunun bölgedeki çatışmalardan kaçınmak için gerekli bir adım olabileceğini söyledi.

Juncker, “AB’deki insanlar, Balkanlar’ın kapılarının önünde olduklarını fark etmeleri gerek. Savaş, 1990’larda orada oldu. AB’ye katılım vaatleri olmadan, çatışmanın tekrarını kolayca görebilirdik. Coğrafi anlaşmazlıklar Balkanlar’da, bu bölgenin geçmişinin mirası olarak çözülmemiş bir mesele olarak kalmaktadır’’ diye konuştu.

 

Toplum

Ücretli Otoyol

Arnavutluk otoyolunun ücretlendirilmesi projesi denemeleri 25 Mart 2018 tarihinde başladı. 31 Mart’ta protesto etmek için çevrede yaşayan vatandaşların yanı sıra Kukes yerel yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. Ağır tahribe uğrayan otoyol  gişeleri kullanılmaz hale geldi.

Yapılan protestonun ardından kullanılmaz hale gelen gişeler kaldırılmaya başlandı. Yeni gişelerin yerine monte edilmesi sürecin 2 ay kadar süreceği belirtildi. Bu süreçte araçlar otoyoldan ücretsiz geçebilecek. Bu konu hakkında açıklama yapan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama halkın taleplerini göz önüne alarak istişarelerde bulunacaklarını belirtti. Rama, benim ve hükümetin bu konu hakkında sorumluluğumuz halka daha iyi açıklama yapmak olacaktır ifadelerini kullnadı.

Arnavutluk Maliye ve Ekonomi Bakanı Arben Ahmetaj da otoyolun ücretlendirilmesi hakkında otoyolu sık kullanan Kukes, Has ve Tropoja halkının diğer yolculara göre farklı ücretlendirmeye tabi tutulacakalarını ifade etti.

Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanlığı’ndan Mamuşa Belediyesi’ne Destek

Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanı Rasim Demiri ve Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasniç  arasında gerçekleşen görüşmenin ardından belediyeye sağlanacak destek için imzalar atıldı. Mamuşa’da kilit taşı döşeme ve onarım projesi için Bakanlık 70 bin Euro destek sağlayacak. 120 bin kaldırım taşının döşenmesi projesine Mamuşa Belediyesi ise 50 bin Euro bütçe ayırdı.  Ortak proje için atılan imzaların ardından açıklama yapan Mamuşa Belediye Başkanı Krasniç, “Mamuşa Belediyesi olarak 6 sene sonra Kosova Hükümetinden proje desteği talep ettik. Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanlığı olarak Mamuşa Belediyesine 70 Bin Euro destekte bulunacaklar. Bu desteklerinden dolayı Kosova Kalkınma Bakanı sn. Rasim Demiri’ye teşekür ederken bundan sonra da Mamuşa Belediyesi olarak hem bu Bakanlıktan hem de Kosova Hükümeti diğer Bakanlıklarından da destek alacağımızı belirtmek isterim. İnşaallah Kosova Kültür Bakanlığından da kısa zamanda KDTP Milletvekilerimizin de destekleriyle 150 bin Euroluk Mamuşa Gençlik Kültür Merkezinin de kurulması için Kültür Bakanlığı ile anlaşmayı imzalayacağız’’ açıklamasında bulundu.

 

Kosova’ya 4 Madalya

Uluslararası Judo Federasyonu (IJF) tarafından 2013 yılından itibaren faaliyet programına dahil edilen Antalya Grand Prix müsabakaları Antalya Spor Salonu’nda 6-8 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi. Antalya Grand Prix müsabakalarında 52 ülkeden 120’si kadın 319 sporcu mücadele etti. Kosova bu yarışlardan üç altın bir gümüş toplamda 4 madalya kazanandı.

 

Analiz

Furkan Fuşa

AVRUPA BİRLİĞİ İLE YENİDEN TANIMLANAN BALKANLAR

Avrupa Birliği (AB) temelleri 1951 yılında atılmaya başlayan, izlenen süreç içerisinde farklı kuruluşlar adı altında karşımıza çıksa da istikrarını uzun süre sürdürmüş, “Birlik” anlamında referans olmayı başarmıştır. AB, Kıtada serbest dolaşım, gümrük birliği, refah toplumlarının oluşturulması, istikrar, sağlık, eğitim, kalkınma gibi alanların belli bir sistematiğe oturtulmasına öncü olurken, özellikle savaşlarla yıpranan Avrupa için bu ilkelerin ciddi ve istikrarlı bir yapı altında güvenceye alınmasına katkı sunmuştur.

Kurulduğu ilk dönemden beri Almanya ve Fransa’nın domine ettiği birlik, bugün 28 üye ülkeyi ve 500 milyonluk bir nüfusu kapsamaktadır. Birliği çok basit bir tanımlamaya sığdırmak gerekirse; “Estonya’dan Portekiz’e herhangi bir sınırda durdurulmadan seyahat edebilmenin mümkün olduğunu” söyleyebiliriz. AB’nin Balkanlara bakışını ise farklı sebep ve dengelerden açısından değerlendirmek mümkün. İlk etapta AB’nin, Balkanları ‘Doğu ve Batı Balkanlar’ olarak iki kategoride değerlendirdiğini söyleyebiliriz. Doğu Balkanlar diye tanımlanan bölge ülkeleri arasında; birliğin en eski üyesi Yunanistan ve ‘genişleme politikaları’ çerçevesinde birliğe katılan Romanya ve Bulgaristan oluşturmakta. AB’nin özellikle diğer ülkelerle kıyaslandığında tam anlamıyla istenilen uyumu yakalayamayan Romanya ve Bulgaristan’ın, birliğe dahil edilme süreçlerini çok farklı eleştiriler çerçevesinde değerlendirmek mümkün. İki ülkenin katılımının Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerini genişlemeler kapsamında bölmemek bu sebeplerden biri olarak gösterilirken; Birliğin bu katılım hamlesiyle Karadeniz ile sınırlanacak olması, bu ülkelerdeki ekonomik dengesizliği, istikrarsızlık, yolsuzluk, yasadışı göç, organize suçların daha hızlı çözüme kavuşturulmasına etki etmiş fakat devam eden süreçte ortaya çıkan verilerin bu çözümü doğrulamaması, birliğe alımda aceleci davranıldığı eleştirilerinin gelmesine neden olmuştur. Bu kapsamda, sanırım Batı Balkanların sadece Adriyatiği görmesini ‘kaderin bir cilvesi olarak’ değerlendirebiliriz.

Batı Balkanlar, AB’nin bölgeye yönelik ortak ve tutarlı politikalar izleme görüntüsünden biraz daha uzak kaldığı bir bölge. Nitekim 1990’larda siyasi ve iktisadi açıdan büyük dönüşümler yaşayan bölgenin, sorunlarının çözümlenmesinin yükü daha çok ABD ve NATO öncülüğüne bırakılmıştır. AB’nin Batı Balkanlara olan tutumunun değişim göstermesinin başlangıcı 1996 yılında ‘Bölgesel Yaklaşım’ politikaları ile başladığını söyleyebiliriz.

Batı Balkanlar kapsamında değerlendirilen bu ülkeleri, eski Yugoslavya’dan kopan bağımsız devletler ve Arnavutluk oluşturuyor. Bu ülkeler arasında Slovenya 2004, Hırvatistan’da 2013 yılında birliğe dahil edildi. ‘Kısmen’ daha istikrarlı bir yapıya sahip olan bu iki ülkenin, üyelik süreci ve kabulünde AB içinde dominant ülkelerle olan tarihi bağlarını da göz ardı etmemek gerekir. Geri kalan 6 ülke ise şimdilik Tam üyeliğin bekleme odasına alındı. Son gelişmeler değerlendirildiğinde, 2025 yılı ayrı bir önem taşıyor. Avrupa Komisyonu 2025 yılına kadar sürecek Batı Balkan Stratejisini açıkladı. Bu doğrultuda bölge ülkelerinin yapması gereken reformların ne derece gerçekleşeceğini hep birlikte göreceğiz. Şu anda hangi ülkenin bu reformları hızlı ve istikrarlı bir şekilde gerçekleştireceğini kestirmek çok zor. Zaten AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi ‘Federica Mogherini süreci tanımlarken“ 2025 net bir tarih değil ama gerçekçi bir perspektiftir” ifadesini kullandı.

Şu an gerçekçi olsun veya olmasın süreç bölgede kendini fazlasıyla hissettirmiş durumda. Peki bu ülkelerin son durumları pozitif bir tablo çizmemize izin veriyor mu? Ona şimdilik evet demek iyimserlikten öteye gitmeyecektir. En azından Avrupa merkezinden bakıldığında bölgenin tam bir arapsaçını andırdığı kesin.

Sırbistan’ın Kosova ile ilişkileri ve tanıma süreci, Bosna Hersek’te Sırp Cumhuriyet’ini kullanarak ülke istikrarını zora sokarken; Kosova’nın da keza sınır sorunları ve AB’nde yer alan beş ülkenin Kosova’yı hala tanımaması; Makedonya’nın Yunanistan ile yaşadığı isim sorunu; Bosna’nın içinde bulunduğu ve istikrarsızlığı körükleyen yönetim şekli; ve bu sorunların çözümünün birbiriyle ilintili olması hedeflenen yılın ne derece gerçekçi olduğu noktasında düşündürücü olmaya yetiyor. Bunlara ek olarak hemen hemen bütün Balkan ülkelerinde yükselen milliyetçilik ve engellenemeyen yolsuzluklarda sürece fazladan bir zorluk yükler durumda. 2025 yılı dikkate alındığında sorunların çözümü konusunda farklı görüşler tartışılırken, bölgeye yakın bir siyasetçi olan şu anki Slovenya Dışişleri Bakanı ‘Karl Erjavec’ verdiği bir demeçte; “Slovenya 20 yıldır Hırvatistan ile sınır sorununa çözüm arıyor. 2025 yılına kadar da bölgedeki sorunların çözülemeyeceği düşüncesindeyim” dedi.

Batı Balkanların Avrupa Entegrasyonu nasıl olacak, gerçekten ucu birçok noktaya uzanabilecek bir soru. AB, ‘Avrupa Kimliği’ ve ‘Avrupalı Vizyonu’ yaratmayı bu bölgede nasıl başaracak bilinmez ama tarihi hesaplaşmalar bir kenara bırakılmadan, bürokratikleşme ve verimsizlik ortamı düzelmeden sürecin tamamlanmasının çok zaman alacağı aşikar. Ekonomik sıkıntılar altında boğuşan ve istikrar kavramının çok gerisinde kalan bölge halklarının AB umutları biraz daha rafta duracak gibi.

 

Non – editorial page

 

 

Künye: Haftaya Bakış Bülteni, Paradigma’nın haftalık haber bültenidir.

Editörler: Esin Muzbeg, Bengi Muzbeg

Koordinatör: Esra Baykuş

Katkı sağlayanlar: Sezer Hoti, Furkan Fuşa

 

Bu haber bülteni Paradigma Araştırma Merkezi tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynak gösterilerek çoğaltılabilir, dağıtılabilir ve alıntı yapılabilir.
www.paradigmarc.org

 

 

 

 

Son Yazılar Paradigma (Tüm yazılar)

LEAVE A REPLY